BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hürriyetten korktukça!..

Hürriyetten korktukça!..

Milletimize çok gördüğümüz hürriyetleri vermekten korktukça, anlaşılan bu kavga bitmeyecektir! Hemen belirtelim ki, içeride ve dışarıda bizim kavgamızdan medet uman ve bundan dolayı kendilerine vazife çıkartanların ekmeğine bir kere daha yağ sürüldü!



Milletimize çok gördüğümüz hürriyetleri vermekten korktukça, anlaşılan bu kavga bitmeyecektir! Hemen belirtelim ki, içeride ve dışarıda bizim kavgamızdan medet uman ve bundan dolayı kendilerine vazife çıkartanların ekmeğine bir kere daha yağ sürüldü! Avrupa Birliği'ne girmek ve bunun için de bir sürü hak ve hürriyetlere sahip olmak mı istiyordunuz; alın işte; devletin resmî bayram ilan ettiği Nevruz Günü'nde yaşananları ve kutlama biçimlerini gördünüz! Bundan önce; 1 Mayıs Bahar Bayramı adı altında resmi olarak ilan edilen günlerde aynı kaotik ortamı yaşardık. Öyle ki, bayramı (!) kanla kutlar, kanlı gün olarak anardık! Neyse ki, 80 İhtilali bu günü bayram olmaktan çıkardı ve o meşum günler gerilerde kaldı. Tesadüfe bakın ki, Nevruz da bir bahar bayramı. İslamiyet'ten çok önce, Orta-Asya'daki Şaman Türkleri tarafından da kabul görüp bugünlere taşındı. Süleyman Demirel'in son Başbakanlık döneminde (Nevruz) millî bayram olarak kabul edildi. Daha önceleri anlamsız bir şekilde yakılan ateşlerin üzerinden gafil halk atlarken; bundan böyle; belediye başkanları, milletvekilleri, bakanlar ve başbakanlar atlar oldu! Hayrettir ki, Nevruz; 23 sene boyunca birbirini boğazlayan ve şu anda ülkeleri yabancı askerlerin işgali altında bulunan Afganistan'da bile olaysız geçerken, Türkiye'de kan aktı! Görüyorsunuz değil mi; bu meselede bile, dünyada emsalimiz yok! Eğer, Nevruz, iddia edildiği gibi milli bir bayramsa; bu günde milli birlik ve beraberliğimizin pekişmesi lazım gelmez mi?! Ayrılığın ayyuka çıktığı, kan ve gözyaşının aktığı ve neredeyse bölücülük provalarının yapıldığı böyle bir güne bayram denebilir mi? Bayramın bu ise, acaba acılı günün nasıldır diye sormazlar mı adama?! Bununla beraber; Diyarbakır Valiliği kutlamalara müsaade ediyor; 100 binin üzerinde insanın toplandığı alanda en ufak bir olay olmuyor! İstanbul, Mersin ve Adana da ise, valilikler kutlamalara müsaade etmiyor ve bu her üç ilde de; 80 öncesini hatırlatan olaylar meydana geliyor! Madem ki, milli gün ilan ediliyor; o halde neden kutlamalara müsaade edilmiyor? Şayet, Nevruz, bölücülüğe davetiye çıkartacaksa; bu üç ilimizde olduğu gibi, devletin resmi güçlerine taşlı-sopalı saldırıyı doğuracaksa, neden milli gün ilan ediliyor? Çağlar önce; İran'da halkı kendisine taptıran Cemşid; tahta çıkış günü olan 21 Mart'ı (Nevruz) diyerek yılbaşı ve dini bayram ilan etmişti. O putperestler bile, bu günlerini kutlarken kan dökmedi! Bize ne oluyor? Kimlere benzemeye çalışıyoruz veya benzetilmek isteniyoruz? Yazıklar olsun!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT