BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sarı çiçekler...

Sarı çiçekler...

Güneşli bir güne açtı gözlerini. Pırıl pırıl masmavi bir ilkbahar gününe. Radyo neşeli şarkılarlarla eşlik ediyordu kuşlara. Rüzgar dağlardan, ovalardan topladığı bütün çiçek kokularını cömertçe sundu odaya.



Güneşli bir güne açtı gözlerini. Pırıl pırıl masmavi bir ilkbahar gününe. Radyo neşeli şarkılarlarla eşlik ediyordu kuşlara. Rüzgar dağlardan, ovalardan topladığı bütün çiçek kokularını cömertçe sundu odaya. Derin bir ilkbahar kokusunu ciğerlerine çekti, gülen gözlerle hayata baktı. "Mutluyum" oldu ilk sözü, mutluydu çünkü umutluydu. Daha 23'ündeydi. Sevdiği bir işi, her akşam dönmeyi sabırsızlıkla beklediği bir evi vardı. Sarı çiçekleri vardı. Bir de kimden olduğu belli olmayan muhteşem şeyler. Tanışmaktı hayali, bilgisayarına uzun uzun baktı, gülümsedi. Sanki karşısında o varmış gibi... Sarı çiçekleri gelmedi bir gün; şaşırdı. "Her salı gelirdi" diye düşündü. Saatine baktı. "Daha çok erken, salı yeni başladı" diye avuttu kendini. Her dakika yerini ümitsizliğe bırakan bir oyundu. Gün usul usul geceye döndü. Ne sarı çiçekler vardı, ne de bir mesaj. Ansızın mı olmuştu her şey? Yazdıklarını ve onun yazdıklarını düşündü. Değil bir kızgınlık, en ufak sitem sözcüğü bile bulamadı. Bütün bir geceyi bilgisayar başında oturarak tüketti. Hâlâ ne olduğunu düşünüyor, bir türlü bulamıyordu. İki gün dayanabildi. Bir mesaj yazdı. Seni çok özledim "Neredesin, seni çok özledim, sarı çiçekleri de..." Cevap gelmedi, o yine yazdı. "Hasta değilsin di mi? İstersen sana sarı çiçek yollarım." Cevap yine yok. Son mesaj biraz ağırdı: "Sen bilirsin, yazmakta mecbur değilsin. Ama, madem yazmayacaktın ya çiçekler?" Günler böylece geçti. Her gün ilk işi bilgisayara bakmak oluyordu. Ümitsizliği biraz daha artıyordu. "Boşver" dedi kendi kendine, "bütün hayatın o değil ya!" Sonra onun hep yazdığı bir şey geldi aklına: "Gülümse, çünkü gülmek kederi öldürür!" "Son hatıramsın" dedi, sana dair hatırlayacağım son şey bu. Zoraki gülümsemeler dolduruyordu hayatını. Her şey aynıydı halbuki. Güneş, gökyüzü, kuşlar, rüzgar hep aynıydı. 23'ümdeyim diye düşündü. Bir tebessüm hissetti dudaklarında. Durdu! Umudumu kaybettim "Umudumu kaybettim ya, umut her şeydir. Bitti ya, bulamıyorum ya. Kırgınlığım, kızgınlığım işte ona." Giderken apansız yanında götürdü umudu. Kızdı kendine sonra; "Hani son hatıramdı." Sisli bir sonbahar gününde açtı gözlerini. Mavi değildi gökyüzü. Radyo hüzünlü bir şarkıyla eşlik ediyordu sararan yapraklara. Rüzgar soğuktu. Ürperdi. Bilgisayarına baktı uzun uzun. Bomboş geldi herşey, hayat bile... Her gün olduğu gibi evden çıktı. Kaldırımları adımlayarak, büyük bir binanın önünde durdu. Hâlâ sevdiği nadir şeylerden biriydi işi. Gülümsedi. Arkasında yabancı bir soluk hissetti. Yabancı biriydi bu. "Kimsin?" dedi. Yabancı, bir demet sarı çiçek verdi eline ve kulağına fısıldadı: "Gülümse, çünkü gülmek kederi öldürür!"
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT