BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hüsnü zan ve sui zan

Hüsnü zan ve sui zan

Hüsnü zan, iyi, güzel fikir besleme, sui zan ise kötü fikir besleme demektir. Müslüman yaşlı ise, daha çok Allahü teâlâya hüsnü zan etmelidir. Yani (Ben çok günahkâr isem de, Allahü teâlâ beni affeder) diye ümit etmelidir! Hadis-i kudside buyuruldu ki:



Hüsnü zan, iyi, güzel fikir besleme, sui zan ise kötü fikir besleme demektir. Müslüman yaşlı ise, daha çok Allahü teâlâya hüsnü zan etmelidir. Yani (Ben çok günahkâr isem de, Allahü teâlâ beni affeder) diye ümit etmelidir! Hadis-i kudside buyuruldu ki: (Kulum beni nasıl zannederse, ona o şekilde muamele ederim.) [İ. Ahmed] (Yani Allah beni affeder diye ümit ediyorsa onu affeder. Allahtan ümidini kesmişse, ben mutlaka Cehennemliğim diyorsa Cehenneme gider.) Allahü teâlâya hüsnü zan etmenin ibâdet olduğunu düşünerek Allahın rahmetinin, affının bol olduğunu bilmelidir. Günahlarımız çok olsa da Allahü teâlânın affedebileceğini düşünmek hüsnü zan olur. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Ey günahı çok olan kullarım, Allahın rahmetinden ümidinizi kesmeyin! Allah günahların hepsini affeder. O sonsuz magfiret ve nihayetsiz merhamet sahibidir.) [Zümer 53] Ölüm döşeğinde (Korkuyorum; fakat Allahın rahmetinden ümidimi de kesmiyorum) diyen zata, Peygamber efendimiz buyurdu ki: (Müminin kalbinde korku ile ümit varsa, Allahü teâlâ, ona umduğunu verir, korktuğundan da emin eder.) [Tirmizî] Allahın rahmetinden ümidini kesmek çok tehlikelidir. Kur’an-ı kerimde buyuruluyor ki: (Kötü zanda bulundunuz. Bu yüzden helake mahkum kavim oldunuz.) [Feth 12] (Rabbinize olan [ümitsizliğiniz, kötü] zannınız sizi helak etti.) [Fussilet 23] Allahü teâlâ, Hz. Davud’a (Beni sev, beni seveni sev ve beni kullarıma sevdir! Beni sevsinler) diye vahyetti. Hz. Davud, (Ya Rabbi bunu nasıl yapayım?) diye sordu. Allahü teâlâ, (Nimet ve ihsanlarımı onlara hatırlat, onlar benden ancak iyilik beklesinler) buyurdu. Kadı Yahya bin Eksem hazretleri vefat edince, rüyada görüp halini sordular. O da, (Allahü teâlâ bana, (Ey kötü ihtiyar) diye azarlayınca beni büyük bir korku kapladı. Ben de, “Ya Rabbi, böyle sorguya çekileceğimi bildirmediler” dedim ve ravilerin ismini sayarak, (Ben azimüşşan müslüman olarak saçı sakalı ağaran kuluma azab etmekten hayâ ederim) buyurduğunu bildirdiler, dedim. (Sen ve raviler sadıksınız. Ben de seni magfiret ettim) buyurdu. İnsanları Allahın rahmetinden ümitsizliğe düşüren, onlara hep zorluk gösteren kişiyle, kıyamette Allahü teâlâ, (Sen kullarıma rahmetimden ümit kestirdin. Bugün sen de rahmetimden mahrum kaldın) buyuracaktır. O hâlde her mümin, Allahü teâlânın azabından korkmalı, rahmetinden de ümidini kesmemeli! (İ. Gazali) Müminleri fâsık yani haram işleyici zannetmek, sui zan olur. Sui zan haramdır. Haram işlediğini öğrenerek, bilerek onu sevmemek, sui zan olmaz, Buğd-i fillah olur, sevap olur. Din kardeşinin ayıbını görünce, ona hüsnü zan etmeli, teviline çalışmalıdır. Onu düzeltmelidir. Kalbe gelen düşünce, sui zan olmaz, kalbin o tarafa kayması sui zan olur. Kur’an-ı kerimde buyuruldu ki: (Ey iman edenler, su-i zandan sakının! Zannın bazısı günahtır.) [Hucurat 12] Hadis-i şerifte de buyuruldu ki: (Sui zan yanlış karar vermeye sebep olur.) [Müslim] İnsanları sui zandan kurtarmak için, kendisini töhmet altında bırakacak yerlerden, işlerden uzak durmalı. Dedikodulara kendisi sebep olduğu için onların işleyecekleri günaha ortak olur. Peygamber efendimiz hanımı ile konuşurken, oradan geçenlere, (Bu kadın hanımımdır) buyurdu. (Ya Resulallah, sizden de mi şüphe edilir) dediler. (Kan damarlarda dolaştığı gibi, şeytan da insana nüfuz eder, vesvese verir.) buyurdu. (Buharî) Bir adam, bir kadınla şüpheyi uyandıracak şekilde konuşurken Hz. Ömer, adamın yanına vardı. Adam (Bu, benim hanımım) dedi. Hz. Ömer, (Hanımınız ise, ne diye şüpheyi üzerinize çekecek şekilde konuşuyorsunuz?) buyurdu.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT