BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Filistin İsrail Savaşı

Filistin İsrail Savaşı

Birleşmiş Milletler 1947’de Filistin’i Arap ve İsrail devletleri arasında böldü. 1948’de İsrail bağımsızlığını ilan eder etmez Arap Devletleri ona karşı saldırıya geçtiler, fakat İsrail hem savaşı hem de toprağı kazandı ve mülteci sorunu ortaya çıktı.



Birleşmiş Milletler 1947’de Filistin’i Arap ve İsrail devletleri arasında böldü. 1948’de İsrail bağımsızlığını ilan eder etmez Arap Devletleri ona karşı saldırıya geçtiler, fakat İsrail hem savaşı hem de toprağı kazandı ve mülteci sorunu ortaya çıktı. Bugün Lübnan’da 376 bin Filistinli mülteci vardır. Suriye’de bunların sayısı 383.000’dir, Ürdün’deki Filistinli mülteci sayısı 1.57 milyondur. Bu surette bugün 2.5 milyon Filistinli yurtlarından dışarda yaşamaktadırlar. İşsizlik İsrail’de yüzde 9 iken Gazze Şeridinde yüzde 48.5 Batı Yakasında yüzde 30.3’tür. Filistinlilerde doğum oranı nerdeyse İsrail’in üç mislidir: Her yüz kişide İsrail’de doğum nisbeti 2.6 iken Filistinlilerde bu yüzde 6.2’dir. Buna mukabil İsrail Yahudi muhacirleri kabul etmektedir. Bugün İsrail’de 5.1 milyon Yahudi ve 1 milyon Arap yaşamaktadır. İsrail ordusunda 163.000 silah altında 425.000 de ihtiyat asker vardır. Buna mukabil Filistinli silah altındakilerin 35.000 kişi olduğu hesaplanmaktadır. Bugün İsrailliler arasında yapılan bir anket, Başbakan Şaron’a halkın yüzde 54’ünün itimat ettiğini ortaya çıkarmıştır. Yedi ay önce bu oran yüzde 77 idi. ABD yönetiminde İsrail politikası şahinler meselâ (Başbakan Yardımcısı Dick Cheney) ve Güvercinler Dışişleri Bakanı Powel arasında bölünmüştür. Deneyimsiz Başkan Bush Şahinlerden yana gözükmektedir. Bush, son olarak “Şaron Filistin saldıralarına askeri cevapta çok ileri gitti zannederim” diye Şaron’u kınamıştır. Telefonla fikri sorulan 1014 ABD’liden “yüzde 65”i Ortadoğuda barış mümkün değil “yüzde 19”u Filistinlilerle İsrail arasındaki şiddetten İsrail daha fazla sorumlu, “yüzde 44”ü “Filistinliler daha fazla sorumlu” “yüzde 54”ü Bush yönetiminin Ortadoğuda barışı sağlamak için yeterli çalışıyor “yüzde 38”i ise yeterli çalışmadı demişlerdir. 9 Ocak’ta İsrailli askerler Gazze’deki Tulkarm Mülteci kampında 50 evi buldozerle yıkmışlardır. Beş gün sonra İsrailliler Doğu Kudüs’te beş ev daha yıkmışlardır. Batı Şeria’daki Tulkarm şehrinde gizli bir bomba ile İsrailli askerler Fatah lideri Racd el Karmi’yi öldürdüler. 18 Ocak’ta İsrail F-16’ları bir Filistin polis karakolunu bombalıyarak 1 kişiyi öldürüp 40 kişiyi yaralamış üç gün sonra Tulkarm’ı işgal etmişlerdir. 31 Ocak’ta Şaron, bir gazeteciye “1982’de imkan varken İsrail Arafat’ı tasfiye etmeliydi” demiştir. 11 Şubat’ta İsrail jetleri Gazze’yi iki gün aralıksız bombaladı. 20 Şubat’ta İsrail uçak ve gemilerle Gazze ve Ramallah’taki Arafat mevzilerine saldırıyorlar, 16 Filistinliyi öldürüyorlar. Tanklar ertesi gün Gazze şehrini kuşatıyor. Filistinlilere karşı yapılan şiddet hareketlerinin bir kısmını yazdık. Filistin de intihar komandoları ile İsrail’le savaşı sürdürüyor. 27 Ocak’ta Wafe İdris adlı kadın komando, ilk kadın komando olarak tarihe geçiyor Kudüs’te bir İsrailli’yi öldürüyor 150’sini yaralıyor. Suudi Prensi Abdullah “İsrail 1967 savaşında kazandığı topraklardan çekildiği takdirde barışın gelebileceğini” beyan etmiştir. Buna İsrail’in yanaşacağını tahmin etmiyorum. Diğer yandan Birleşmiş Milletler de Filistin devletini resmen tanımıştır. Bakalım sonuç ne olacak?
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT