BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıskanç

Kıskanç

Berrin, dudaklarını ısırıyordu. Ama ses çıkartamıyordu. Murat bey, bu uyanık iş adamına hayran kalmıştı. Haluk amca ise “Eyvah” diyordu içinden. Şimdi asıl yapmamız gereken bu iş adamını korumak. Çünkü onun üzerine oynanan tehlike henüz geçmiş değil...



Kemal bey, söyleyeceği sözü şöyle bir tarttı. Ama başka çaresi olmadığı için söylemek zorundaydı. -Ben kaç gündür nerdeyim? Nerde yatıp nerde kalkıyorum hiç aklına geldi mi acaba Berrin? -Bana ne nerde yatıp kalktığın? -Benim beş kuruş param yok şu anda biliyor musun? -Eee senin aptallığın. Ben sana bunu demek istemiştim işte. Piyasa kadını dediğin tipler böyledir. Elinde avucunda ne var ne yok yer içer, sonra da suratına bir sakız patlatıp gider. -Öyle mi oldu dersin? -Ya ne olacaktı? Kemal bey, Berrin’i istediği noktaya çekmeyi başarmıştı. Avukat merakla, Haluk bey de konuşmaları tahlil ederek dinliyorlardı. Kemal bey asıl söyleyeceklerini şimdi söylemeye başlıyordu: -Peki hayatım, bu arada hiç bankaya gidip de hesabına bir baktın mı? -Nasıl yani? -Hiç bankada ne kadar paran var öğrenmek istedin mi? -Benim bankada param falan yok. -Ama şimdi var. Haluk beyin gözleri ışıdı. Bilmeceyi çözmüştü kurt adam. “Bir dakika!” dedi ve konuşmaya başladı: -Kemal bey, yoksa tahmin ettiğim gibi mi? Bütün servetini eşine mi verdin? Berrin bu sözle bir tuhaf oldu. Kemal bey ise, gayet sakin başını salladı: -Evet Haluk bey... Bütün param şu an Berrin’in hesabına yatmıştır. Avukat Murat, Berrin’le birlikte şoktaydı: -Neden böyle bir yol seçtiniz Kemal bey? -Berrin’e olan sevgimi, ondan başkasıyla ilgim olmadığını, kimsenin de benim tırnak tırnak çalışarak kazandığım paramı elimden alamayacağımı göstermek için. Haluk bey: -Anlaşıldı Kemal bey... Bu işte bir yanlış anlaşılma olduğu anlaşıldı. Lütfen öyleyse eşinizi fazla üzmeden anlatın şu kâbus dolu günlerin gerçek yüzünü... Anlatın da bizim şahitliğimizde ortaya çıksın gerçekler. -Evet beyler. O Arzu denilen kadın bana gönderilen bir tuzaktı. Asıl amaç benim şirketimi ele geçirmekti. Fakat ben eşimden başkasına meyledecek bir insan olmadığım için bu oyuna gelmedim. Tabii bunu Berrin’e o dönemde anlatamazdım. Neticede adamlar kadınla beni elde edemeyince, bu kez anlaşmaya zorladılar. Onda da başarılı olamayınca, benim üzerime yaptıkları hesaptan dolayı ortaya çıkan zararları sebebiyle benden intikam almaya kalktılar. Beni her an öldürmek için aramaktalar. Halen de hayatım tehlikede. Ama ben, bütün buna rağmen, kazandığımı eşim için, kendimiz için kazanmıştım. Dedim ki, hiç olmazsa ben ölsem bile Berrin mağdur olmasın... Berrin, dudaklarını ısırıyordu. Ama ses çıkartamıyordu. Murat bey, bu uyanık iş adamına hayran kalmıştı. Haluk amca ise “Eyvah” diyordu içinden. Şimdi asıl yapmamız gereken bu iş adamını korumak. Çünkü onun üzerine oynanan tehlike henüz geçmiş değil. -Kemal bey, şu anda halen aranıyorsunuz değil mi? -Evet aranıyor olmalıyım. -Demek ki eşinizi aramalarının sebebi de ondan. -Hayır hayır... -Ya neden, dedi Murat? Kemal bey acı bir gülümsemeyle cevapladı: -Maalesef paralarımın hepsini Berrin’e yatırdığımı, benim sevgili eşim beni merak edip öğrenmeden evvel, o adamlar öğrenmişler de ondan. Sonra Sedef’ten aldığı bilgileri anlattı Kemal: -Sana Berrin beni aradığında verilmek üzere bir not bırakmış ve herşeyi oraya yazmıştım. Ama sen aramamışsın bile. Tabii benden ayrılmak için çaba harcadığından o taraf hiç aklına gelmemiş. Ama bu notu adamlar bir tesadüf sonucu öğrenmişler. O yüzden beni bırakıp seni aramaya başlamışlar. Berrin, “Şimdi beni mi öldürecekler?” dedi. Ama Kemal bey sevgisini bir kez daha ortaya koyuyordu: -Hayır Berrin. Sen ölmeyeceksin. Çünkü sen beni kalbinden silip atsan da ben seni atmadım. Seni korumak için canımı da ortaya koyacağım merak etme. Şimdi Rasim denilen adamla hesaplaşmaya gidiyorum. > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT