BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Beklenen kitap

Beklenen kitap

1980 yılından bu yana gazetemizde yayınlanmakta olan "Şiirlerle Menkıbeler" kitap haline getirildi.



Tam 22 yıldan bu yana gazetemizin orta sayfasında "Şiirlerle Menkıbeler"i yazan Abdüllatif Uyan, çalışmalarını okuyucularının ısrarı üzerine kitap haline getirdi. 1980 yılından bu yana kaleme aldığı menkıbelerin sayısının 3 bin'i geçtiğini kaydeden Uyan, "Pek uzun süredir bunların kitaplaştırılması hususunda özellikle okuyucularımızdan büyük bir talep vardı. Peygamber Efendimiz'in örnek hayatı, güzel ahlakı ve mucizeleriyle ilgili olan bu kitaptaki şiirler, vaktiyle Türkiye Gazetesi'nin hazırlayıp okuyucularına hediye olarak verdiği "Hazreti Muhammedin Hayatı" isimli kitaptan ve diğer bazı muteber siyer kitaplarından istifade edilerek hazırlanmış ve Türkiye Gazetesinin "Menkıbeler" köşesinde, muhtelif tarihlerde yayınlanmıştı. Ancak hemen şunu ifade edeyim ki, bu şiirleri yazarken bizim yaptığımız iş, kıymetli eserlerdeki nesir yazıları, gücümüz nisbetinde manzûm hale çevirmekten ibaret olmuştur." dedi. Metne sadakat... Menkıbeleri kaleme alırken metne sadık kalmayı temel prensip kabul ettiğini söyleyen Uyan, "İcabında şiir kalitesinden taviz verdik, ama manadan taviz vermemeğe azami özen gösterdik. Bunu, kendimize şi'âr edindik. Yani her hâl-ü kârda, metinde anlatılmak istenen şeyi, mana bütünlüğünü bozmadan, birebir ifade etmeğe çalıştık. 22 yıl önce, Türkiye Gazetesi'nde amatörce yazmaya başlarken de gayemiz, şiir yazmak değildi. Bu menkıbeleri manzum halde yazmakta tek maksadımız, başta Resûlullah Efendimiz olmak üzere, din büyüklerinin, Allah adamlarının, binlerce âlim ve evliyânın örnek hayatını, güzel ahlakını ve faydalı nasihatlarını, muteber eserlerden alarak, aynen, ama değişik bir tarzda, beyitlerle, mısralarla okuyucularımıza aktarmaktı" dedi. 4 büyük halife Öğrencilik sıralarında ne edebiyat, ne de şiirle pek ilgisi olmadığını söyleyen Uyan 22 yıldır aralıksız devam eden menkıbelerinin hikayesini şöyle anlatıyor, “40 yaşlarında iken bir pazar günü evde ‘4 Büyük Halife’ isimli kitaptaki ilk menkıbeyi okurken birden bire bu menkıbeyi şiir olarak yazma arzusu uyandı içimde, acele bir kalem kağıt bulup yazmaya koyuldum, o ana kadar böyle bir istek içimde hasıl olmamıştı. Bu çalışmamı hemen gazetemizin sahibi Enver abiye götürdüm, sağolsun şiiri çok beğendi ve ‘Bu işe devam et ve hergün gazetede yayınlansın’ dedi. İşte o gün bugündür fasılasız olarak gazetede menkıbelerim yayınlanıyor”diyor. (Buhâra Yayınevi, 0212 432 77 94 - 0212 659 20 00) Eserler devam edecek Abdüllatif Uyan'ın "Şiirlerle Menkıbeler" dizisi sadece bu kitaptan ibaret olmayacak. 3 bin'in üzerinde menkıbeyi kitaplaştıracak olan Uyan'ın basılacak diğer eserleri ise şunlar: 1- Peygamber Efendimizin Hayatı (2 cilt) 2- Peygamberler 3- Dört Büyük Halîfe 4- Eshâb-ı Kirâm 5- Anadolu Evliyâları 6- Güzel Nasihatler 7- Büyük İmâmlar 8- Buhâra Evliyâları 9- Horasan Evliyâları 10- Rehber İnsanlar 11- Hak Aşıkları İlk menkıbe Abdüllatif Uyan'ın Kasım 1979 yılında Türkiye Gazetesi'nde yayınlanan ilk menkıbesi Hazret-i Ebû Bekr "radıyallahü anh" -1- O DEDİYSE, DOĞRUDUR Adı Abdullah olup, künyesi Ebû Bekir, Hazret-i Peygamberin yâr ve sevgilisidir. Abdülkâ'be idi ki önceleri adı hem, Bu ismi, Abdullaha çevirdi Fahr-i âlem. Lakab-ı şerîfinden bir tânesi Atîktir, Mânâsı, Cehennemden âzâd olmuş demektir. Zîrâ Resûl-i ekrem, bakıp Onun yüzüne, Buyurdu ki: (Bu girmez, Cehennem ateşine.) Biri dahî Sıddîktır onun isimlerinden, Yâni çıkmaz yalan söz, aslâ onun dilinden. Mi'râcdan döndüğünde nitekim Resûlullah, Anlattı mi'râcını kâfirlere o sabah. Ve lâkin inanmayıp, ettiler hep îtirâz, Dediler ki: (Bir anda, göklere gitmek olmaz.) Sonra inâtlarından toplandılar bir yere, Dediler: (Söyliyelim bu işi Ebû Bekr'e. Bakalım bu habere, ne söyler Ebû Bekir? Zîrâ O, tecrübeli ve akıllı kimsedir.) O da inanmaz diye, bir ümitle geldiler, Kapıya çıktığında, Ona şöyle dediler: (Yâ Ebâ Bekr, sen söyle, Mekke'den Kudüs'e dek, Ne kadar zaman alır, bir defâ gidip gelmek?) Dedi ki: (Birkaç defâ o yolda ettim sefer, Çok iyi biliyorum, bir aydan fazla sürer.) Kâfirler sevinerek, dediler ki: (Doğrudur, Tecrübeli adamın cevâbı böyle olur.) Gülerek, sevinerek, hem de alay ederek, Onu, kendilerinin fikrinde zannederek, Dediler: (Senin dostun, diyor ki, ‘Ben bu gece, Göklere gittim geldim’, O sapıttı iyice.) Hazret-i Ebû Bekir, o Resûl'ün adını, İşitince, onlara verdi şu cevâbını: (Eğer O söylediyse, tamâm, gidip gelmiştir, Zîrâ O, ömründe hiç yalan söylememiştir.) Kâfirler, bu cevâbı alıp dona kaldılar, Önlerine bakarak, oradan ayrıldılar. Hazret-i Ebû Bekir, giyinip çıktı hemen, Geldi Resûlullahın yanına gecikmeden. Kalabalık içinde, yüksek bir sedâ ile, Fikrini, şu şekilde arz eyledi Resûl'e: (Mi'râcınız mübârek olsun yâ Resûlallah! Malım, cânım, her şeyim fedâdır sana Vallah. Sonsuz hamd ve şükürler olsun ki Rabbimize, Her şeyden habersizken, tanıttı seni bize.) Yâ Resûlallah, senin, doğrudur her kelâmın, İnandım mi'râcına, fedâdır sana cânım.) Mi'râca inanınca böyle cân-ü gönülden, "Sıddîk" lakabı ile şereflendi o günden.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8196
    % -0.41
  • 4.5074
    % 0.04
  • 5.1079
    % -0.57
  • 153.27
    % -0.51
 
 
 
 
 
KAPAT