BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıskanc

Kıskanc

Berrin, koskoca evde ilk defa kimsesi olmadığının farkına vararak yalnızlığa bir adım atıyordu. Bir kadın olarak şimdiye kadar o evde çok defa yalnız kalmıştı. Nice zamanlar televizyon başında açık oturum programlarını izlerken koltuk üzerinde etmişti sabahı...



Sevgiye o kadar ihtiyacı vardı ki... Kemal beyin, artık ya kalpten gidecek, ya da isyan edecek kıvama geldiğini hisseden garson, rolünü bırakma zamanının geldiğine inanarak, önlüğünü çıkardı. Onunla eş zamanlı olarak, hesaba itiraz eden müşteri de, müşterilikten çıkmış ve ayağa kalkıp Kemal beye gülümsemeye başlamıştı. Bir anda ortadan kaybolan kırmızı önlüklü sarışın kız da yine bir anda peydahlanıvermişti. Sonunda garson rolündeki adam, elini Kemal beyin omuzuna koydu. Sırtını sıvazlar gibi yaptı ve gülümseyerek, yol gösterdi: -Beyefendi, bir şaka programındaydınız. Şöyle kameraya el sallar mısınız? -Ne? -Bir televizyon programından geliyoruz. Hani şaka yaparlar ya. Biz de şaka ekibiyiz. Bu lokantayla anlaştık. Şaka programı çekiyoruz. Bir tuhaf oldu Kemal bey. Kameraya el sallarken de gayri ihtiyari kalkmıştı eli. Rüya da mı yoksa hayatta mıydı bilmiyordu. Onun o halinden şaka yapanlar dahi etkilenmişti. Döndü şaka programının yönetenine. O anki ruh haliyle, sakin, tane tane ama bütün samimiyetiyle yürekten gelen bir kahırla konuştu: -Beyefendi, siz bir program için akla hayale gelmedik şakaların peşindesiniz ama, şakaya malzeme yaptığınız insanların ne halde, hangi sıkıntıda hangi problemlerle birlikte olduğunu hiç düşünüyor musunuz? Bir insanın onuruyla haysiyetiyle nasıl oynarsınız?!. -Şey haklısınız ama alt tarafı bir program be abi. -Tamam kardeşim ama, bakın benim düştüğüm duruma. Ne halde olduğumdan haberiniz var mı? Bana bir şaka yaptınız, birkaç gün sonra da benim bu şaşkoloz halimi ekranda yayınlayıp insanları güldüreceksiniz. Peki benim düştüğüm perişan hali nasıl telafi edeceksiniz? Benim alt üst olan dünyamı nasıl yeniden kuracaksınız? Lütfen bir iş yaparken her şeyi dört başı mamur düşünün. Yazıktır. Mağdur ettiğiniz insanların hakkını alıyorsunuz. Az önce bir komik program yaptıkları için keyiften uçan insanlar şimdi şaka programı yaptıklarından utanır hale gelmişlerdi. Tabii yapılacak fazla birşey yoktu. Kemal bey, bir karın tokluğuna bir televizyon programının maskarası olduğuna iç çekerek oradan ayrıldı...  Derlerdi ki, mala mülke mağrur olma, deme var mı ben gibi, bir muhalif rüzgar eser, savurur harman gibi.” Kemal beyin ve hanımı Berrin’in akıbeti böyle mi oluyordu yoksa? Kemal bey İstanbul sokaklarında milyonların içinde yalnızlığı en acı haliyle yudum yudum tadarken öte tarafta bir kıskançlık uğruna hem kendinin hem kocasının dünyasını allak bullak ettiğinden haberi bile olmayan Berrin, koskoca evde ilk defa kimsesi olmadığının farkına vararak yalnızlığa bir adım atıyordu. Bir kadın olarak şimdiye kadar o evde çok defa yalnız kalmıştı. Nice zamanlar kocasının iş seyahatleri dolayısıyla televizyon başında açık oturum programlarını izlerken koltuk üzerinde etmişti sabahı. Kimi zaman sinirden ve üzüntüden başı çatlayacak derecede ağrımış, bir iki ağrı kesici alıp vurup kafayı yatmıştı. Ama hiçbir zaman hatırına yalnızlığını getirmemişti. Evet o zaman da evde yalnızdı ama evliydi ve bir kocası vardı. Ya şimdi? O kendini artık dul bir kadın kabul ediyordu. Dul ve genç bir kadın. Artık bir daha bu eve Kemal gelmeyecekti. Kemal ölmemiş olabilirdi ama onun dünyasında yoktu. Vicdanının sesiyle başbaşaydı şimdi. Diyordu ki içinden bir ses: “-Şimdi çıkıp gelse Kemal, ne yaparsın?” “-Elinde bir demet kırmızı gülle kapını çalsa, geçmiş sevgililer gününü ancak yad edebiliyorum, dese ne cevap verirsin?” “-Boynuna atılıp, Kemal, eğer beni affettiysen ben de seni affederim. Hoşgeldin deyip boynuna atılır mısın?” “Bilmem?” dedi umutsuzca. Yüreği sızladı eski günlerine. Aslında sevgiye o kadar ihtiyacı vardı ki? Bazen Kemal’in “Seni seviyorum karıcığım” diye ağzından çıkacak bir cümle için nelerini feda etmek istemişti. Ama Kemal’in değil böyle bir iltifat cümlesi söylemek, hafif bir tebessümü bile aylarca yetmişti Berrin’e. Bitmeyen gecelerin sessiz karanlığında o gülümseyen hayalin avuntusuyla dalmıştı rüyalara. Ama şimdi korkunç bir gerçek duruyordu hemen yanıbaşında. Tek başına ve yapayalnız kalmak. Ürperten ve hatta bir adım ileri gidildiğinde korkutan bir yalnızlık... > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT