BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Belirsizlikle yaşamayı öğrenmek (Mustafa SELÇUK)

Belirsizlikle yaşamayı öğrenmek (Mustafa SELÇUK)

Irak savaşı, siyasi gerilim gibi sistematik risklerin yanında, dalgalı kur, yabancı sermaye gibi öngörülemez risklerin de egemen olduğu bir ekonomik ortam için söylenebilecek en uygun tanım “belirsizlik” olabilir. Türkiye, bu kadar çok bilinmezin içinde doğal olarak sürekli bir tedirginlik içinde yaşıyor. Şirketler, yatırımcılar beklenti oluşturmakta ve karar vermekte ciddi açmazlar ile karşılaşıyorlar.



Irak savaşı, siyasi gerilim gibi sistematik risklerin yanında, dalgalı kur, yabancı sermaye gibi öngörülemez risklerin de egemen olduğu bir ekonomik ortam için söylenebilecek en uygun tanım “belirsizlik” olabilir. Türkiye, bu kadar çok bilinmezin içinde doğal olarak sürekli bir tedirginlik içinde yaşıyor. Şirketler, yatırımcılar beklenti oluşturmakta ve karar vermekte ciddi açmazlar ile karşılaşıyorlar. Küresel ekonomi kavramı, sermaye ve yatırımın sınırlarını kaldırıp akışkanlığı sağlayınca, ülke ekonomileri, kontrolleri dışında birçok faktörden etkilenmeye başladı. Kapalı ekonomilerde tahmin edilebilir olan değişkenler, sınırların olmadığı bir ekonomik düzende, belirsizliklerin kaynağı olmaya başladı. Risk ve getiri arasındaki bağ da giderek kuvvetlendi. Türkiye gibi, iç ve dış bir çok gelişmeden çabuk etkilenen bir ülke, zayıf ekonomisini bu belirsizlik ile yürütmeye çalışırken, sık sık problemlerle karşılaştı. Şu an yürütülmekte olan ekonomik programın, bazı dengeleri yerine oturttuğunu söyleyebiliriz. Ancak, bu defa da, döviz kurunun serbestçe dalgalanmaya bırakılmasıyla, daha önce hiç karşılaşmadıkları bir belirsizlikle karşılaştı. Türk ekonomisi. Yıllarca öngörülen, kontrollü kur ile döviz borç alıp, bunu TL cinsinden yatırıma yönelten şirketler ve yatırımcılar, şimdi, dalgalı kurun tedirginliğini yaşıyorlar. Sistem değiştikten sonra 7-8 ay hızla yükselen ve geniş bir bantta inip çıkan kur, son 4 aydır ise yerinde saydığı için insanları endişeye sevk ediyor. Nitekim, Merkez Bankası’nın son bir ayda iki defa faizleri indirmesine rağmen, kurun hâlâ yerinde durması, “faiz aşağı gidince kur çıkar” öngörüsünde bulunanları yanıltınca, elinde döviz varlığı olan da, döviz borcu olan da tedirgin olmaya başladı; ihracatçı malını satamama endişesi taşımaya başladı. Halbuki, ekonomik hayatın içinde bulunan herkesin görmesi gereken bir gerçek var. Küresel ekonomilerde, iç veya dış birçok belirsizlik sürekli olarak var olacaktır. Önemli olan, bu belirsizlik ortamında , şirketlerin ve yatırımcıların esnek bir yapıda olmaları ve çabuk hareket edebilecek dinamik bir strateji izlemeleridir. Türkiye’de ekonomiyi yönetenlerin önceliği, şu an için büyümeyi sınırlı tutarak enflasyonu indirmek ve kamu borcunu vade ve miktar olarak sürdürülebilir bir seviyeye getirmektir. Bu sebeple de, gerek kur, gerekse faiz konusunda, tüketimi artıracak, yani, atıl durumdaki tasarrufları reel piyasaya yöneltecek bir uygulamayı ekonomi yönetiminden beklememek gerekir. Yıllardır borç alarak büyümüş ve tüketmiş bir ekonominin, içine düştüğü sarmaldan başka türlü çıkması da mümkün değildir. Bu noktada, önem arz eden konu, yabancı sermayenin ülke içine çekilerek doğrudan yatırıma yönlendirilmesidir. Böylelikle, ekonomi, borçlanmadan büyüme imkanı bulabilir. Bunun için de makro düzeyde güven telkin eden bir istikrarın sağlanması lazımdır. Şu anda ekonomi yönetimi bunu yapmaya çalışmaktadır. Ancak hep göz önünde tutulması gereken şey, istikrar sağlandığında bile, global bir ekonomik düzenin, genel anlamda her zaman çeşitli belirsizlikler içereceğidir. Dolayısıyla, Türk sermayedar ve yatırımcısının da, belirsizlikten şikayet etmek yerine, bu şartlar altında karar verme ve risk yönetme becerisine sahip olması çok daha akıllıca olacaktır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109247
    % 1.23
  • 3.8254
    % -0.26
  • 4.5078
    % 0.05
  • 5.1125
    % -0.48
  • 153.62
    % -0.29
 
 
 
 
 
KAPAT