BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıskanç

Kıskanç

Haluk amca önde, ardından adım adım onu takip eden Kemal bey arkada içeri girdiler. Avukat Murat ayakta bekliyordu. Herkes ayakta olunca Berrin de ister istemez kalktı. Ama eşine hiç “hoşgeldin” demedi. Kemal bey de Berrin’den yana nedense bakamadı...



Burcu’nun haberi üzerine Murat bey, şimdiye kadar yüz yüze hiç görüşmediği Kemal beyi karşılamaya hazırlanırken Berrin de suçlu çocuklar gibi sonucu merak ediyordu. Ama Haluk amca daha atik davrandı. Murat’a “Siz bekleyin” dedikten sonra kapıya çıktı. İşte Kamel bey, Burcu’nun masası önünde misafir olarak bekliyordu. -Hoşgeldiniz Kemal bey. Haluk, benim ismim. -Hoşbulduk. Telefonda en son görüştüğümüz sizsiniz değil mi? -Evet. Buyurun içeri gelin. Haluk amca önde, ardından adım adım onu takip eden Kemal bey arkada olarak içeri girdiler. Avukat Murat zaten ayakta bekliyordu. Herkes ayakta olunca Berrin de ister istemez ayağa kalktı. Ama eşine hiç “hoşgeldin” falan demedi. Kemal bey de Berrin’den yana nedense bakamadı. Haluk amca durumu iyi idare ediyordu. Kahveler söylendikten sonra konuşmaya başladı: -Kemal bey, gıyabınızda yaptığım tahminin ne kadar doğru olduğunu, sizi gördükten sonra bir kere daha anladım. Öyle art niyetli bir insana benzemiyorsunuz. Öğrendiğim kadarıyla da eşinizle aranıza kara kedi girmesinin sebebi herşeyi açık açık konuşamamaktan kaynaklanıyor. -Doğrudur. -Bakın eşiniz de burada. Biz de her ikinizin konuşmalarına şahit olacak yaştayız. Lütfen çekinmeyin. Saklayacak gizleyecek bir şey olduğunu zannetmiyorum. Konuşun ki aranızda anlaşılmayan neyse ortaya çıksın. Berrin kadınsı duygularla Murat beye hitaben konuştu: -Murat bey, benim boşanmayla ilgili davama bakacak mısınız? Ona göre karar vermek durumundayım. Bu söz bir ültimatomdu. Böylesi konuşmalara karnının tok olduğunu söylemek isteyen bir ültimatom!.. Murat bey, “Şey tabii ki Berrin hanım ama şey” derken Haluk amca tekrar Berrin’e yöneldi: -Bak kızım, elbette ki boşanma davanız şu an yürürlüktedir. Karar elbette sizin olacaktır. Ama biliyorsunuz ki, bir evlilik ayrılmak için yapılmaz. Eğer aradaki sorun ortaya konulur da çözüm bulunamazsa o zaman elbette ki boşanma da bir yoldur. Ama bakın ısrarla sizinle görüşmek isteyen bir insanla karşı karşıyasınız. -Ben kimseyle görüşmek istemiyorum. -Neden? -Ben son görüşmemi yaptıktan sonra kararımı verdim. Bu saatten sonra da kimsenin nasihatini dinleyecek halde değilim. -Hayır, yanlış düşünüyorsunuz. Size nasihat dinletecek falan değiliz. Hem size şunu da söyleyeyim, siz burada bu konuşmayı dinlemek istemeseniz bile mahkemeye gidildiğinde hakim karşısında ister istemez dinlemek zorunda olacaksınız. Çünkü resmiyette şu an için karı kocasınız. Ayrılmak istemenizin nedenini de açıklayacaksınız. Berrin, çantasını sıkıca tutup hızla kendine çekti. Bu bir bakıma, “Hay aksi” der gibi bir tavırdı. Berrin’in hırçınlığına oranla Kemal bey oldukça sakin gözüküyordu. Haluk bey mini bir mahkemeye çevirdiği büroda Berrin’i sakinleştirmiş olduğuna göre konuşmaya başlayabilirdi: -Haluk bey, öncelikle şunu belirtmek isterim ki, Berrin benim hakkımdaki düşüncelerinde yerden göğe kadar haklıdır. Ona o gün öyle sert ve kırıcı muamele yapmamalıydım. Bu söz Berrin’in de hoşuna gitmişti. Çünkü karşısında hatasını kabul eden bir adam vardı. Ama sonunda neler söyleneceğini elbette bilmiyordu... Bu arada kahveler gelmiş ve dağıtılmıştı. Kemal bey, kendisine sunulan kahveden bir yudum bile almaya gerek duymadı. Çünkü heyecanlı olduğu her halinden belli oluyordu. Sadece bir yudum su aldı ve devam etti: -Yalnız, benim hakkımda düşündüğü tüm duygularında yanılıyor. Şöyle ki, ben hiçbir zaman hiçbir şekilde eşimi bir başkasıyla aldatmadım. Aldatmam da... Berrin kükredi: -O Arzu denilen kadın kimdi söyler misin? -Söyleyeceğim Berrin. Eğer müsaade edersen söyleyeceğim. Ama ondan önce sana bir şey daha söyleyeceğim! > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT