BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bilsem ki Döneceksin

Bilsem ki Döneceksin

Lâle, eve babasının geleceği saatlerde döndü. Çılgınca bir gece geçirdiği yüzündeki yorgunluktan belliydi. Saçları dağınıktı. Galiba biraz da sarhoştu. Bütün dünyaya meydan okuyabilirmiş gibi umursamaz tavırları vardı. Üzerindekileri iç çamaşırlarına varıncaya kadar değiştirdi.



Sabiha bir gerçeğin o anda farkına vardı Lâle, eve babasının geleceği saatlerde döndü. Çılgınca bir gece geçirdiği yüzündeki yorgunluktan belliydi. Saçları dağınıktı. Galiba biraz da sarhoştu. Bütün dünyaya meydan okuyabilirmiş gibi umursamaz tavırları vardı. Üzerindekileri iç çamaşırlarına varıncaya kadar değiştirdi. Kanepelerden birine sırtüstü boylu boyunca uzandıktan sonra bile o tavırları devam etti. Sabiha bir gerçeğin o anda farkına vardı. Konuşup dertleşmekten, göz göze gelmekten kaçıyordu. Rahatlamak için yaptığı her harekette bir sunilik seziyor, belki de korkuyordu. Konuya bir yerden başlamak Sabiha’ya düştü. - Günün nasıl geçti? Lâle açlığının sinyalini veren uzun bir esnemeden sonra cevap verdi. - Eh işte. Yani fena değildi. Sen ne yaptın? Gittin mi sinemaya? Nihat’la buluştunuz mu? Vereceği cevap her ikisi için de çok önemliydi. Buna rağmen hiçbir açıklamaya girmeden sadece: - Evet, diye cevap verdi. Lâle bekledi. Bu cevap acaba hangi sorusunun karşılığı idi. Ayrıntıları duymayı beklerken, fazla meraklıymış gibi de görünmek istemiyordu. Nihat’ın telefonda söyledikleriyle Sabiha’ya aktardıkları arasındaki fark anlaşılmış mıydı? Bu ucuz numara ile nereye varmak istediğini henüz anlayabilmiş değildi. Yoksa kıskanıyor muydu?.. Nihat zaten anlaşabildiği biri değildi ki. Öyleyse bunun nasıl bir açıklaması vardı? Kendisi için böylesine önemsiz bir konuda vicdanını sorgulamak istemedi. Eğer Sabiha bu konuyu açarsa yanlış anladığını söyleyip geçiştirmeyi plânladı. Şu anda daha fazlası için yorulmak gereksizdi. - Sadece film mi seyrettiniz? - İstiklâl Caddesinde dolaştık biraz. Yürüyerek Eminönü’ne kadar gittik. Oradan da dönüp geldim. - Bir yerlerde baş başa... - Hayır! - Benimle gelsen daha iyiydi. O sünepe çocuktan hayır çıkmayacağını biliyordum. - Bu senin ne beklediğine bağlı. - Onu savunman, hoşlandığını gösteriyor. - Öyle bir şey söylemedim. - Aksini de iddia etmedin. İkisi de bu sohbetin sınırlarını zorladıklarını fark ettiler. Lâle konuyu değiştirerek dikkati kendi üzerine toplamak istedi. - Arkadaşlarla buluştuk, diye söze başladı. Önce Etiler’de bir yerlere takıldık. Sonra Tarabya sahilinde bir yerlere uğradık. Babam geç kalmamı istemiyor. Eğlencenin en güzel yerinde eve döndüm. Yarın yine okul, yine dersler... - İşte hayatın güzelliği burada! Kapının zili her şeyi noktaladı. Necip Bey elinde bir dosya ve iki litrelik bir kola şişesiyle içeri girdi. - Kızlar, daha yatmadınız mı?.. Beni beklemenizin mükâfatı olarak sizlere kola aldım. Lâle babasına sarılıp öpünce Sabiha da teşekkürlerini bildirmek için başını hafifçe eğerek selâm verdi. Necip Bey Sabiha’ya: - Senaryo son hızla ilerliyor fakat bazı endişelerim var, dedi. > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT