BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Milliyetçilik ve liberallik

Milliyetçilik ve liberallik

Bir zamanlar sıkı MHP’li, Milliyetçi ve Muhafazakârken, şimdi büyük bir gazetenin köşesinde, araziye uyup, sıkı liberal-entel olan (eski dostluğumuza hürmeten “liboş” demiyorum) bir yazar, eski bir ülküdaşının kendisine “Siz liberalleştiniz!” demesinden rahatsız olmuş ve milliyetçilikle liberalliğin bağdaşabileceğini savunmaya çalışıyor. Aslında, dedikleriyle iki düşünce tarzının bağdaşamayacağını kanıtlıyor.



Bir zamanlar sıkı MHP’li, Milliyetçi ve Muhafazakârken, şimdi büyük bir gazetenin köşesinde, araziye uyup, sıkı liberal-entel olan (eski dostluğumuza hürmeten “liboş” demiyorum) bir yazar, eski bir ülküdaşının kendisine “Siz liberalleştiniz!” demesinden rahatsız olmuş ve milliyetçilikle liberalliğin bağdaşabileceğini savunmaya çalışıyor. Aslında, dedikleriyle iki düşünce tarzının bağdaşamayacağını kanıtlıyor. Liberallik Aslında, bu konuda, liberalizmin, muhafazakârlığın ve hatta milliyetçiliğin tam olarak tarif edilmemesinden -daha doğrusu edilememesinden- kaynaklanan bir karmaşa var. Hangi liberalizm? Devletin her alanda ve fertlerin her husustaki sınırsız özgürlüğüne karşı olan liberalizm mi? Ekonomide, devletin hiç müdahale etmemesine karşın “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” şeklindeki sınırsız liberalizm mi? Milli hudutları tanımayan,”milli devlet” kavramına ve milliyetçiliğe karşı olan hatta geçmiş Tevfik Fikret’in “vatanım ruy’u zemin, milletim nev’i beşer” sözlerine dayanan aşırı “globalist” liberalizm mi? Ve nihayet “bireylerin sınırsız özgürlüğü” diyerek toplumların bütün geleneksel değer yargılarını hiçe sayan, uyuşturucu ve seks alanlarında alabildiğine müsaadekârlık -liberalizmi mi? Bu tür liberal düşüncelerin ayağa düşürülmesi- TV kanallarındaki programlara dönüştürülmesi “liboşluk” bu tür liboşluğu meslek edinenler de entelektüel değil “entel” oluyorlar! Liberalliğe veya liboşluğa somut örnekler vereyım: Mağdurların değil de suçluların, teröristlerin haklarını savunursanız “liberalsinizdir”... Murat Belge’nin yaptığı gibi Ermeni iddialarının önüne “sözde” kelimesinin konmasına karşı çıkar, ve Öcalan’ın 30.000 kişinin kaatili olduğunu sorgularsanız İsmet Berkan gibi Ermenileri haklı çıkaran Halil Berktay’ın Türk Üniversitesınde kalmasını savunursanız “sıkı” liberalsinizdir. Milliyetçilik Bunlar karşısında, Milliyetçiliği ve Muhafazakârlığı tarif etmek hiç de güç değil. Yukarıda sıraladığım liberalizm ve liboşluk tariflerinin tam aksi. Liberlizmin tek vatanı ve milli devleti tanımamasına karşı, vatanperverliğe kökünden bağlı bir milliyetçilik ve “milli devleti” sonuna dek kesinlikle feda etmemekte direnecek, ırkçı ve şoven olmayan bir inanç sistemi. Bu söylediklerimi ister Recep Peker’in, Mahmut Esat Bozkurt’un, Nihal Atsız’ın görüşlerine bağlayarak aklınızca çaptan düşürmeye çalışın, “Türkçü” Ahmet Ağaoğlu’nun liberalizmi çelişkisini ortaya atın ve isterseniz bazı milliyetçi yazarların da liberal değerlere de önem vermiş olduklarını hatırlatın hatta, bazı milliyetçilerin, Rahmetli Alparsalan Türkeş’in ve hatta benim piyasa ekonomisine ve sınırlı globalleşmeye taraftar olduğumuz gerçeğini ortaya atan; gene de iki görüş “Milliyetçilik”le “Liberalizm” arasındaki keskin, kalın çizgi ve çelişki ortadan kalkmaz. Neticede bir seçim yapmaya hele Avrupa Birliğinin dayatmları karşısında mecbursunuz. Aksi zorlama olur, hele eski Milliyetçilerden gelince, araziye uymak için rasyonalizasyon yapmak dönekliğe kılıf hazırlamak olur! Gene dil meselesi Sayın yazar, savunmasının başında eski ülküdaşının, dilde uydurmacılığın devlet eliyle, Milli Eğitim Bakanlığındaki “sığ ve sekter bir hizip” tarafından ve hatta Cumhurbaşkanı Sezer’in ağzıyla yapılması karşısındaki rahatsızlığına lütfen katılmış. Ben de, daha önce yazdığım gibi, dilimize karşı yapılmakta olan bu saldırılara, şiddetle karşıyım. Cumhurbaşkanımız bu modalara uymamalı, “erekli, gönençli, tümceli, koşutlu” gibi yapay kelimelerle değil makamı gereği halkın ve “cumhur”un anlayacağı dilde yazmalı ve konuşmalıdır. Yoksa yıllar sonra yeni dil modaları çıkabileceği için, O’nun da bugün söylediklerini, çoğumuz anlıyamadığımız gibi, gelecek kuşaklar da hiç anlamazlar. Cumhurbaşkanı bu gaflete katılmamalıdır hatta Milli Eğitim Bakanına emir vererek lügatlerden “istiklal” kelimesini çıkaranların peşine, öncelikle, O düşmelidır. Yoksa dil liboşları, yakında İstiklal Marşını da ortadan kaldırabilecekleri gibi “Cumhur” kelimesini de kaldırırlar!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT