BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İlaç yoksa, prim de alınmasın!

İlaç yoksa, prim de alınmasın!

Diğer vilayetleri bilmiyoruz, ama Ordu’da, eczaneler Bağ-Kur’lulara ilaç vermiyor. Kar marjlarının düşüklüğünü ve Bağ-Kur tarafından fatura ödemelerinin belirsiz bir tarihe ertelendiğini gerekçe olarak gösteriyorlar.



Diğer vilayetleri bilmiyoruz, ama Ordu’da, eczaneler Bağ-Kur’lulara ilaç vermiyor. Kar marjlarının düşüklüğünü ve Bağ-Kur tarafından fatura ödemelerinin belirsiz bir tarihe ertelendiğini gerekçe olarak gösteriyorlar. Biz hasta ve hasta yakınları olarak, evimize götüreceğimiz ekmek için para bulamazken, ilaç parasını nasıl verelim? Eczaneler bir an önce Bağ-Kur ile anlaşsın, eğer bu anlaşma sağlanamayacaksa o zaman Bağ-Kur da SSK gibi kendi eczanesini kursun. Bunlar olmayacaksa bizden prim istemesinler. Zaten emeklilik hayal oldu, bari sağlıklı bir hayat yaşayalım... > Hamza Şahin, Aydın Öztürk, Cemal Günday, Osman Hasakan, Hacer Öztürk, H. Ali Günday, Mustafa Atik, Mustafa Şahin Çalışmak suç mu? Ben, Sakarya’nın Alifuatpaşa Beldesi’nde Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı’nı yapıyorum. Esnaf olarak, Bağ-Kur’la ilgili problemlerimiz var. Bizler 25 sene primlerimizi ödeyerek Bağ-Kur’dan emekli olduk. 1998 yılının Ekim ayında yapılan bir düzenlemeyle, esnaflığa devam edenlerin maaşlarından %10 kesinti yapılmaya başlandı. 1. Bu kanun çıkalı 28 ay oldu, bizlere bildirilmedi. 2. Şimdi, biriken paraları faiziyle birlikte her ay maaşımızdan kesiyorlar. 3. Bağ-Kur’dan emekli olup, esnaflık yapmayan, vergi dairesinden kaydını sildirmiş, fakat esnaf odasından veya sicil kayıttan ismini sildirmemiş olan arkadaşlarımızı esnaf olarak sayıyorlar, aynı kesintiyi onlara da yapıyorlar... 4. Bizler esnaflık yaparak vergi ödüyoruz, istihdam sağlıyoruz, üretime katkıda bulunuyoruz ve bunlar için cezaya çarptırılıyoruz. Yaptığımız bu faaliyetlere ceza mı verilmeli, yoksa teşvik edilip mükafatlandırılmalı mı? Bu bayrama da yasakla girdik Birlik ve beraberliğin, sevgi ve kardeşliğin bir yansıması olan bu bayramdan sonra, ülkemize huzur ve sükunetin gelmesini diliyoruz. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileri olarak her bireyin gönül desteğinin alındığı; temel hak ve hürriyetlerin kısıtlanmadığı, demokratik toplum olmanın bir gereği olan, herkesin istediği gibi inanabildiği ve inancını serbestçe yaşayabildiği bir Türkiye arzuluyoruz. Ve böyle bir Türkiye için çabalıyoruz. Kimsenin böyle bir Türkiye özlemine kayıtsız kalmayacağını düşünüyor, herkesin temel hak ve özgürlükler konusunda daha duyarlı olacağına inanıyoruz... > Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğrencileri Kesilen bursum bağlansın! Sayın Hasan Gemici’nin dikkatine; Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu’ndan karşılıksız olarak aldığım ve dar zamanlarımda imdadıma yetişen “Yükseköğrenim Bursum”, yüksek lisansa (master) başlamam gerekçe gösterilerek kesilmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi öğrencilerine öğretmenlik için yüksek lisans şartı getirildiğinden, okulum zorunlu olarak uzamıştır. Şu anda benimle aynı statüde olup da bursları devam eden öğrenciler bulunmaktadır. Dilekçe ve öğrenci belgemi ilgili kuruma gönderdiğimde, bursumun 2001-2002 öğretim yılında da devam edeceğinin belirtilmesine rağmen kesilmesi beni mağdur etmiştir. Bu mağduriyetimin bir an önce giderilmesini bekliyorum. > İrfan Çal (İst. Ün. Sos. Bil. Ens.) - İSTANBUL
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT