BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Filistin’de şehid kanı... Ankara’da 70 milyon... Dünyada izlerimiz

Filistin’de şehid kanı... Ankara’da 70 milyon... Dünyada izlerimiz

Filistin’de Bnb. Cengiz Toytunç’u şehid verdik. Yzb. Hüseyin Özarslan da gazi oldu. Askerlerimiz, ‘Uluslararası Geçici Mevcudiyet’ aracında devriye görevi yaparken saldırıya maruz kaldılar.



Filistin’de Bnb. Cengiz Toytunç’u şehid verdik. Yzb. Hüseyin Özarslan da gazi oldu. Askerlerimiz, ‘Uluslararası Geçici Mevcudiyet’ aracında devriye görevi yaparken saldırıya maruz kaldılar. Katilin İsrailli mi, Filistinli mi olduğu henüz belli değil. Haberler, sağlıklıysa Hüseyin Özarslan, saldırganın Filistin polisi kıyafeti taşıdığını ifade etmiş. Öyle bile olsa Türkiye ile Filistin’in arasını açmak isteyen İsrailli gizli görevlilerin o kıyafete bürünmeleri çok zor değil. Aksi de mümkün. Köşeye sıkıştırılmış Filistinlilerden bir genç, birden karşısına çıkan TIPH Barış gücü arabasına silahını boşaltmıştır. Hakikat herhalde zamanla anlaşılır. Doğru karar, Ankara’nın İsrail’e otopsi izni vermemesidir. Böylece delillerin yok olma tehlikesi bertaraf edildi. Vücuttan çıkacak kurşun çekirdekleriyle çok şey aydınlanır. Bu meselenin adli tarafı. Daha başka taraflar da var... Türkiye, son 20 yılda sadece ticarette değil, eğitim ve askerlikte de dünyaya açıldı. Hafızanızda bir cihan haritası düşünerek şöyle bir ufuk turu yapınız. Türk askeri, Bosna, Kosova, Somali, Filistin/İsrail ve son olarak da Afgansitan’da dünya barışına hizmette bulunmuştur. KKTC, Azerbaycan ve Gürcistan’da ikili ilişkilere dayanarak vardır. Kosova, Filistin ve Afganistan’daki vazifesine devam etmektedir. Bir seyahatimizde Kosova’da bayrağımızı ve askerimizi görmek bizi son derecede hislendirmişti. İngiltere ve bilhassa İngiltere ile Almanya, Afganistan’da komutayı almak için pek hırslılardı. Bugün, o işi Türk ordusuna bırakmak yolunda neredeyse Ankara’ya ricada bulunacaklar. Bize kalırsa türlü olumsuzluklara rağmen, şartlarını olgunlaştırarak ‘evet’ demeliyiz. Risk almadan, büyüme olmaz. Kendi içine kapanmış bir Türkiye ile çağın iddilarına yetişemeyiz. Bundan dolayı ticarette de eğitimde de askerlikte de yer küreye daha da açılmamız gerekiyor. Bölge devleti ve dünya devleti böyle oluruz. Tüccar, sanayici, ihracatçı.. Fevkalade başarılı teşebbüsler içinde. Lisans ve lisansüstü eğitim için Avrupa, Amerika ve dünyanın sair memleketlerinde 50 binden az olmayan gencimiz ter dökmekte. Bir çok devlette kolonilerimiz oluşuyor. Askerlerimizin hizmet verdiği yerleri de az evvel resmettik. Bunlar az muvaffakiyet değil. Dünyada bir Türk gerçeği var. Bu moral unsurunu görmeliyiz. Şehid ve gazimiz, işte bunları düşündürdü. Sadece o kadar mı? Hayır!.. Daha kutsalı da var. Filistin’de onların dedeleri de mübarek kanlarını feda etmişlerdi. Neden? Maksat aynen bugünkü gibi. Bugün, çocuklarımız, dünya barışı için oradalar. Dün de öyleydi. Dün de “nizamı âlem içün” deniyordu. Liderdik ve âlemin nizamı bizden soruluyordu? Sulh, sükûn ve adaletin bekçiliğini yapmaktaydık. Cengiz’le Hüseyin’in kanları, kim bilir toprağın hangi tabakasında dedeleri Hasanların, Alilerin, Mustafaların kanlarıyla buluştu. Ruhlarının cennette sarmaşması gibi. İnsan kaybına üzülmemek mümkün mü? Dal gibi gibi delikanlılar.. Ama mecburuz. Dünyada söz sahibi olmamız, var olamız için gerektiğinde kurban da vereceğiz. Ölmek için ölünmez. Ancak, ucunda ölüm var diye gölgede de kalamayız. Arabistan çöllerinde ne işimiz vardı? Tarzı laflar yabancı ajanlaırn propagandasından başka bir şey değildir. Amerika’nın, İngiliz’in, Fransız’ın, Alman’ın, İtalyan’ın... ne işi var...dı? Cengizler, Hüseyinler sadece dünya barışı için, bölgedeki zulmün durması için, adalet tesisi için ölmediler. Onlar; şehidler ve gaziler, aynı zamanda kendi güzelliklerimizi, Türk milletine bir kere daha tattırdılar. Yer Ankara Kocatepe Camii... Tarih, 28 Mart 2002 Perşembe. Önde bir şehid, Cengiz Toytunç... Bayrağımıza sarılı tabut, musalla taşından cennete kanatlanacak şahin bakışlı bir güvercin gibi. Tabutun önünde devlet-millet omuz omuza cenaze namazı için saf bağlamış, yüzleri kıbleye dönük. Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı, başbakan, üst rütbeden subaylar, vatandaşlar yekpâre bir cemaat halinde imam efendiyle birlikte tekbir getiriyorlar. Daha güzeli düşünülemez... Yüce Allahın huzurunda muhteşem bir tablo. Bu tabloyu, bu millet, ne kadar da özlemişti. 70 milyon, dün oradaydı. Bu ruhu, bu birliği kaybetmemeli. Şehidlerimize rahmet, gazilerimize şifa..millete dirlik..dünyaya huzur...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT