BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ABD’den bakınca Türkiye çok kötü

ABD’den bakınca Türkiye çok kötü

DYP lideri Çiller, gazetemize konuştu: “Yolsuzlukların üzerine gidilmiyor. Bunun hesabını soracağız. Bayramda ABD’ye gittim. Türkiye, oradan çok kötü gözüküyor. Acıklı bir durum. ABD Irak’ı mutlaka vuracak. Muhtemelen Haziran’dan sonra olacak bu.”



İSTANBUL - DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, Türkiye’nin en geç 2003 yılının Nisan ayında seçime gideceğini, bu süreçte tek arzularının merkez sağı aynı çatı altında toplamak olduğunu söyledi. Yeniköy’deki yalısında Gazetemizin Ankara Temsilcisi ve Medya Grup Başkanı Nuri Elibol’un gündemdeki gelişmelere ilişkin sorularını cevapladı ve önemli açıklamalarda bulundu. Çiller’in, Elibol’un sorularına verdiği cevaplar şöyle: “Türkiye, ABD’den çok kötü gözüküyor” Elibol: Kurban Bayramı’nda Amerika’daydınız? Temaslarınız oldu mu? ABD’den Türkiye nasıl görünüyor? Çiller: Amerika’da bazı temaslarımız oldu. Bir konuşma yaptım. Bu konuşmaya gelenler arasında elbete Washingtonlu vardı. Beraber yemek yedik, bir takım bilgileri toplama imkanımız oldu. Bu bilgiler çerçevesinde ne yazık ki Türkiye Amerika’da Azerbaycan’ın dahi altına düşmüş bir konumda değerlendiriliyor. Türkiye maalesef büyümede sonuncu gözüküyor. Kamu borçlarının artışında, enflasyonda hepsinden yüksek gözüküyor. Kişi başına gelirde düşüş en fazla gözüküyor. IMF’ye en fazla borçlu ülke gözüküyor. Elibol: Türkiye’nin Irak’a düzenlenebilecek bir operasyondan ne derece etkileneceğini tahmin ediyorsunuz? Geçmiş yıllarda yapılan operasyonlarda ticari olarak kayıpları vardı. Çiller: Türkiye şu ana kadar bunun ne içinde ne dışında. Demiş ki, ‘Yapmayın. Buraya gelmeyin.’ Tabii ki bu yeterli bir siyaset değil. Böyle bir durumda Türkiye neyi önlemeli? Orada fiili olarak bir Kürt devleti maalesef kurulmuş görüntüsü veriliyor. Bu vahim bir olay, parası var, bayrağı var, başları var. Bu benim ifadem değil. Bu kabul edilecek bir olay değil. Ama yurtdışında konuşulanlardan bahsediyorum. Orada bugün itibarıyla bir Kürt devleti kurulduğu ifade ediliyor. İşin ilginç tarafı Saddam rejimi böyle bir oluşumu engellemez; tam tersine beslemiştir. Türkiye olarak, terörün yanında olmamız mümkün değil. Demokrasinin de karşısında olmamız mümkün değil. Dolayısıyla komşu ülkede demokrasi istemiyoruz terör istiyoruz dememiz mümkün değil. Burada en büyük zafiyet orada PKK’nın olduğunu biliyoruz. PKK’nın AB nezdinde terör örgütü ilan edilmemesi, böyle bir süreçte çok kötü bir zafiyet getiriyor Türkiye’ye. İdamın kalkmasına karşı değiliz ama... Elibol: İdam cezasının kaldırılması tartışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konudaki tavrınız nedir? Çiller: Bütün dünyanın terör mücadelesi yaptığı, herkesin kendi teröristinin neler yaptıklarını gördüğü bir ortamda 30-35 bin masum insanımızın canlarını kaybettiği bir ortamda AB, PKK’ya halen terör örgütü demiyorsa burada çok ciddi bir sıkıntı var. Hele hele bunun terör örgütü olarak tanınmadığı bir ortamda idam cezasının kaldırılması, o terör örgütünün başının kurtarılması operasyonuna dönüştürülürse bu farklı bir projeye dönüşür. Biz idam cezalarının kalkmasına karşı değiliz. Ama Avrupa’nın ve dünyanın terör mücadelesi yaptığı bir ortamda tutup da bizim teröristimiz terörist, sizin ki değil derlerse, onu terörist örgüt listesine almadan üstelik Türkiye’den bundan mesul kişiler ‘ziyanı yok canım biz de idam cezasını kaldıralım’ derlerse, o zaman terörist olmayan bir örgütün başının affı şekline dönüşür. Elibol: Bu çerçevede tavrınız, ‘Öcalan’ı asalım, bilahare idamı kaldıralım’ şeklinde algılanabilir mi? Çiller: Yani çok basite indirgenmiş olur. Terörist başı ile ilgili Türk yargısı karar verdiği an “tarihe not düşüyorum” diye ben Meclis konuşması yaptım. ‘Bakın bu dosyayı Meclis’e indirmez, Başbakanlık’ta tutmaya kalkarsanız bu bir hukukun ihlali olur’ dedim. Biz olsaydık Türk yargısının teröristbaşı hakkında verdiği kararı o gün getirirdik. Şimdi bugünü sorarsanız PKK’nın terörist olgusu kabul edilmediği bir ortamda terörist örgütünün başının affı projesine dönüştürülebilecek hiçbir adımın içinde olmayız. Elibol: İdam, AB’ye katılımın önündeki ciddi engellerden birisi olarak görülüyor. Ülkenin milli menfaati bunu gerektiriyorsa idam cezasının kaldırılmasını desteklemeyi düşünüyor musunuz? Çiller: AB’den sorumlu başbakan yardımcısı bir adım atacaksa, önce atacağı adım PKK’nın terör örgütü olarak kabul edilmesidir. Bunu yapmadan Türkiye’nin önüne böyle bir şey getirmek her alanda çok ciddi zaafa neden olur. Bugün Türkiye’nin şu seçimle karşı karşıya bırakılmaması lazım: ‘AB mi ülkenin bölünmez bütünlüğü mü?’ Burada ülkenin üniter devlet yapısı bölünmez bütünlüğü son derece önemli. Biz hem AB’ye gireceğiz hem de ülkenin bölünmez bütünlüğünü muhafaza edeceğiz. Elibol: Ana dilde eğitim tartışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Çiller: Artık bütün dünyada farklı dillerde yayın her tarafa ulaşıyor. TRT INT bir yayın yapmayı düşünebilir. Bu tartışılabilir, bunu biz kabul ederiz etmeyiz tartışırız. Ama anadilde eğitimi tartışmayı bile doğru bulmuyoruz. Herkes anadilini konuşabilir bu farklı bir olaydır ama eğitim dili Türkçe olmazsa Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü konusunda sıkıntı getirebilir. Elibol: IMF’nin yapacağı 16 milyar Dolar’lık yardımın 6 milyar Dolar’lık kısmı ilk etapta geldi. Bunun dış politikada olan gelişmelerle sizce bir ilişkisi var mı? Çiller: Kamuoyu bütün bunları gördü. Meclis’te çıkartılan kanunlar dahi dışarıdan öyle yollandı ki bizim başbakanımız gelen mektubu okumak zorunda kaldı. Kimse kimseye dış politikada karşılıksız bir şey yapmaz. Karşılıklı alışveriş işin doğasında var. Türkiye dolayısıyla dış dayatmalara kendini açık bırakmıştır. Elibol: Derviş’in Türkiye’ye gelmesinin üzerinden bir yıl geçti. Sizce Türkiye’de bir yıl içinde ne değişti? Krizin boyutu nedir, halka faturası ne olmuştur? Son alınan tedbirlerle bir çıkış yolu görebiliyor musunuz? Çiller: Türkiye’deki kriz keşke bir kere olsaydı. Türkiye’den 1997’den sonra, 1999’da kriz yaşadı. ‘Rusya’da kriz oldu o yüzden’ dediler. Ama Türkiye’nin kendi kriziydi bu. Türkiye seçime girerken, her şey çok iyi idare ediliyordu falan. Üç ay sonra IMF’ye gidilmesi gerektiğini ifade ettiler. IMF ile ilk uygulama 1999 sonunda başladı, 2000 sonbaharında ilk kriz yaşandı ve Şubat’ta tekrar yaşandı. 2001’de ‘bu iş bitti’ dediler. Ama kişi başına gelir düştü. Ve Türkiye’deki borç artışı inanılmaz boyutlara geldi. Türkiye bütün fırsatları kaçırdı, borç aldı. Fırsatları kaçırdığı için ihracatta büyüme olmadı. 1997’den 5 yıl sonra onca devalüasyona rağmen ihracatımız daha küçülüyor. Kriz kronikleştirilmiştir. Bu önümüzdeki nesillere fatura edilecek ve bu hükümet sonrasına ertelenmiştir. Enflasyon yüzde 60 olur Elibol: Bu yıl için hedeflenen büyüme oranı ve enflasyon hedefi sizce tutacak mı? Çiller: Hayır enflasyon yüzde 60’lar seviyesinde olacak. Yüzde 30 filan değil. Büyüme de maalesef yüzde 3’lerin altında olacak. Aday çıkar ya da çıkmaz Elibol: Mart ayından itibaren partiniz kongre sürecine giriyor. Geçen kongrede size muhalif bir grup karşınıza Köksal Toptan’ı genel başkan adayı olarak çıkardılar. Bu kongrede bir aday çıkacağını düşünüyor musunuz? Çiller: Ben bunun üzerinde hiç düşünmüyorum da. Çıkar ya da çıkmaz. Önemli olan, çok ciddi bir hazırlık içinde olduğumuzdur. Araştırma Geliştirme Merkezimiz ile, kongre sürecimizle birlikte. Bütün illerde çok ciddi çalışmalarımız var. Bunların hepsi hazırlanmıştır. DYP, çok ciddi hazırlık içindedir. Tek başına iktidara gidecek adımlarla hazırlanma sürecine girmiştir. Şimdi icraata koyacağız. Sağı birleştirmeye çalışıyoruz Elibol: ANAP’tan 6 milletvekili sizin partinize katıldı. Daha çok Özal’ın yakın ekibinden. Yine bu ekipten partinize katılacak milletvekili var mı? Çiller: Biz iki şeyi birden yapıyoruz. Bir taraftan, tabandan başlayarak, şu veya bu nedenle bizden ayrı düşmüş partililerimizi kucaklıyoruz. Öbür taraftan da tarihi doğru yazmaya çalışıyoruz. Bölünmüş olan sağı birleştirmeye çalışıyoruz. Özal ve O’nun çevresi Türkiye’ye bir dönem hayırlı hizmetler yapmış bir ekiptir. Bunlar geleceklerini DYP’de görüyorlarsa ve oraya gelmek istiyorlarsa, bundan milletin de alacağı dersler vardır. Gelişmeler devam ediyor mu. Bizim arzumuz sağın tek adreste buluşmasıdır, tek çatı altında ve tek idealle milletimize hizmet vermektir. Herkes kendi geçmişine baksın Avrupa Parlamentosu’nun sözde Ermeni Soykırımı tasarısını kabul etmesini şiddetle kınıyorum. Avrupalı dostlarımız bu konuda çok büyük yanlış yapıyorlar. Herkes kendi geçmişine baksın. Ondan sonra başkalarıyla uğraşsın. Çünkü iddialar yanlıştır. Kabul edilmesi mümkün değildir. Gerçek dışı iddialardır. Türkiye, dostları tarafından kıskaca alınırsa dünya barışı zarar görür.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8196
    % -0.41
  • 4.5074
    % 0.04
  • 5.1079
    % -0.57
  • 153.27
    % -0.51
 
 
 
 
 
KAPAT