BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bilsem ki Döneceksin

Bilsem ki Döneceksin

Galiba eğlence bitmek üzereydi... Kıyıya köşeye sızıp kalanlar çoğaldıkça Sabiha işinin kolaylaştığını düşünüyordu. Grupta ayakta kalan delikanlılardan biri eve girdi. Yürümesi ve adımlarındaki rahatlığa bakılırsa fazla sarhoş değildi. Salonun ışığını yakmadan odanın önüne geldi. Kapının anahtarını çevirdi. Kapının açılmasıyla birlikte Sabiha delikanlıyı içeri çekti. Genç çingene, bu harekete önce şaşırdı. Sedirin üzerinde uyuyan genç kızı karşısında görünce sakinleşti.



Galiba eğlence bitmek üzereydi... Kıyıya köşeye sızıp kalanlar çoğaldıkça Sabiha işinin kolaylaştığını düşünüyordu. Grupta ayakta kalan delikanlılardan biri eve girdi. Yürümesi ve adımlarındaki rahatlığa bakılırsa fazla sarhoş değildi. Salonun ışığını yakmadan odanın önüne geldi. Kapının anahtarını çevirdi. Kapının açılmasıyla birlikte Sabiha delikanlıyı içeri çekti. Genç çingene, bu harekete önce şaşırdı. Sedirin üzerinde uyuyan genç kızı karşısında görünce sakinleşti. - A be sen ne zaman uyandın? diye sordu. Sabiha’nın yüzündeki ciddiyeti görmek odanın loş ışığında bile mümkündü. - Gitmek istiyorum! dedi sert bir sesle. - A be gitmek istersen git. Zorla tutamam. Bizimkiler sana yardımcı olmuş. Sarhoş diye alıp getirmişler. Ayılmanı bekledik. Beş saattir uyuyorsun. Ne içtin de bu hale geldin? Sabiha, bu sözlerden sonra saatin kaç olduğunu tahmin etmeye çalıştı. Eğer beş saattir uyuyorsa şu anda gecenin ikisi falan olmalıydı. Önünde iki önemli mesele vardı. Genç çingenenin niyeti neydi ve buradan çıkınca nereye gidecekti? - Gitmek istiyorum, diye tekrarladı. - Ben de seninle arkadaş olmak istiyorum, diye bir cevap geldi. Sabiha harekete geçmeden önce çantasını hatırladı. - Çantam nerede? diye sordu. Genç çingene daha fazla beklemek istemiyordu. - Ben sana çantanın en güzelini çalarım. - Ben çantamı istiyorum. - Kızlardan biri almıştır. Onu bulamayız. A be şimdi işimize bakalım. Sabiha için yapılacak fazla bir şey kalmamıştı. Plânın, programın uygulanması şu anda önündeki engelin ortadan kaldırılmasına bağlıydı. Öğrendiği yakın döğüş tekniklerinin bir gün böylesine işe yarayacağını hiç düşünmemişti. Bu defa mümkün olduğunca sessiz olmalıydı. Nasıl bir yerde olduğunu, etrafında nelerin bulunduğunu bilmiyordu. Kuvvetli bir tekme ile hasmını duvara yapıştırdı. Genç çingene aptallaştı. İlk defa bir genç kızdan böyle bir darbe yemişti. Elini paçasına götürüp bıçağını çıkardı. - A be, sen, beni yoracaksın ama buna değer! Tekme tokat bilmesem de bıçakta üstüme tanımam. - Bana vakit kaybettiriyorsun. - Sen de!.. Bu defa sıra ters tekmedeydi. Bıçağın da hesaba katılması gerekiyordu. Bu tekmenin hedefine ulaştığı ve sert bir el darbesiyle bıçağın elinden fırladığı hasmının hareketlerinden belliydi. Üstelik kafasını duvara çarptığı için bir baygınlık söz konusuydu. Sabiha, odanın içine tekrar baktı. Çantasını bulamadı. Uğur böceği kolyesi de boynunda değildi. Onu ne zaman kaybettiğini hatırlayamadı. Onlar bu şehirde ikinci defa başına gelenlerden kurtulmanın bedeli olmuşlardı. Ev tek katlıydı. Pencerenin camını açtıktan sonra hızla bahçe duvarına doğru koştu. Bahçedeki üç beş kişide herhangi bir hareket görünmedi. Şu anda İstanbul’un neresinde olduğunu ve gecenin bu saatinde nereye gideceğini bilmiyordu. Duvarın üzerinden arka tarafa atlayıp karanlıkta kayboldu. Bahçede çalınan kemanın romantik bir vals havasına geçtiği duyuluyordu... > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT