BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bilsem ki Döneceksin

Bilsem ki Döneceksin

Yolun kendiliğinden trafiğe kapanmasıyla otomobilden dışarı çıktılar. Büyük bir kazayı ucuz atlatmışlardı. Lâle babasına sarılarak hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.



Yolun kendiliğinden trafiğe kapanmasıyla otomobilden dışarı çıktılar. Büyük bir kazayı ucuz atlatmışlardı. Lâle babasına sarılarak hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Necip Bey kızını teselli etmeye çalışırken Sabiha’nın ondan daha kötü durumda olduğunu gördü. Mendilini çıkarıp uzatırken: - Kendini nasıl hissediyorsun? diye sordu. Genç kız yüzündeki durumun farkında değildi. - Benim bir şeyim yok! Siz Lâle’ye bakın, dedi. Birkaç dakika sonra polis otoları siren sesleriyle kaza yerine geldiler. Yanan otomobile müdahale, yaralılara ilk yardım ve kaza yerinin emniyetini sağlama çalışmaları başladı. Diğer yaralılarla birlikte acil servise taşındılar. Necip Bey ve kızının tedavisi kısa sürdü. Sabiha’nın durumunun kesinlik kazanması için zaman gerekiyordu. Yüzündeki çiziklere pansuman yapıldı. Başını çarptığı için filmi çekildi. Müşâhede için uzun uzun beklediler. Acil servisin koridoru kalabalıktı. Başka kazaların yaralıları da geldi. Röntgen filminin sonucu sevindiriciydi. Otomobilleri çalışır durumda olmasına rağmen kaza yerinde kaldığı için bir taksiye binip evin yolunu tuttular. Üçü de sanki dünyaya yeniden gelmiş gibiydiler. Çünkü biraz önce birlikte kaza geçirdikleri insanlardan beş kişinin öldüğünü, altı kişinin de ağır yaralı olduğunu öğrenmişlerdi. Sabiha, bütün bu gelişmelerden, büyükbabasını nasıl haberdar edeceğini düşünüyordu. İstanbul macerasının her geçen dakika maliyeti artıyordu. Üstelik bu kazanın şokunu atabilmesi günler, izlerini silebilmesi için haftalar belki aylar gerekiyordu. Eve gidince Necip Bey’den telefon için izin istedi. Bütün olup biteni büyükbabasına özetlemeyi düşünüyordu. Dakikalarca çaldırmasına rağmen telefona cevap veren olmadı. Necip Bey onu sakinleştirmek için yanına geldi. - Yavrucuğum şu anda üçümüz de perişan haldeyiz. Birkaç saat uyuyup kendimize gelelim. Sonra telefon açıp büyükbabanla bizzat ben görüşürüm. İstersen sana izin alırız. Bir hafta yanımızda kalırsın. Önümüzdeki hafta başında ben de Ankara’ya gideceğim. Turizm Bakanlığı’nda işlerim var. Ankara’ya birlikte gideriz. Ve yine istersen seni uçakla götürürüm. Genç kız, bu teklifler zincirine söyleyecek söz bulamadı. - Böyle bir şey istemeye hakkım yok, diye kekeledi. Necip Bey kararlı görünüyordu. - Seni İstanbul’a davet eden benim. Sonuçlarına katlanmalıyım. Şimdi uyuyalım... Lâle, kazanın üzerinden henüz birkaç saat geçmesine rağmen onların bazı konuları böylesine rahat tartışabilmelerine şaşırdı. Biraz da kıskandı. - Babacığım, Sabiha’nın bir süre daha uyuması doğru olmaz. Doktorun sözlerini ne çabuk unuttunuz. Necip Bey kızına hak verdi. - Yorgunluk unutturuyor. Bu müthiş gecenin üzerine çay içmeyi teklif ediyor, çayın demlenmesi işini de gönüllü olarak üzerime alıyorum. Kızlar, kendilerini birer külçe gibi oturma odasının koltuklarına bıraktılar... > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT