BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu mu eşit işe eşit ücret?

Bu mu eşit işe eşit ücret?

Memur maaşları ile ilgili yeni bir düzenleme yapıldı. Hedef, eşit işe eşit ücret sağlamak, ücret dengesizliğini asgariye indirmekti. Bu düzenleme ile, bazı makamlarda bulunanlara 500 milyon, hatta 900 milyonun üzerinde artış sağlandığı belirtiliyor. Halbuki, küçük memur açlık sınırının bile altında. Bu krizden de en çok onlar etkilendi.



Memur maaşları ile ilgili yeni bir düzenleme yapıldı. Hedef, eşit işe eşit ücret sağlamak, ücret dengesizliğini asgariye indirmekti. Bu düzenleme ile, bazı makamlarda bulunanlara 500 milyon, hatta 900 milyonun üzerinde artış sağlandığı belirtiliyor. Halbuki, küçük memur açlık sınırının bile altında. Bu krizden de en çok onlar etkilendi. Yüksek düzeyli memurların aldıkları elbette yetersiz. Ama öbür tarafta neredeyse açlığa terkedilmiş bir kitle var ve bunlarla ilgili hiçbir şey yapılmadı. Bakalım bu düzenleme ne gibi sancıları beraberinde getirir... İsmini saklı tuttuğum bir hakimimizin yazdıkları okununca bu çarpıklık daha iyi anlaşılıyor: “Ben Doğu’da görev yapan bir hakimim . Devletin üç erkinden biri olan yargı mensubu olarak, adalet dağıtırken kendi içimizde adaletsizliğe uğruyoruz. Temsil tazminatı altında 1. Sınıf hakimlere verilen “sus” payından sonra şimdi de açıkça temsil tazminatı almayan tüm hakimleri içerdiği belirtilen KHK’ya rağmen yine sadece bu kez de 1. Sınıfa ayrılmış olan hakimlere zam yapılması öngörüldü. 2001 yılı Ocak ayında Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu, tüm adliyelere gönderdiği yazıda: Yargının asıl yükünü ilk derece mahkemelerin (kısmen 1. Sınıf çoğunlukla 2. Ve 3. Sınıf hakimlerin görev yaptığı mahkemeler, sulh, asliye, ağır ceza mahkemeleri) çektiğini asıl onların özlük haklarının iyileştirilmesini savunurken, son düzenlemeleri kabul etmiş görünüyorlar. Biz, meslekte 1 ile 14 yıl arasında hizmeti olan yargının asıl yükünü çeken hakimler olarak; Yoksulluk sınırının altında 700-800 milyon maaşla, 200 kira 300 milyon mutfak masrafı 100-150 milyon yol masrafı ve daha birçok kalem harcamamızı karşılamaya çalışarak, başımızı dik tutma gayreti içinde kredi kartı borcu ile, evli olmamıza rağmen hâlâ babalarımızdan yardım alarak, geçinmeye çalışıyoruz. Eşit işe eşit ücret deniliyor, 1. Sınıf ve 1. Sınıfa ayrılmış hakimlerle aynı mahkemede ağır cezada görev yapan hakimlerden kıdemli 2 milyar, kıdemsiz 700 milyon maaş alıyor; yetki aynı, görev aynı, sorumluluk aynı, kararda oyların değeri aynı da; “eşit işe eşit ücret” bu mu? Hangi meslekte kıdem farkından dolayı maaş farkı % 300? Maaş düzenlemelerini yapan kurulda eski meslektaşımız sayın Devlet Bakanı Faruk Bal bizim sıkıntılarımızı bilmesine rağmen, neden böyle bir ayrımcı düzenlemeye göz yumdu, anlaşılır gibi değil. HSYK neden sesimizi duymuyor. Sayın Adalet Bakanımız ve sadece idari yönden bağlı olduğumuz Hikmet Sami Türk, reform niteliğinde kanunlar çıkardığını söylüyor. O kanunları uygulayacak olan biz 2. 3. Sınıf hakimler, onları uygulamayı bırakın, geçim sıkıntısından inceleyecek sakin, duru kafa yapımız, halimiz kalmadı; ay sonunu nasıl getireceğimizi, hangi borcu nasıl ödeyebileceğimizi düşünüyoruz. Biz de doğuda görev yapıyoruz. OHAL farkını hakim 20 milyon alırken, polis memuru 200-250, uzman çavuş 400-450 milyonu, çeşitli adlar altında (tazminat vb.) alarak bizden fazla maaş alıyorlar. Maaşımız alay konusu oldu. Tamama yakını, (imtiyazlı 1. Sınıf ve 1. Sınıfa ayrılmış hariç) yoksulluk sınırının altında maaş alan hakimlerin olduğu ve hakim yetersizliği, bina, araç yönünden ülkenin en fakir kurumu olan bir yargı ile mi AB’ye girip, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden, yargı aksaklığından, verilen tazminat mahkumiyetlerine son diyeceğiz?” Küçük bir hata 8 ayda düzeltilemez mi? Telekom Genel Müdürlüğü’ne; Antalya-Elmalı’da bulunan 6188286 numaralı ev telefonumu, 05/02/2001 tarihinde başka bir ile naklettirdim. Naklettirirken telefona ait bütün borçlarımı ödedim. Aradan uzun bir süre geçtikten sonra, Temmuz 2001 ayına ait telefon faturası geldi. İlişiğimi sesip, bütün borcumu ödemiş olmama rağmen, bu yeni borcun nereden kaynaklandığını hâlâ anlamış değilim. Görevli arkadaşları birkaç defa arayıp sordum. “Bir yanlışlık olmalı, tekrar kontrol edeceğiz” demelerine rağmen, bu hatalarını düzeltmediler. En son, il dışındaki adresimi alıp, bana “Temmuz 2001” ayına ait faturayı postayla göndermişler. Tekrar aradım, “bizim bulunduğumuz kurum Antalya/Kumluca ilçesine bağlı, orası göndermiş olabilir”. İhbarname Elmalı çıkışlı. Merak ediyorum, Telekom, yaptığı bu küçük hatayı 8 ayda düzeltemiyorsa, başka hizmetleri nasıl yapar? Bu hatanın biran önce düzeltilmesini bekliyorum. > D. Demirci - TRABZON
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT