BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıskanc

Kıskanc

Hiçbir şey aile ortamının verdiği mutluluğu veremiyordu. Acaba şu anda, eşiyle çocuklarıyla hayatı paylaşan, kapısını kapattıktan sonra dünya umurunda olmayan, birbirlerine sevgiden bahsetmeseler de hal ve hareketleriyle birbirini tamamlayan aileler var mıydı?!.



Yüreği ağzına geldi Berrin’in! Sessizliğin sesi dalga dalga genç kadını ihata etmeye, sarmaya başlamıştı. Bir tuhaf oldu. Acaba kendi kendine mi kuruyordu. Yoksa yalnızlığın ne olduğunu bilmek mi ona böylesine korku veriyordu. “Metanetli ol Berrin!” dedi içinden. “Korkacak ne var. Her zamanki gibi işte senin evin burası. Ve sen evdesin. Kapın kapalı, bacan kapalı. Telefonun hemen yanıbaşında. Elektrikler yanıyor. Televizyonun düğmesi parmağının altında. Aç televizyonu ve geç karşısına.” Olmuyordu işte olmuyordu. Kadife tüylü yumuşacık koltuklar diken olmuş batıyordu. Kapısı açık odalardan üzerine hüznün çığlıkları hücum edecekmiş gibiydi. Kapalı kapıların içinde kâbus dolu vehimler kendine sinsi planlar kuruyordu sanki. O koskoca odada, kalbinin tiktaklarını duyacak kadar sessizliğin sesi hakim olmuş, Berrin bir küçük varlık halinde kendini saklayacak, gizleyecek kuytu bir yer arar hale gelmişti. Çocukken okuduğu romanlar geldi hatırına. Zeytin ekmekten oluşan bir sofrada, sini etrafına dizilen yırtık pijamalı, uzamış dağınık saçlı, mahçup bakışlı çocuklu aileleri getirdi gözlerinin önüne. Aksine koskoca alafranga odalarda salonun tam ortasına yerleştirilen kütük gibi piyanonun başına geçmiş, parmaklarını oynattıkça etrafa dalga dalga yayılan tiz seslerle kendini oyalayan sosyete hanımlarının imitasyon mutluluklarını düşündü. Hiç ama hiçbir şey aile ortamının verdiği mutluluğu veremiyordu. Acaba şu anda, eşiyle çocuklarıyla hayatı paylaşan, kapısını kapattıktan sonra dünya umurunda olmayan, birbirlerine sevgiden aşktan bahsetmeseler de hal ve hareketleriyle birbirini tamamlayan aileler var mıydı kimbilir? Ya da kendisi gibi, peşinden koştukça kaçırdığı, kovaladıkça ardından yetişemediği mutluluğa hasret, tek başına dünyayı omuzunda taşımak zorunda kalmış kaç tane çaresiz vardı? Çocukluk arkadaşı Şebnem geldi gözlerinin önüne. O da hayatı yalnız yaşamaya karar vermişti. Ama hiç halinden pişman gibi gözükmüyordu. Nasıl yaşıyordu tek başına? Nasıl geliyordu böyle hayatın üstesinden? Dışarıda fırtına mı çıkmıştı ne? Camların zangırdamasıyla romantizm bir anda yerini tekrar gerçeğe terk etmişti. Berrin şu anda tek başınaydı. Yalnızdı. Korumasızdı. Bu duyguları savuruyordu rüzgar pencere camlarına doğru. Ürperdi birden. Sessizliği dinlemeye başladı. Her şeyi bir yana bırakmıştı. Şu anda bedeninde taşıdığı canı kıymet kazanmıştı. Sanki bir şeyler olacakmış gibi bir his uyanmıştı içinde... Tam o sırada bir telefon sesi, genç kadının yüreğini ağzına getirdi. Sanki telefon makinesi canlanmış ve akrep gibi kıpırdar olmuştu. Tüyleri diken diken olarak telefonun başına yürüdü. Kalbi küt küt atmaya başlamıştı. Öyle ki genç kadının kalbi yerinden fırlayacak gibiydi. Gecenin bu vakti kimdi arayan? “Allahım sen bana güç ver” diyerek telefonun ahizesini kaldırdı. -Berrin hanıım? Bir kadın sesiydi bu. Kendinden emin, bir o kadar umarsız, bir o kadar ciddi... -Buyurun benim? -Size söyleyeceklerim çok önemli. Eğer beni dinlemek isterseniz. -Siz kimsiniz? Sizi tanıyor muyum? -Tanımıyorsunuz. Kendimi size anlattığımda hatırlarsınız. Fakat telefonu suratıma kapatmanızdan endişe ettiğim için kendimi en son tanıtmak istiyorum. -Neden kapatayım ki? -Kapatırsınız. Kim olsa aynısını yapar. Ben size sadece şunu hatırlatmak istiyorum. Hayatınız eskisi gibi kolay olmayabilir. -Ne demek istiyorsunuz kardeşim? -Yani bundan sonra daha dikkatli olun. Tehlike çemberi içindesiniz. -Bana baksana sen? Benimle dalga mı geçiyorsun? -Hayır. Aksine sizi uyarıyorum. Kocanızın peşinde olanlar onu bulamadıkları an sizin peşinize düşeceklerdir. -Siz kocamı nerden tanıyorsunuz? Siz kimsiniz söyler misiniz kardeşim? Neler saçmalıyorsunuz? -Diyorum ya size, ben önemli değilim. Sadece vicdanen müsterih olmak için sizi arıyorum. Madem o kadar merak ettiniz adımı da söyleyeyim. Adım Arzu, ama söyleyeceklerim adımdan daha önemli. Berrin, Arzu adını duyar duymaz, elektrik çarpmışcasına telefonu kapattı. Keşke kapatmasaydı!.. > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT