BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıskanç

Kıskanç

Kemal beyle hiç vedalaşmadan kapıya yöneldi Berrin Hanım. Kimse bir şey söyleyememişti. Kapıyı açtı. Dışarı çıktı. Ardından kapı kapandı... Haluk amca Kemal beye döndü ve eşinin, gitse de eninde sonunde geri döneceğini söylüyordu...



Kemal bey, hanımının kiminle konuştuğunu bilmediği gibi, ne konuşulduğunu da elbette bilmiyordu. Berrin’in Kemal’e bakışları enteresandı. Sanki, “Seninle ilgili bir bilgi var, bu neyin nesi?” der gibi bakıyordu. Kemal bey ise hiçbir şeyden habersiz dudak büktü bu hale. Ama telefondaki ses, “Sevgili eşinizle ilgili bir bilgi” dediğine göre bunu mutlaka öğrenmeliydi. Cevap verdi Berrin: -Sizinle ancak bir şartla görüşebilirim. -Nedir şartınız? -Yanımda avukatım da olmalı. -Avukatlık bir iş yok ki Berrin hanım. Bir sır öğreneceksiniz. Bunun karşılığında da beni göreceksiniz. Ben paramı alacağım gideceğim. -Ne sırrı bu? -Şimdi söylersem sır olur mu? Neyse tamam avukatınızla birlikte olsun. Ama bir başka kişiyi asla kabul etmiyorum. -Peki söyle o zaman nerede görüşeceğiz? Çete başı, hemen herkesin uğradığı çay bahçelerinden birinin adresini verdi ve ekledi. -Elinizde bir gazete olacak. Avukatınızla birlikte köşedeki masada oturacaksınız. Ben sizin geldiğinizi görünce yanınıza geleceğim. Eğer şüpheci bir tutum içinde olursanız beni göremez ve sevgili eşinizle ilgili sırrı da öğrenemezsiniz. -Peki, tamam. Berrin telefonu kapattı. Sonra avukatına döndü: -Yarın bu görüşmeyi mutlaka yapmalıyız Murat bey. Çok önemli. Kemal devreye girdi: -Ne görüşmesi bu? Kimdi arayan Berrin? -Lütfen benim işime karışmayınız. Siz nasıl ki geldiniz kendinizi anlattınız. Bir de ben öğrenmeliyim sizi. Ona göre kararımdan ya vazgeçecek ya da bu evliliği mahkemeye taşıyacağım. Kemal bey boynunu büktü. Acı acı gülümsedi: -Siz bilirsiniz Berrin hanım. Ama bu sizin için son bir şanstı. -Hiç fark etmez. Haluk amca bir anda yeniden gerilen ortamı yumuşatmak için konuştu: -Yahu durun hemen parlamayın. Ne son şansı? Ne araştırması? Eşler birbirine geri dönüşü olmayacak sözler söylememeli. Sonra Berrin’e döndü: -Berrin hanım, bu öğreneceğiniz şey nedir? -Bilmiyorum Haluk bey. Ama öğrenmek durumundayım. -Peki öyle olsun. Öğrenin bakalım. Ama temennim odur ki, bu öğreneceğiniz şey ne olursa olsun, ani karar vermeyin. Sakin kafayla bir kez daha düşünün. Berrin, tekrar Murat beye döndü: -Siz yarın benimle birlikte söyleyeceğim adrese gelirsiniz değil mi Murat bey? -Ee tabii gelirim. -O zaman mesele yok. Şimdilik görüşmek üzere. Bu sözden sonra, Kemal beyle hiç vedalaşmadan kapıya yöneldi Berrin. Kimse bir şey söyleyememişti. Kapıyı açtı. Dışarı çıktı. Ardından kapı kapandı... Haluk amca Kemal beye döndü: -Dokunma Kemal bey. Bir merakı var onu gidermesi lazım. O eninde sonunda geri gelecek. -Şu kadınlardaki düşünceyi görüyor musunuz? Ben servetimi çekinmeden ona bağışlıyorum. O ise benim hakkımda bir sır bildiğini söyleyen adamla görüşmeye gidiyor. Kimdir o adam? Ne maksatla görüşmeye gidiyor bilmeden. -Haklısın dostum. Ama şu an yapacak bir şeyimiz yok. Allahtan, Murat beye olan güveni tam. Neyse Murat bey, yarın orada olacağına göre, konuyu daha net öğrenmiş olacağız. -Haluk bey, ben bu şüpheci duygulardan bıktım biliyor musunuz? Artık bıktım yamalı sevdalardan. Bir insan eşine en ufak bir durumda şüpheyle bakarsa o kadından eş olur mu? Dolayısıyla bu iş burada son bulacak gibi gözüküyor. Haydi Allahaısmarladık. İkramınız için teşekkürler... > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT