BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bilsem ki Döneceksin

Bilsem ki Döneceksin

Beşiktaş’ta deniz kenarındaki çay bahçelerinden birine gitme teklifini kabul etti. Gidilen yer okula yakındı. Burada saatlerce trafiğe takılıp kalma derdi yoktu. Sohbet için ayrılan vakit yollarda geçmeyecekti.



Beşiktaş’ta deniz kenarındaki çay bahçelerinden birine gitme teklifini kabul etti. Gidilen yer okula yakındı. Burada saatlerce trafiğe takılıp kalma derdi yoktu. Sohbet için ayrılan vakit yollarda geçmeyecekti. Sabiha, yanıbaşındaki Dolmabahçe Sarayı’na ve iki metre ötesindeki denize bakmıyordu. Masanın mermer desenli örtüleri de umurunda değildi. Etrafındaki diğer seslerden etkilenmeden kendisi için anlatılanları dinliyordu. Süha Bey üzerine dar gelen gömleğinin yakasındaki en üst düğmeyi bile iliklemişti. Hiç boşluğu kalmayan yakada ince bir kravat hakimdi. O, buna alışkın olmalı ki konuşurken rahattı. Sözlerinin boşa gitmediğini kontrol için bazen cevabı çok kısa sorular sorup bekliyordu. Neyse ki karşısındaki öğrencisinde henüz sıkılma belirtileri yoktu. Konuyla ilgileniyor ya da öyle görünüyordu. Sözlerini desteklemek için tarihi bilgilerle süsledi... *** Sabiha, sözlerimi sonuna kadar dinledin. İstersen bu konuda yazılmış kitaplar da verebilirim. Senden istediğim, sakın aldatılanlardan olma. Diline, dinine, namusuna ve kültürüne bağlı; vatanını ve milletini seven şuurlu bir insan ol... Süha Bey’in sesi yavaşladı. Kelimeler ağzından güçlükle çıkıyordu. Bu arada gözleri de dolu dolu olmuştu. Sabiha: - Hocam iyi misiniz? diye sordu. O, duymuyordu. Elleriyle yüzünü kapatarak ağlamaya başladı. Genç kız çayını masaya bıraktı. Öğretmeninin ellerini tuttu. Biraz sonra Süha Bey kendine geldi. Ellerini ıslak gözlerinden çekti. Sabiha’nın verdiği kağıt mendille gözlerini kuruladı. İyice sakinleşinceye kadar bekledikten sonra titrek bir sesle sözlerini tamamlamaya çalıştı: - Sakın beni yanlış anlama. Seni buraya getirmekle belki hata ettim. Bilmeni istiyorum ki kızıma çok benziyorsun. Yüzün, bakışların, hatta yürüyüşün bile... İstedim ki bazı gerçekleri bilirsen onlarla mücadele etmen kolay olur. Burası İstanbul... Burası doymak bilmeyen bir şehir... İnsan bazı şeylerin farkına vardığında bazen çok geç kalıyor. Anadolu insanı sanki anasının kucağına saklanmış, devekuşunun avcıyı görüp başını kuma sokması gibi gözlerini de bir güzel kapamış. Köyün yaşlıları köyden elini eteğini çekince meydan ona buna kalmış. Bir bak etrafına neler oluyor... Genç kızın duyguları savunmasını kaybetmişti. Karşısındaki orta yaşlı çınarın en uç dallarında çaresizliğin kanat seslerini duyuyordu. Onun için yapabileceği ne varsa mutlaka öğrenmeli, o yaralı yüreğe merhem olabilmenin çaresini bulmalıydı. - Kızınız?.. Ne oldu kızınıza?.. - Bir zamanlar varlıklı bir aileydik. Babamın Kadıköy’deki konağında rahat bir hayat yaşıyorduk. Ailemiz Osmanlı’dan beri yenilikçi bilinir. Konağımız Avrupa’nın sözde her türlü yeniliklerine açıktı ama son kuşak olarak aslında sefahatin her türlüsünü tadıyorduk. Kızımı yabancı kolejlerden birine yazdırdım. Okulunu bitirdiğinde, onu tanıyamadım. Çünkü rahibe olmaya karar vermişti! Vazgeçirmek için ne yaptıysam fayda etmedi. Israr edince de olanlar oldu. Okulundaki öğretmenleri onu Amerika’ya kaçırdılar. Orada iki yıl özel eğitim gördükten sonra misyonerlik için Asya ülkelerine gönderildiğini öğrendim. Birkaç yıldan beri de hiçbir haber alamıyorum. Bunları okulda yalnızca sana anlatıyorum... Sabiha duyduklarına inanamıyordu. Süha Bey’in hayatındaki belki en önemli sırrını öğrenen ilk öğrencisiydi. O kıza benziyor olması bir babanın bütün samimiyetini göz önüne sermişti. Galiba bu sırrı ondan başka öğrenen de olmayacaktı. Sabiha, Süha Bey’e bu konuyu iyice öğrendikten sonra misyonerlerin faaliyetlerine alet olmayacağını ve bu bilgileri mutlaka arkadaşlarına da anlatacağını söyledi. O günden sonra bir daha bir yerlere gitmeseler bile birbirlerine dost kalmaya söz verdiler. Bu kararı birer bardak çayla kutlama Sabiha’nın fikriydi. Süha Bey’in kutlamaya ilave ettiği yarım kilo yaş pasta ise tadından yenmedi... > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110248
    % 0.84
  • 3.8277
    % -0.93
  • 4.5278
    % -0.49
  • 5.1355
    % -0.16
  • 155.463
    % -0.28
 
 
 
 
 
KAPAT