BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Selülitsiz bayan var mı ?

Selülitsiz bayan var mı ?

Selüliti dert etme mevsimi yavaş yavaş yaklaşırken, uzmanlar bu konuda önemli tavsiyelerde bulunuyor...



Havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte birçok bayanı fazla kilolardan kurtulma telaşı aldı. Sıcak günler, tatil planları bu selülitten kurtulma isteğini kamçılarken, özellikle ev hanımları 5 çaylarını nasıl bırakacaklarını ve selülitlerinden nasıl kurtulacaklarını kara kara düşünüyor. Doğum sırasındaki hızlı hormon artışı ile birlikte selülit dönemi başlarken sigara kullanımı, çok yüksek topuklu ayakkabılar ve doymuş yağlardan zengin bir beslenme de kadınlarda selüliti artıran önemli faktörler arasında yer alıyor. Selülitin genç veya yaşlı birçok kadında farkedilmeden başlayan ve giderek bir sağlık problemi halini alan fizyolojik bir süreç olduğunu belirten uzmanlar, konuyla ilgili gerçekleri şöyle dile getiriyor: “Özellikle östrojen hormonunun etkisiyle, kan damarlarının geçirgenliği bozulur, bağ dokusu sağlıklı beslenemez ve esnekliğini kaybeder, yağ dokusu metabolik süreçlerde kullanılamayarak birikmeye başlar. Selülitin ileri evrelerinde ise, bu bölgelerde oluşan makro-nodüllerin öldüğü ve yaraların ortaya çıktığı görülür”... Doğru bilinen yanlışlar Yanlış: Selülit yalnızca normal kilosunun üstündeki kadınlarda oluşur. Doğru: Selülit zayıf kadınlarda da görülebilir. Bu, vücutta gençlik yıllarında oluşan yağ hücrelerinin sayısıyla ilgilidir. Bağ dokusunun sıkı olup olmaması da selülitin belirleyici etkenlerinden. Yanlış: Hamilelik sonrası tüm kadınlarda selülit olur. Doğru: Ağırlığın artması ve hareketsizlik nedeniyle hamilelik sırasında selülitin oluşma ihtimali daha yüksek. Ama bu tek neden değil. Yanlış: Selülit, yaşı ilerlemiş kadınlarda görülür. Doğru: Selülit çoğunlukla genç yaşlarda başlar. Böyle bir problemi olmayan kadınlarda 45 yaşından sonra selülit oluşma ihtimali azdır. Yanlış: Selülit hormonlardan kaynaklanan bir problemdir. Doğru: Kadınlık hormonunu çok yoğun taşıyan ve kadınsı hatları fazlasıyla belirgin olan kadınların risk grubunda olduğu gerçek. Ama hormonlar selülite doğrudan sebep olmazlar. Selülitin sebebi normalde bir toplu iğne başı büyüklüğünde olan, ancak selülit durumunda bakla gibi şişen yağ hücreleridir. Nelere dikkat etmelisiniz? Yağlı, tatlı ve unlu gıdalardan mümkün olduğunca uzak durmalı ve hepsini aynı anda tüketmemelisiniz. Çünkü bu kombinasyon, besinlerden aldığınız enerjinin yakılmasını engelleyerek yağ hücrelerinin depolanmasına yol açar. Elma, kivi, armut, portakal, greyfurt, ananas, karpuz gibi meyvalar ile salatalık, domates, biber, kuşkonmaz, enginar, kereviz gibi sebzeleri tüketmeye özen gösterin. Bu besinler problemli bölgelerdeki yağların çözülmesini sağlar. Her öğünden önce mutlaka suyla inceltilmiş elma sirkesi ya da limon suyu içerek vücudunuzun besinlerle aldığı proteini daha iyi değerlendirmesini sağlayabilirsiniz. Güneşin zararlı etkilerinden korunmayı ihmal etmeyerek, kısa süreli güneş banyoları yapabilirsiniz. Soğuk su şoku yaparak yağları yok eden hormonları harekete geçirebilirsiniz. Günde bir buçuk litre su içip, alkol, soda, çay ve koladan uzak durmalısınız. Karın, kalça ve bacak kaslarını çalıştıran yürüyüş ve koşunun yanında bisiklete binip, ip atlayıp, koşabilirsiniz. Basit diyet formülü Diyet uzmanları; gün boyu uygulanabilecek basit yöntemlerle zayıflamayı daha sağlıklı ve kalıcı buluyor... “Kalkar kalkmaz iki bardak su için” tavsiyesi ile başlayan ve içinde “küçük ipuçları” bulunan listede şu yöntemler yar alıyor; > Yemeğe başlamadan önce ve arada su için. Su midede besinleri şişirir ve daha az yiyecekle daha fazla tokluk sağlar. > Yemek tabağınızı, kaşık ve çatalınızı küçük seçin. Küçük bir tabaktaki 1 porsiyon yemek gözünüze daha büyük ve daha doyurucu görünür. Küçük kaşıkla daha küçük lokmalar halinde ve daha yavaş yemek yiyebilirsiniz. > Günlük et, balık, tavuk, sebze hakkınızı yerken, bunları tabağa tek başına koymayınız. Yanlarına domates, salatalık, marul ekleyerek hem gözünüze zevkli gelen, hem de daha dolu görünen bir tabak hazırlayınız. > Yemeğinizi sakin, küçük lokmalar halinde, iyice çiğneyerek, yavaş yavaş yiyiniz. Her lokmanın tadını çıkarınız. Asla hızlı yemeyiniz. Unutmayınız ki tokluk hissi yemeğe başladıktan en az 20 dakika sonra beyne ulaşır. Her lokmadan sonra çatalınızı tabağınıza bırakmanız daha yavaş yemenizi sağlar. > Yemeklerden sonra atıştırma isteğinizi yok etmek için, hemen dişlerinizi fırçalayıp ağzınıza ferahlık ve hafif tatlı tat bırakan “gargara” ile çalkalayınız. 5 dakika zaman ayırdığınız ağzınızı daha sonra kirletmek istemeyebilirsiniz. > Sabah giyinmeden önce 50 kez zıplayarak metabolizma (kalori yakma) hızınızı arttırın. Gün boyu karnınızı içinize çekerek dolaşın. > Gece geç satlerde yemek yeme alışkanlığınızdan vazgeçin. Çünkü geceleri metabolizma normalden daha yavaş çalışır ve yediğiniz besinlerden aldığınız kalorileri yakamazsınız. Malesef alınan gıdalardaki kalori miktarları çok yüksek. Düzensiz ve bilinçsiz beslenme tüm çabalarımızı boşa çıkarıyor. > “Yürüyorum koşuyorum bir türlü zayıflayamıyorum” diyenler için. Yandaki tabloda bazı besinlerin kalori miktarı ve yakılabilmesi için ne kadar yürüyüş yapmak gerektiği belirtiliyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT