BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ekmek poşetlensin mi?

Ekmek poşetlensin mi?

Ekmek poşetleme ile ilgili bir gazete haberine baktım. “Acaba poşetten kimler zengin olacak?” diye bir başlık atılmış. Ama doğrusu bu olmalıydı; “Acaba kimlere hastalık saçılacak?” Besin hijyeni okumuş bir veteriner hekim olarak, emin olun çok üzüldüm. Bu Türkiye şartlarında %90 fırınımızın ekmeği poşetlenemez! Nasıl?



Ekmek poşetleme ile ilgili bir gazete haberine baktım. “Acaba poşetten kimler zengin olacak?” diye bir başlık atılmış. Ama doğrusu bu olmalıydı; “Acaba kimlere hastalık saçılacak?” Besin hijyeni okumuş bir veteriner hekim olarak, emin olun çok üzüldüm. Bu Türkiye şartlarında %90 fırınımızın ekmeği poşetlenemez! Nasıl? Poşetlenecek bir ekmeğin, hiç el değmeden fırına atılması, hiç el değmeden soğutulması, hiç el değmeden poşetlenmesi, satışa sunulması gerekir! Türkiye şartlarında bu nasıl oluyor, izah edeyim: Fırınlarımızın %90’ında ne soğutma, ne de poşetleme makinesi var. Olamaz, çünkü fırınlarımızın çoğu 20 metrekarelik bir alana sahiptir. Bir ekmeğin bu şartlardaki bir fırında (soğutma ve poşetleme olmayan) poşete girmeden önce, fırından çıktıktan sonra enaz 3 saat dinlenmesi gerekir. Çünkü, sıcak bir şekilde poşete atılırsa, buhar yapar, ıslanır, küf üretir! (Alfatoxicosis) Fırıncı, ekmeği bu durumda fırından çıkardıktan sonra, kasalara koyup, ya fırının önünde, ya da merdiven altı gibi yerlerde dinlendiriyor. Gelen geçen üzerinden atlıyor-geçiyor, aralarında kediler dolaşıyor. Ekmek soğuduktan sonra da, ya bir kadın, ya da birkaç çocuk bulunarak poşetleme işine başlanıyor. Ne ellerinde bir eldiven, ne de yüzlerinde bir maske var! Çocuk veya kadın poşeti açmaya çalışıyor, açamayınca da ağzını dayayıp, içine üfürüyor. Ağzında, dudaklarında ne kadar mikroorganizma varsa poşete doluyor. Poşetin daha güzel açılması için bir de el sokuluyor, o mikroorganizmalar her tarafa bulaşıyor. Sonra ekmek poşetin içine yerleştirilip, poşetin ağzı kapatılıyor. İçeride besin, rutubet, ışık, vs. mikroorganizma için çok uygun bir ortam mevcut. Bakkala gidince, ekmek dolabı da ışık gören yerde, sıcaklık da uygun!.. Bu durumda siz karar verin; ekmek poşete girince temiz mi oluyor, yoksa daha mı çok kirleniyor? Ben ekmek alacağım zaman, hiç poşetli ekmek almam! Gider fırının önünde bekler, fırından çıkar çıkmaz alır, daha temiz bir şekilde evime getiririm... Netice olarak; Türkiyemiz’de ekmeğin poşete girmesi için %90 fırınımızın yıkılması ve ekmek fabrikaları haline getirilmesi gerekir. Zaten poşetimiz de buna uygun değil. Avrupa standartlarında bir ekmek poşetinın, kağıt veya benzeri sentetik maddeden yapılmış olması gerekir. Ayrıca, içerideki rutubeti dışarıya atabilen, dışarıdan mikroorganizma ve tozun giremediği bir poşet olmalıdır. > Selman Dinçel (Veteriner Hekim) Turgutlu / MANİSA Emekliye biraz daha itina... Maliye Bakanı’nın dikkatine; Ben, devlete 30 yıl bilfiil hizmet etmiş bir memur emeklisiyim. Maaşımızı üç ayda bir alıyoruz, bu da bizi mağdur ediyor. Mümkünse, maaşlarımızı aylık olarak veremez misiniz?Bu da yetmezmiş gibi, uzunca bir süre sonra maaşımızı almak için bankaya gittiğimizde, saat 11’e kadar paramızı alamıyoruz. Yüklemelerin gece saat 24’ten itibaren olması gerekmez mi? Paramızı işleten bankaları kınıyoruz. > Ali Kaya Bir koyundan iki post olur mu? TEDAŞ Genel Müdürlüğü’ne; Ben 115 milyon maaş alan emekli bir vatandaşım. Harcadığımız elektriğin bedelini zaten ödüyoruz. Bu “Güç Bedeli” de neyin nesi?Bir koyundan iki post olur mu? Zaten geçinemiyoruz, elektrik bedelini zar zor denkleştirebiliyoruz. Haksız olarak alındığına inandığım o ilaveleri kaldırmanın zamanı gelmedi mi? > Ahmet Mısırlı - ÖDEMİŞ
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109182
    % 0.02
  • 3.8295
    % 0.32
  • 4.4967
    % -0.19
  • 5.1066
    % -0.19
  • 152.933
    % -0.23
 
 
 
 
 
KAPAT