BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dün

Dün

Öyle görülüyor ki AB meselesi, daha çok su kaldıracak. Garip bir tablo ortaya çıktı. Muhafazakâr olarak tanımlanan çevreler, AB’yi isterken ilerici diye tanımlananlar tavır aldılar. AB’yi ilk defa Hıristiyan kulübü olarak gösteren kişinin tam da siyaseten bitirildiği gün Manisalı Hoca, Harp Akademilerindeki konuşmasında aynı cümleyi telaffuz ediyor.



Öyle görülüyor ki AB meselesi, daha çok su kaldıracak. Garip bir tablo ortaya çıktı. Muhafazakâr olarak tanımlanan çevreler, AB’yi isterken ilerici diye tanımlananlar tavır aldılar. AB’yi ilk defa Hıristiyan kulübü olarak gösteren kişinin tam da siyaseten bitirildiği gün Manisalı Hoca, Harp Akademilerindeki konuşmasında aynı cümleyi telaffuz ediyor. Çok ilginç gelişmeler ve çok önemli günlerdeyiz. MGK Genel sekreteri Tuncer Kılınç Paşa’nın dediklerine bakınız. Mazimiz, Türk-Rus savaşlarıyla doludur. İki devletin çarpışma toplamı çeyrek asır. TSK’nın 1940’dan SSCB dağılana kadarki en büyük görevi Rusya’nın Türkiye’yi işgalinde caydırıcı rol oynamaktı. Her şey o kadar yeni ki onları tekrarlamak lüzumsuz olur. İşte öylesi günlerden sonra bugün MGK genel sekreteri, her ne kadar şahsi görüş beyanı olarak takdim etse de asker adına müthiş bir teklif ortaya getiriyor. Hatta kulaklarınıza inanmasanız bile teklife İran da dahil edilerek. Kılınç Paşa, AB’ye karşılık Türkiye, Rusya, İran işbirliği düşünülsün diyor.. Rusya Federasyonu, diğer taraftan Çin, Tacikistan, Kırgızistan, Kazakistan ve Özbekistan’la birlikte Şangay Teşkilatındadır. Şunu söylemek istiyoruz. AB’ye mukabil böyle bir ittifak oluşursa dolaylı da olsa Çin ve Türk Cumhuriyetleri de işin içine katılır ve dünyanın en büyük ittifakı oluşur. O halde bir kuşku. 11 Eylül senaryosu bunun için mi yazıldı? Veya madalyonun tersi. Bu teklif hayata geçerse haliyle adı Avrasya İttifakı olacaktır; Avrasya İttifakı’nın karşısında AB’den önce Amerika yer alır. Bir başka söyleyişle bu defa AB-ABD paslaşmasıyla karşı karşıya olacağız. Doğrusu artık emperyalist oyunlar içinde bulunan Amerika’nın bir şekilde frenlenmesi gerekiyor. Şaşırtan çıkış bundan ibaret değil. Aynı gün aynı saatte Türk genelkurmay başkanının Ulusal Savunma dergisine verdiği beyanat da gündeme taşınıyor. Kıvrıkoğlu, Avrupa ve Amerika’yı suçluyor. Avrupa’yı Türkiye’ye yönelik teröre destek verdiği için suçlamakta. Bir bencilliğe işaret etmekte. Eylülden bu yana Amerika’nın tek terör mağduru gibi gösterilmesindeki garabete dikkat çekiyor. Bitmedi... Dün başbakan Ecevit’in dedikleri de çok yerindeydi. Irak’a savaş açılacağına İsrail-Filistin savaşı durdurulsun diyor. Savaş istemediğimizi dile getiriyor. Harp Akademileri’ndeki konuşmasıyla AB’ye karşı tavır oluşturma zımnında ilk tetiği çeken Erol Manisalı’nın sözlerinin devamı da düşünülmeye değer. Hoca diyor ki Ukrayna, Beyaz Rusya ve Rusya Federasyonu gibi Türkiye de AB’ye alınmayacaktır. Bütün bunlar ne demeye geliyor? Körü körüne taraf çıkmayalım. Pazarlık yapa-yapa, alternatifler üreterek masaya oturmak yerine AB’yi olmazsa olmaz görmek yanlış. Ve ne manaya geldiğinin devamı... Türkler, AB’yi samimiyetsiz buluyor; Karen Fogg da buna en yakın delil gösterilmekte. Avrupa, oldum olası Türkiye’nin hassasiyetlerini kaale almamakta. AP’nin şu son kararını hangi makul sebebe bağlayabilirler. Şundan hep endişe ediyoruz. Yarın AB’ye girdiğimizi varsayalım. Parlamentoda kararlar çoğunlukla alındığına göre Türkiye’nin toprak bütünlüğü ve tarihiyle alakalı aleyhte karar alınırsa ne yaparız? Bu sual şu gün için cevapsızdır. Netice... Dünkü kademeli ve birbirini takip eden beyanatlar belli ki bir stratejinin eseridir. Katılmak, katılmamak ayrı mesele. Görüş sahipelerinin yanında da karşısında da yer alanlar olacaktır. Bunlar normal. Bakınız fikirler nereden nereye gelebiliyor. Halbuki dün, AB’yi reddeden muhafazakârlar kınanıyordu. İran’ın gazından bile uzak duranlar onula işbirliğini göze alabiliyorlar. Bunlar olabilir. Sevindiğimiz dün devletin topyekun bir şahsiyetli tavır sergilemesidir. Hem AB’ye hem Amerika’ya karşı bir dik duruş görmenin memnuniyetini yaşıyoruz. AP Ermenilere destek veriyorsa ABD de Türkiye’nin Kürt asıllı nüfusunu azınlık olarak gösterme sorumsuzluğundan da çekinmemekte. Böyle müttefiklik olur mu? AB’ye asıl bundan sonra gireriz. Girsek bile Tuncer Kılınç Paşa’nın teklifi asla unutulmamalı. Şahsiyetli ortak olmak varken lütufla kabul edilmek yolu tercih edilemez. Dün tarihe geçecektir. Belki de dün AB’nin bitiş takviminin başlangıç günüydü. Avrasya İttifakı oluşursa bir başka dünya doğar.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT