BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mareşal ’in günlüğü

Mareşal ’in günlüğü

Mareşal Fevzi Çakmak’ın 1911-1921 yılları arasındaki dönemi bütün detaylarıyla anlattığı günlükleri yıllar sonra Nilüfer Hatemi tarafından gün ışığına çıkarıldı



Milli Mücadele’nin önemli komutanlarından ve Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak’ın, 1 Ocak 1911’deki vefatından bir hafta öncesine, 2 Nisan 1950’ye kadar titizlikle ve askeri bir disiplinle tuttuğu günlükleri ilk kez gün ışığına çıktı. Yıllar süren titiz ve yorucu bir çalışmanın ürünü olarak hazırlanan iki ciltlik kitap, bugüne kadar varlığı dahi bilinmeyen günlüklerin 1 Ocak 1911- 31 Aralık 1921 arasındaki 11 yıllık dönemi ve Mareşal’in ölümünden önceki son günleri kapsıyor. Balkan Harbi, I. Dünya Savaşı’nın muhtelif cepheleri ve en önemlisi Kurtuluş Savaşı yıllarını kapsayan günlükler, Türk milletinin yıkılıştan kurtuluşa yürüdüğü, en zor 11 yılını gün gün bütün ayrıntılarıyla gözler önüne seriyor. Sarsılmaz kişilik İlk başta genç, aktif ve başarılı bir subay olarak sahnedeki yerini alan Fevzi Çakmak, bir süre sonra sahnenin en önemli aktörlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor; yirmi yıl gibi bir süreyle tarihimizin en uzun süre görevde kalan “Genelkurmay Başkanı” olan Fevzi Çakmak’ın bizzat kumandanlık ettiği, Arnavutluk İsyanı’ndan Çanakkale Savaşı’na, Doğu Cephesi’nden Sakarya Savaşı’na birinci ağızdan tanıklıklar, tespitler... En kötü günlerde bile soğukkanlılığını yitirmeyen, sarsılmaz bir askerin 11 yıllık cephe günlüğü; güçlükler, zorluklar ve ölümlerle dolu günlerde dahi hiç yitirilmeyen ümit ve coşku dolu satırları; Dr. Nilüfer Hatemi’nin, Princeton Üniversitesi’nde doktora tezi olarak hazırlanmış. Esere, Mareşal’in ailesi ve gençlik yıllarına ilk kez yayımlanan belgeler ve fotoğraflar da eşlik ediyor. Her satırı belge Fevzi Çakmak, meslek ve özel hayatındaki her önemli olayı, en sevindiriciden en trajiğine kadar defterlerine kaydetmiş, fakat bunu yaparken duygusal yaklaşımlarından uzak durmuştu. Günlüklerin kapsadığı on bir sene zarfında Çakmak, iki çocuğunu, iki kardeşini, babasını ve büyükannesini kaybetmiş, bunlarda bile soğukkanlılığı ve mesafeli yaklaşımını yitirmemişti. Askerlik mesleği onun için herşeyi ifade etse de, rütbe, terfi ve madalyalar hayatındaki en önemli şeyler olmamıştı. Rütbesinin indirilmesi bile onu mesleğinden soğutmamış, aldığı en önemli madalyalar ve ulaştığı en üst rütbeler bile kendine ve hayata bakışını değiştirmemişti. (YKY, 0 212 252 47 00) Kitap’tan... 5 Mart 1915 (Cuma)- Göztepe. Göneş. Elbiseleri terzide, mirliva üniformasına badettebdil, selamlıkda şeref-i müsûle nâil oldum. Zât-ı Şâhâne,”Ben çok tarih okudum, vaktimi boş geçirmedim. Bununla biliyorum ki, düşman donanması Boğaz’dan geçemez”, buyurdular... 18 Mart 1915 (Perşembe)- Göztepe. Güneş. Düşmanın on altı zırhlısı ve üç kruvazörü bugün Çanakkale’yi yedi saat bombardıman etmiştir. Bouvet zırhlısıyla bir torpido batırıldı ve Irresistible ve Ocean zırhlıları ciddi hasra uğradı ve bilahire battı. 1 Kasım 1918 (Cuma)- Beykoz. Rüzgar, mütebeddil. Enver, Cemal, Talat Paşalar’ın firarı. Rumların Beyoğlu’nda bayraklar keşidesiyle nümayişi. 15 Mayıs 1919 (Perşembe)- Beykoz. Yağmur. Daire’ye gittim. Cevad Paşa işe başladı. İzmir’i İngilizler Yunanlılara teslim etti. Tebdili hava için istida ettim. Ben, Cevad, Mustafa Kemal üçümüz Anadolu’da melama karar verdik. 10 Aralık 1919 (Çarşamba)- Ilıca. Güneş. İki saatde araba ile Erzurum’a muvasalat olundu. Kasaba kısmen harap. Hayat-ı umumiye teessüs ediyor. Ekmek yirmi kuruşa. Trabzon ve Samsun’da dahi durum böyledir. Amasya, Tokat’da on kuruşa ve Sivas’ta altı kuruştur. 15 Ağustos 1921 (Pazartesi)- Polatlı. Güneş, yağmur. Bayram, İnler, Katrancı’ya azimet ve avdet. Taşlık terk. Mustafa Kemal Paşa’nın kemiği kırıldı. Tayyaremiz kazaen sukut. Tayyareci şehid, Ankara’ya defin.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110589
    % 1.15
  • 3.834
    % -0.77
  • 4.5217
    % -0.62
  • 5.1257
    % -0.35
  • 155.245
    % -0.42
 
 
 
 
 
KAPAT