BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıskanç

Kıskanç

Zil ısrarla ama arada bir durup durup çalıyordu... Çaresizliğin verdiği mecburiyetle yavaş yavaş kapıdan tarafa yöneldi. Adımları ürkekti. Tek başına olmanın zorluğunu zerrelerine kadar yaşıyordu. Oturduğu salondan başka yerde lambalar yanmıyordu...



Kemal bey öfkeli ve lakayt bir halde içeri girdiği odadan biraz merak biraz da hürmetle ayrılıyordu: -Görüşmek üzere Rasim bey? -Güle güle koçum. Güle güle... Kemal bey dışarı çıkar çıkmaz, iki tane ızbandut gibi adam Rasim beyin odasına daldı. Bir hoş olmuştu Kemal. Ama kimse kendisine bir şey yapmıyordu. Hatta sekreteryadaki kız, ayağa kalkmış ve şaşkınlığını gizleyemediğini belli eden bir şekilde demişti ki: -Lütfen size ulaşabileceğim telefon numaranızı rica edebilir miyim? -Niçin? -Rasim beyin misafirleriyle görüşme süresi bellidir. Bu süreyi çok çok aştığınıza göre onun yanında özel bir yeriniz olmalı. Ola ki size ulaşmamız istenirse, bunu becerebilmeliyiz. -Anlıyorum. Kemal, telefonlarını yazdırdı. Setreter kız, alelacele not ettiği kâğıdı bilgisayara geçerken, aynı telefonların bilgisayarda da kayıtlı olduğunu görecekti ama henüz bunun farkında değildi. Rasim beyin binasından ayrılan Kemal, bu kez iki günün sonunu merak etmeye başlamıştı. Kendi kendine, “Bu adama güvenmekle hata mı ettim bilmiyorum?” dedi. Ama öyle bir atmosfere girilmişti ki, başka bir şey yapamazdı. Peki Rasim bey o iki adamını niçin çağırmış olabilirdi ki? Yoksa gece yarısı Berrin’i evinden alıp getirmeleri için talimat verecek hali yoktu ya? “Allahım eğer böyle bir çılgınlık yaparsa mahvolurum” dedi.  Aynı saatlerde Berrin, evinde tek başına yarını iple çekiyordu. Kendisine sır söyleyeceğini belirten adam kimbilir Kemal beyin nelerini ortaya dökecekti. İşte o zaman kendisini parayla affettirmeye çalışan Kemal’in foyası ortaya çıkacaktı. “Arzu denilen kadını soracağım. Eğer o kadından bilgi vermezse bir kelime dahi dinlemeyeceğim. Bana Kemal’in benden başkasıyla bir hayatı oldu mu o lazım? Hoş henüz boşanma davasını geri almadım ya” dedi. Kapının zili Berrin’in heyecanını bıçakla keser gibi kesti. Yüreği küt küt atmaya başladı. İşte kendini tehdit edenler kapıya dayanmıştı. Koltuğun içinde büzüştükçe büzüştü. Titrek elleriyle telefona sarılıp hemen Avukat Murat beyi aradı. Murat ise eşiyle birlikte neşe dolu akşamdan sonra mutluluğun tadını çıkartıyordu. Bu mutluluğunun bozulmasına hiç taraftar değildi. Ama ah şu telefon denilen nesne olmasaydı. Telefon sesiyle irkildi. Ayşe de bir tuhaf olmuştu. Muratla birbirinin gözüne bakıyorlardı. Telefon ise çalıyor da çalıyordu. Murat’ın, “Ne yapayım karıcığım?” anlamına gelen bakışlarına, Ayşe “Gel bu akşam bakma ne olur” gibi bir bakışla cevap veriyordu. Murat’ın eli telefona bir türlü uzanamadı... Baktı ki telefon açarsa, bu günkü mutlulukları bir anda yok olabilir, ister istemez vazgeçti. Üstelik Berrin denilen kadından geldiğini sandığı sevgi dolu mesaj, genç avukatı huzursuz kılmıştı. Eşi Ayşe’nin de ihtarıyla birleşince kendisi de iyiden iyiye inanmıştı ki, Berrin belki de kendisine ilgi duyuyor. Dolayısıyla bu telefona bakmak cesaret istiyordu. -Bırak çalsın Murat. -Ben de öyle düşünüyorum zaten. Cevap vermeyeceğim. -Birazdan keser nasılsa... Nitekim bir iki dakika uzun müddet çalan telefon en sonunda susmuştu. “Oh” dedi Murat, “Kurtulduk.” Ayşe ise yorum getirdi: -İşte şimdi onun ümitlerini kesersin. Yarın nasılsa birlikte buluşacaksınız. Gözü patlamadı ya. Geri zekalı şeyler, bir kere yüz verilmeye görsün, arar da ararlar... Berrin ise, gözleri yuvalarından çıkmış halde, telefonun tuşuna basmış, Murat’a ulaşamayacağını anlamanın ümitsizliğiyle gözünü kapıya dikmişti... Zil ısrarla ama arada bir durup durup çalıyordu... Çaresizliğin verdiği mecburiyetle yavaş yavaş kapıdan tarafa yöneldi. Adımları ürkekti. Tek başına olmanın zorluğunu zerrelerine kadar yaşıyordu. Oturduğu salondan başka yerde lambalar yanmıyordu. Kapıya yaklaştı, kapı merceğinden dışarı baktı. Gözlerine inanamadı. Bunlar hiç ama hiç beklemediği iki insandı: -Anne, dedi çocuklar gibi. Kapıyı açtı. Annesiyle babası işte gece vakti karşılarında duruyordu. -Annem, canım annem... -Kızım benim... Nerdesin, ayakta taş olduk... -Size öyle ihtiyacım var ki anne... Ne iyi ettiniz de geldiniz... > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT