BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Turizmde yeni dönem

Turizmde yeni dönem

Turizm Bakanı Mustafa Taşar, ilkin Tarım ve Köy İşleri Bakanıyken ekmeğin poşete girmesi konusunda yaptığı ısrarlı ve yoğun çalışmasıyla dikkatimi çekmişti. Hatta, bu konuda yazdığım bir yazıyla da kendisine destek vermiştim.



Turizm Bakanı Mustafa Taşar, ilkin Tarım ve Köy İşleri Bakanıyken ekmeğin poşete girmesi konusunda yaptığı ısrarlı ve yoğun çalışmasıyla dikkatimi çekmişti. Hatta, bu konuda yazdığım bir yazıyla da kendisine destek vermiştim. Taşar, Turizm Bakanı olunca doğrusu biraz şaşırdım. Ama kendisini Üniversite rektörlerinin ve profesörlerin çağrılı olduğu "1. Turizm Fahri Danışmanlar Toplantısı"nda yakından tanıma fırsatı bulunca bu şaşkınlık yerini takdir duygularına bıraktı. Aslen işletmeci olan Mustafa Taşar, kısa zamanda turizm meselesini bütün cepheleriyle kavramış, pratik çözümler üreten, sorunların en ince detaylarına kadar inen son derece çalışkan, cevval, geniş ufuklu bir profil sergiliyordu. Bakanlık bünyesinde kurduğu A. Takımı ile çağı ve çağın standartlarını yakalayarak Türk Turizmine yeni bir vizyon kazandırmakta, Türkiye'yi aranılır bir marka yapmakta kararlıydı. Sayın bakanın turizmi sağlam temellere oturtmak amacıyla bilim adamlarıyla istişarede bulunması bir bakıma içine kapanık gibi görünen üniversitelere bu konuda sorumluluklarını hatırlatma amacını da taşıması, sivil inisiyatifi harekete geçirmesi bakımından anlamlıydı. Pamukkale'de ANAP Milletvekili Beyhan Aslan ve Denizli Valisi Yusuf Ziya Göksu'nun öncülüğünde gerçekleştirilen fahri danışmanlar toplantısında turizmin hemen hemen bütün sorunları masaya yatırıldı, çözümler ve tedbirler araştırıldı. Beşyüz milyar dolarlık dünya turizm pastasından Türkiye'nin payına düşen sekizbuçuk milyar dolar. Tabii ki Türkiye gibi tarihi eser ve doğa güzelliği bakımından zengin bir ülkenin daha çok kazanması gerekiyor. Yurt çapında bir turizm seferberliği başlatarak bu payı arttırmağa, yüksek standartlı bir turizm politikası geliştirmeğe çalışan Taşar'ın ilk hedefi var gücüyle altyapı sorunlarını halletmek ve bir yandan da ilgi çekici projeleri hayata geçirmek. Osmanlı'ya başkentlik etmiş Bursa, İstanbul ve Edirne arasında turlar düzenlenmesi, Ankara'da ikibinbeşyüz dönümlük bir arazide dünya ülkelerinin kendi kültürlerini sergileyebilecekleri Atatürk Dünya Barış Platformu'nun kurulması, 81 ilin otantik yaşantısının sergilendiği örnek Türk Köyleri'nin inşası, turistler için İstanbul Yaşam Kılavuzu'nun hazırlanması, Eminönü-Salıpazarı, Beyoğlu'nun tarihi eserlerinin restorasyonu (Beyoğlu'nun tarihi kimliğini canlandırarak alışveriş ve eğlence merkezi haline getirilmesi); Salıpazarı'nda Shoping Festivali'nin başlatılması, Yap İşlet Devret modeliyle İzmir, Aydın Kuşadası'nda Kongre Merkezleri'nin kurulması, tarihi İpekyolu'nun canlandırılması amacıyla kervansarayların yapım ve onarımları, Akdeniz ülkeleriyle işbirliği sağlanması, Ağrı Dağı'nın ve Karadeniz'in turizme açılması, Sağlık ve Termal Turizmi'nin geliştirilmesi bu projelerin başlıcaları... Bunları en yetkili ağızdan işitmek bile beni heyecanlandırdı, umutlarımı kamçıladı. Ne diyeyim, büyük düşünüp bunu gerçekleştiren büyüsün, bu ülke için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan doğruluk ve haysiyetiyle gece gündüz seve seve çalışan kazansın...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT