BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bilsem ki Döneceksin

Bilsem ki Döneceksin

Sabiha’nın rahatsız olduğunu anlamıştı Sabiha, Lâle’ye seslendi: - Kulağında wolkman, ağzında çikletle nasıl ders çalışabildiğini anlayamıyorum Lâle.



Sabiha’nın rahatsız olduğunu anlamıştı Sabiha, Lâle’ye seslendi: - Kulağında wolkman, ağzında çikletle nasıl ders çalışabildiğini anlayamıyorum Lâle. Lâle wolkmanın sesini fazla açmıştı. Onun ne dediğini tam olarak anlamadı. Müziğin sesine başıyla ve ayaklarıyla tempo tutuyordu. - Bir şey mi sordun? - Okuduklarını anlıyor musun, diye sordum. - Elbette. İstersen tekrar edeyim. - Hayır istemem. Wolkmanın kulaklıklarından sızan müzik sesi Sabiha’yı rahatsız edecek ölçülerdeydi. Lâle her zaman yapmamakla birlikte bu şekilde ders çalıştığı oluyordu. Genç kız arkadaşının rahatsızlığını geç de olsa anladı. Wolkmanı kapatıp dolaba koydu. Çikleti açık olan pencereden dışarı fırlattı. Tekrar kitaplarının yanına döndü. - Düşünüyorum da babama rastlamasan nasıl bir hayatın olurdu? Daha iyi ya da daha kötü. Belki de değişen hiçbir şey olmazdı. Biliyor musun “Rastlantının Böylesi” diye bir film var. Film rastlantıların insan hayatı üzerindeki etkilerini konu alırken “Her rastlantı farklı bir hayatın başlangıcıdır” mesajını veriyor. Helen isimli bir kadın işinden kovulunca eve dönmek için yola çıkıyor fakat metroyu kaçırıyor. Filmde izleyiciye şu soru soruluyor. “Helen metroyu kaçırmasaydı ne olacaktı?” Filmin devamında Helen’in öyküsü aynı anda iki farklı hayatı içeriyor. - Konu oldukça ilginç. Filmi seyretmedim ama ben Necip Bey’le Ankara’da karşılaşmasaydım birinci ihtimal şu anda İstanbul’da olmazdım. İkincisi, büyükbabam beni aramak için arkamdan yollara düşmezdi. Lâle konuşmanın böyle sonuçlanmasını beklemiyordu. - İstersen başka filmlerden bahsedeyim. Hatırlayabildiğimiz eski ve yeni, başarılı filmlere kısa bir yolculuk yapalım. “Babam Söz Verdi” filminde Arnold Schwarzenegger nefis bir oyun sergiliyor. Oğluna bir oyuncak alabilmek için onun başına gelenler herhalde pişmiş tavuğun başına gelmemiştir. Aman Allahım o filmde ne gülmüştüm. - Ben onun “Conan” ve “Terminatör” filmlerini seyretmiştim. O filmlerdeki hareketlerin her karesi gözlerimin önünde... - Aynı filmleri tekrar görmektense insana nefes almayı bile unutturacak bir tempoda başlayan ve hızını hiç düşürmeyen “Hız Tuzağı” nefis bir film, ya da Kanada’lıların “Başka Bir Dünya”sına git. Trajik bir olayın küçük bir kasabada yaşayan insanları nasıl bir araya getirdiğini anlatıyor. Sabrın ve inancın sınırlarını da yeniden çiziyor. Eğer neşeli bir şeyler arıyorsan; Amerikalıların komedilerinden birini tavsiye ederim. “Bebek Firarda”, “Ah Mary, Vah Mary” ya da “Sürpriz Babalar” filmleri uygun. - Bunca filmin ismini, ülkelerini, yönetmenlerini, oyuncularını konularıyla birlikte aklında nasıl tutuyorsun? - Dünya sinemalarından daha yüzlerce ismi ezbere sayabilirim. Aklımda tutmak için özel bir gayret göstermiyorum. Videoda, televizyonda, çoğunlukla da sinemada seyrediyorum. Bir kısmı da sinema dergilerinden aklımda kalıyor. Not korkusu olmayınca insan daha kolay öğreniyor. Buna farkında olmadan öğrenme diyebilirsin. Sabiha son noktayı koydu. - Söyler misin “Yazılılara Kim Çalışacak” filmi hangi sinemada?.. Ya da “Üniversite Sınavına Bizim Yerimize Kim Girecek” komedisi hangi ülkenin?.. > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109015
    % -0.59
  • 3.8624
    % -0.74
  • 4.5529
    % -0.66
  • 5.1834
    % -0.7
  • 156.266
    % -0.22
 
 
 
 
 
KAPAT