BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çocuk besleme rehberi

Çocuk besleme rehberi

Çocukların beslenme alışkanlığı kazanmasında mutlu bir başlangıcın hayat boyu sağlıklı yeme alışkanlığı gelişimine yardımcı olduğu, neyi ne kadar yiyeceğine genellikle çocukların karar verdiği belirtiliyor... Uzmanlar, sofranın savaş veya pazarlık alanı olmadığını, pazarlıkların çözüm değil, sıkıntı yaşattığını söylerken, öğünlerin bir ceza veya ödül unsuru yerine, beslenmede yeni tekniklerin uygulanmasının faydalı olacağını ifade ediyor... İşte sık rastlanan çocukluk çağı beslenmesinde 5 tavsiye;



Her öğünde aynı besini istemesi Her öğünde istediği besinle birlikte yeni bir besin sunun, birkaç gün sonra çocuk diğer besini de deneyecektir. Genellikle bu sıkıntı kısa zamanda çözülür. Sunulan öğünü reddetmesi Her öğünde ekmek, sandöviç, meyve gibi çocukların sevdi- ği besinleri sofrada bulundurun. Teşvik edici olun, ancak çocuk sunulanı yemezse aç kalacağından korkmayın. Yemek sırasında televizyon Televizyonu kapatın. televizyon aile sohbetini engeller ve çocuğun beslenmesini etkiler. Yemek, ailenin bir araya geldiği özel bir zaman, televizyon saati ise eğleneceği zamandır. Sunulan yemeği beğenmemesi Çocuğun sadece kendi istediğini tüketmesine izin vermeyin, masadaki diğer besinleri yemesini isteyin, eğer uyumlu davranmazsa odasına gitmesini veya masadan kalkmasını isteyin ve bir sonraki öğüne kadar herhangi bir şey yemesine izin vermeyin. Yeni sunulan besinleri reddetmesi Yeni besinler sunmaya devam edin, ancak zorlamayın, yeni tatlar denemeye hazır olması zaman alabilir. Çocuğunuzu sofraya hazırlayın "Çocuğu yemekten 5 dakika önce uyarın, hazırlanmalarına, ellerini yıkamalarına zaman tanıyın. Huzursuz, heyecanlı veya yorgun bir çocuğun yemek için hazır olması zaman alabilir. Çocuğun yemesini istediğiniz çeşitli besinleri satın alırken maceracı ve zeki olun. Esnek olun, eğer çocuk yemekten kaçmaya çalışırsa üzülmeyin. Sağduyulu ve mantıklı olun, çeşitli sağlıklı besinleri tüketen, sağlıklı beslenen iyi bir örnek olun. Sizin önerdiğiniz sağlıklı besinler içinden çocuğun seçim yapmasına izin verin"... Yemek öncesi spor yapın "Çocuklar sofrayı kendi bağımsızlıklarını gösterdikleri bir sahne olarak görür. Bazı öğünleri atlama, yemek seçme, yeni mönüler denemekten kaçınma gibi durumlar genellikle çocuğun normal gelişim sürecinin bir parçasıdır. Zaman içinde çocuk sağlıklı gelişmesi için gerekli olan besinleri yeterli miktarda tüketecektir. Yemek öncesi ebeveyn ve bakıcının da katıldığı çeşitli faaliyetler (yürüyüş yapmak, top oynamak, bisiklete binmek) tüm aile için hem sağlıklı hem de eğlenceli bir ortam sağlar"... Panik atak Kadınların yüzde 20'sinin panik atak yaşadığı, bu hastalığın 25-30 yaş arası doruk noktaya çıktığı bildirildi. Uzmanlardan alınan bilgiye göre, beklenmedik bir anda herhangi bir yerde ortaya çıkan yoğun kaygı, bunaltı ve korku karışımının yaşandığı bir nöbet olarak tanımlanan panik atak hastalığı, her dört kişiden birinde görülüyor. Kişiye kötü bir şey olacağı veya sonunun geldiği, öleceği hissi veren panik atak; çarpıntı, terleme, titreme, sarsılma, boğulma, soluğun kesilmesi, bunaltı, karında ağrı gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Ayrıca, kontrolünü kaybedeceği korkusu, o esnada "hayatım buraya kadarmış" duygusu, ölüm korkusu, ellerde, kollarda, bacaklarda, başta ve birçok yerde uyuşmalar, yanmalar, karıncalanmalar da panik atağın belirtileri arasında yer alıyor. Panik atak hastalarının yüzde 80'ini kadınların oluşturduğu belirtilirken, bu oran genel nüfusa oranlandığında her 5 kadından birinin panik atak hastası olduğu ortaya çıkıyor. Psikolojik ve biyolojik nedenlere bağlanan panik atağın en fazla 25-30 yaş arası ortaya çıktığı, çocuklarda çok az görülen bu hastalığın, 45 yaşından sonra ise görülmediği bildirildi. Panik atağa, şehir merkezlerinde kırsal bölgelere nazaran daha çok rastlanıyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT