BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bilsem ki Döneceksin

Bilsem ki Döneceksin

Sabiha, kartı alıp gitmeye hazırlanırken adam neşeli bir kahkaha attı. - Bir şaka yapalım dedik, hemen bozuldun. Yanlış gelmediniz küçük hanım. Biraz ileriden sağa dönüp iki yüz metre kadar yürüyün.



Tepeden tırnağa süzdü genç kadını Sabiha, kartı alıp gitmeye hazırlanırken adam neşeli bir kahkaha attı. - Bir şaka yapalım dedik, hemen bozuldun. Yanlış gelmediniz küçük hanım. Biraz ileriden sağa dönüp iki yüz metre kadar yürüyün. Simitçiye nasıl bir tepki göstereceğini bilemedi. Karşısındaki yaşlı bir insan, yapılan da küçük bir şakaydı. Gülüp geçmek gerekiyordu. Onun anlamadığı; tanımadığı birine bile şaka yapabilen insanların bulunabilmesi idi. Belki de bu, İstanbullulara mahsus hareketlerden sadece biriydi. Burada kim bilir daha nelerle karşılaşacaktı? Aradığı adresi buldu... Uykusuz ve yol yorgunu adımlarla merdivenlerden beş kat yukarı çıktı. Merdiven aydınlatması zayıf, ışık anahtarlarının bazıları kırık olduğu için kabloları tehlikeli bir halde açıktaydı. Kapının zilini çalıp bekledi. Karşısına çıkan genç kadına Necip Bey’i aradığını söyledi. Genç kadın Sabiha’yı tepeden tırnağa süzdükten sonra bir an önce başından savmak ister gibi bir tavır takındı. - Binanın arka tarafına dolaş. Stüdyonun girişi bahçeden. Görüşürüz güzelim. Kapı kapandı. Aynı anda merdivenler karanlığa gömüldü. Sabiha el yordamıyla basamaklardan inerken kendi kendine sabırlı olması gerektiğini telkin ediyordu. Binanın yanındaki rampadan aşağı tarafa dolaştı. Bahçenin demir kapısını açıp girdi. Stüdyonun tabelâsını görünce rahatladı. Önünde birkaç adımlık yol kalmıştı. Kapının zilini buldu. Üstüne başına son defa göz attıktan sonra zili çaldı. Bekledi. Kapı açıldığında karşısında, dişleri ve gözlerinin aklarından başka beyazı bulunmayan bir genç duruyordu. Bu yüz hiç yabancı gelmedi. Sanki onu yerli filmlerden birinden hatırlıyor gibiydi. - Necip Bey’i aradım, dedi. - Necip Bey bugün çekimde. - Çekimde mi? - Bugün bütün ekip Kemerburgaz’da. - Kemerburgaz neresi? - Yabancı mısın? - Ankara’dan geldim. - Adım İhsan. Senin için ne yapabilirim? - Necip Bey ne zaman döner? - Hiç belli olmaz. Umutları bir anda kırıldı. Günün en kötü sürprizini şu anda yaşıyordu. Bu, onun hiç hesaba katmadığı bir durumdu. Bir çıkar yol ararken; - Buyurun, içeride bekleyin, diye bir teklif geldi. İçeri girmek ya da dönüp gitmek arasında karar veremedi. Film çekimine giden birinin kaç saatte döneceği belirsizdi. İçeri girerse nasıl vakit geçireceğini, kimlerle muhatap olmak zorunda kalacağını da bilmiyordu. - Ben sonra uğrarım. Son bir şey sorabilir miyim? Necip Bey’in asistanına nasıl ulaşabilirim? - Erdem Bey şu anda Klas Tanıtım’da. İstiklâl Caddesi’nde Ayhan Işık Sokağı’nı sor. Sokağa girince ileride karşına çıkar. Kolay bulursun. - Teşekkür ederim. Bahçe kapısından nasıl çıktığını, caddeye kadar ne zaman yürüdüğünü fark etmedi. Meydana geldiğinde arkasındaki binanın Kültür Merkezi olduğunu neden sonra gördü. Meydanın ortasındaki heykelin etrafında sıralanan banklardan birinde tek kişilik boş yer bulunca hemen oturdu. Dinlenmeye ve güzel bir sabah kahvaltısına öyle ihtiyacı vardı ki... > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT