BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > CEP KÜFÜR-CELL

CEP KÜFÜR-CELL

Tecrübeli kaleci, kulüp tesislerinde, takım arkadaşlarıyla birlikte televizyonda bir Avrupa maçı izlerken sandalyeye olabildiğince yayılmış, hani neredeyse düşecek şekilde oturuyor, bir yandan da ağzını yaya yaya, cak cak sakız çiğniyordu.



Tecrübeli kaleci, kulüp tesislerinde, takım arkadaşlarıyla birlikte televizyonda bir Avrupa maçı izlerken sandalyeye olabildiğince yayılmış, hani neredeyse düşecek şekilde oturuyor, bir yandan da ağzını yaya yaya, cak cak sakız çiğniyordu. Mesaj sinyali veren cep telefonunu, bu gevşek ve dağınık görüntüsünü bozmadan okudu. Tiz bir kahkaha attı. Sonra, sağında solunda oturan arkadaşlarına mesajı okutup, onlardan da kahkaha “dilendi.” Kimi güldü, kimi sadece tebüssüm etti, kimi kaşlarını çattı.  Mesaj bir tekstilci arkadaşından geliyordu ve küfür içeriyordu. Küfürün kahkaha attıran özelliği ise yeni bir buluş olmasıydı! Kaleci, kendi aldığı “zevki” bir başka arkadaşına daha yaşatmak üzere telefona sarıldı. Daha doğrusu telefon zaten elindeydi de, aynı mesajı samimi olduğu bir başka arkadaşına göndermeye koyuldu. Mesajı geçti, keyif içinde tepkisini beklemeye koyuldu.  Az sonra telefonu çaldığında, yanındaki futbolcuyu şeytanca dürttü ve yavşamış bir suratla cihazı kulağına götürdü. Karşıdaki sesi duyduğunda kahkaha suratında dondu: - Bana bak ulan! Kimsin sen? Sana söz veriyorum it; Türkiye’nin hangi ucunda olursa ol, yirmi dört saat içinde seni bulmazsam şerefsizim. Kime küfür ediyorsun lan sen? Kaleci, şaka yapayım derken boynuna kadar lağıma gömüldüğünü dehşetle fark etti; numarayı kontrole bile gerek duymadan anladı ki mesajı yanlış telefona geçmişti. - Abi özür dilerim, (......spor) kalecisiyim ben, (..........) - Ne halt olursan ol serseri, ben de Özel Harekat Dairesi, .............., .............., komutanıyım! Ölümlerden ölüm beğen, ezeceğim kafanı... Kaleci, Türkiye’deki bütün meslektaşları gibi torpil için futbolun güçlü kollarına sığınırken, karşı tarafın unvanını tam anlamasa da “harekat”, “komutan” gibi kelimeleri duyunca sinmişti zaten... - Abi iki gözüm önüme aksın ki yanlış göndermişim. Komutanın siniri bütün şiddetiyle sürüyordu.  Keyfi kaçan kaleci, kalkıp teknik direktörün odasına gitti, yardım umuduyla... Ünlü hoca, kalecinin telefonuna çıkmış olan numarayı çevirdi. “Öhö öhö” diye boğazını temizleyerek hazırlandı, karşı taraf telefonu açınca kendisini tanıttı, komutandan özür diledi. Ancak komutan yatışmamıştı, aynı sert ifadelerini sürdürüyordu.  Kaleci huzursuz bir gece geçirdi. Ertesi günün ikindi saatlerinde telefonu çaldığında bacakları titredi. Telefonun ekranında çıkan o numaralara ürkerek baktı bir süre... Sonra, terbiyeli bir sesle açtı: - Buyurun komutanım! - Kurtuldun lan üçkağıtçı! Akşam yöneticilerden öğrendim, bizim kulübün kaleciye ihtiyacı varmış, bavulunu toplayıp hemen geliyorsun buraya... Detayları iki kulüp arasında halledecekmiş. - Orası neresi komutanım? Bir mesajla sezon ortasında transfere sebep olan komutan, Güneydoğu’daydı.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT