BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıskanç

Kıskanç

Murat’ın evini aradı. Gece yarısıydı evet. Murat bey evindeydi. Kimbilir az önce hayal ettiği gibi mutlu bir aile ortamındaydı. Ama kendisine “İstediğin zaman beni arayabilirsin” demişti Murat. O cesaretle ve bir de parasına güvenerek onu arayacaktı...



Berrin, hemen telefona sarıldı. Kendisini arayan Arzu ismindeki o kadının peşini bırakmaması konusunda avukatı Murat’ı bilgilendirecekti. Ama asıl söyleyeceği söz, Arzu’nun kendisine haber vermiş olduğu tehlikeydi. Ne demekti kocasının peşinde olanların şimdi de kendi peşine düşebilecekleri? Bunu derhal Murat’a haber verip ne yapması nasıl davranması konusunda bilgi alacaktı. Murat’ın evini aradı. Gece yarısıydı evet. Murat bey evindeydi. Kimbilir az önce hayal ettiği gibi mutlu bir aile ortamındaydı. Ama kendisine “İstediğin zaman beni arayabilirsin” demişti Murat. O cesaretle ve bir de parasına güvenerek onu arayacaktı. Berrin’in telefonuna bu kez ilk çıkan kişi Murat bey olmuştu. Hem de hanımı ve çocuğu Emel ile birliktelerken. Gerçi Emel televizyondan uzak bir dünyadaydı ama ana babasıyla aynı odayı paylaşmaktaydı. -Aloo? -Murat bey iyi akşamlar ben Berrin? -Ha buyurun Berrin hanım. Bu sözü duyan Ayşe’nin bütün neşesi bir anda elektrikler kesilircesine kesilivermişti. Murat’ın yüzüne baktı ama Murat belki bilerek belki farkında olmadan yüzünü karısından kaçırmıştı. Gözü televizyon ekranında ama oraya bakmadan konuşuyordu. Berrin endişeli bir dille az önce telefonda yaşadıklarını anlattı ve ne yapması gerektiğini sordu. Murat’ın ne cevap vereceği belliydi: -Hemen o kadar telaşlanmayın Berrin hanım. Bu tür aramalar her zaman olabilir ve genellikle boş şeylerdir. Kuru sıkı laflardır yani. -Ama tehdit haberi veriyormuş gibi gizliden gizliye bir tehdit almış durumdayım. -Ha tabii isterseniz, bu durumu savcılığa bildirebiliriz. Ama bence henüz çok erken. -Ne yapacağım peki? -Siz yanlış telefonmuş gibi davranın. Bir daha aramaz eminim. Size tepkinizi ölçmek için öyle konuşmuş olabilir. Eşinizden boşanacağınız hakkında birşey bilmiyor galiba. Bilseydi o konuda da birşeyler söylerdi. -Kusura bakmayın, sizi de akşam akşam rahatsız ettim. Eşinizden de özür diliyorum. Onun da yanaklarından öpüyorum. -Teşekkür ederim. Sağolun. -İyi geceler Murat bey. -Size de iyi geceler Berrin hanım. Murat telefonu kapatıp, eşi Ayşe’ye dönerek “Önemli bir şey yok canım, Berrin hanımı telefonda o kadın rahatsız etmiş de...” diyecekti. Fakat Ayşe odada yoktu. Kızı Emel ise babasını taklit etmekteydi yine. “İyi geceley Beyyin hanım” “Eyvah” dedi içinden Murat. Eşinin yine canı sıkılmıştı. “Hay Allah, bu nasıl birşey böyle. Kaldım iki dert arasında” dedi kendi kendine. Birisi müvekkili olduğu için her zaman görüşmek durumunda olduğu bir bayandı. Öbürü ise hayat arkadaşı, can yoldaşı eşi Ayşe’ydi. Kalktı, eşini aramaya çıktı. Ayşe acaba hangi odaya geçmişti. Önce mutfağa baktı. Yoktu orada. “Ayşe!” diye seslendi. Cevap alamadı. Sonra Emel’in odasına baktı ayak üstü. Odanın lambasını yaktı. Kimsecikler yoktu. Yatak odasına geçti. Lambayı yaktı. Orada da yoktu. “Ayşee!” dedi merak uyandıran bir seslenişle. Aklına neden sonra geldi balkona bakmak. Evet Ayşe balkona çıkmış oturuyordu. -Ayşe? Cevap yoktu Ayşe’den. Alttan alır bir tarzda kendisi de balkona geçti. Eşinin yanıbaşına sandalyeye oturdu. Fazla önemli bir konu olmadığını belirtecek tarzda konuştu: -Yahu bir tehdit telefonu almış da onu soruyor. Ayşe omuz silkerek cevap veriyordu, “bana ne” dercesine. Elini çenesine dayamış balkondan uzak ufuklara bakıyordu. Murat bir telefonla alt üst olan deminki mutlu havayı nasıl olup da yakalayacağının hesabını yapıyordu: -Yahu bu kadar büyütecek birşey yok Ayşe. -Ben birşey büyütmüyorum ki? -Peki niçin gelip de balkona oturdun? -Ne yapacaktım ki, sen telefonla konuşuyordun. Ben de çıkıp balkonda biraz oturmak istedim hepsi bu. -Ama az önce birlikte film izliyorduk!.. > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT