BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Reform rüzgârları

Reform rüzgârları

Bir kaç yıl sonra, bugün gündemimizi işgal eden çekişmelerin ne kadar teferruattan, ikinci derecede, çocukça inatlaşmalardan ibaret olduğunu hatırlarsak, şaşırıp kalacağız. Yeter ki, esası ve hedefi kaçırmış bulunmıyalım.



Bir kaç yıl sonra, bugün gündemimizi işgal eden çekişmelerin ne kadar teferruattan, ikinci derecede, çocukça inatlaşmalardan ibaret olduğunu hatırlarsak, şaşırıp kalacağız. Yeter ki, esası ve hedefi kaçırmış bulunmıyalım. Avrupa Birliği veya çağdaş Avrupa standartlarına geçmenin, çok kapsamlı ve radikal bir reform olduğunun elbette farkında ve idrakindeyiz. Her kafadan ses yükselmesini lüzumundan fazla yadırgamıyoruz. Kendi irademizle 18 yıldır uygulamadığımız, Arnavutluk’ta bile yasaklanmış idam cezasının biraz daha yürürlükte kalabilmesi için çalışanlara dahi hayret etmiyoruz. 1793 Nizâm-ı Cedîd, 1826 Vak’a-i Hayriye, 1839 Tanzimat, 1908 Meşrutiyet gibi büyük inkılâpların ne kadar sert muhalifleri bulunduğunu biliyoruz. En radikal mahiyetteki Atatürk inkılâplarının muhalifleri daha ılımlı değillerdi. 29.10.1923 Cumhuriyet oylamasına milletvekillerinin tam yarısı katılmamışlardır; hem de bu 1. Meclis değil, Gazi Paşa’nın özenle düzenlediği 2. Meclis idi. Atatürk, Millî Mücadele arkadaşlarının çoğunluğu ile ilişkisini kesmiştir. İsmet Paşa ve Fuad Köprülü bile harf inkılâbını duyunca olmaz demişlerdir. Evet halkımızdan ciddi tepki gelmedi. Ama İzmir’i, İstanbul’u, Edirne’yi, Bursa’yı, sabık imparatorluğun bütün taht şehirlerini düşmandan geri alan bir millî kahramana karşı konulamazdı. Üstelik kırılmaktan bir avuç kalan, yoksulluğun alt sınırına düşen, sürekli savaşlardan ve iktidar çekişmelerinden yaka silken bir yüce millet artık sulh, sükûn ve huzur istiyordu. Onun için Atatürk reformları, Sultan Selim’in, Sultan Mahmud’un, Sultan Abdülmecid’in, Reşid ve Âlî Paşalar’ın reformlarının gördüğü tepki ile karşılaşmadı. Bugün, bütün o inkılâplarla kazandıklarımızı asla geri vermeyiz. Avrupa sistemine geçince kazanacaklarımızı da aynı şuurla savunacağız. Yeni dünya sistemi ne kadar sürer? Efendim, herhalde 21. yüzyılın bir yerlerine kadar yürürlükte kalır. Sonra yeni sistemlere geçilir. İnsanlık bu şekilde ilerler. Yeter ki biz, geride kalmıyalım, yaşadığımız çağa uyum sağlıyabilelim. Ya terakki, ya inhitat! Her hâl-ü kârda p.c. bir kaç bin dolar ve aksayan bir demokrasi ile devam edemiyeceğimiz âşikârdır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108667
    % -0.45
  • 3.8285
    % 0.29
  • 4.5072
    % 0.04
  • 5.0949
    % -0.42
  • 153.093
    % -0.12
 
 
 
 
 
KAPAT