BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sağlık meselesi

Sağlık meselesi

Canınız yanarken keyifli olmanız zor. Şu anda, bunca yıldır rahatlıkla yaptığım bir çok hareketi yapamıyor olmanın sıkıntısı içindeyim.



Canınız yanarken keyifli olmanız zor. Şu anda, bunca yıldır rahatlıkla yaptığım bir çok hareketi yapamıyor olmanın sıkıntısı içindeyim. Malum, koskoca Sultan Süleyman bile ‘Olmaya cihanda saadet bir nefes sıhhat gibi’ demiş. Vücudumun yaklaşık her yeri sızlarken ve yatmaktan içime fenalık gelmişken çekilmez bir insan gibi davrandığımı biliyorum. Fakat bilmek bir şeyi değiştirmiyor. Daha güzel görünmek için bunca sıkıntıyı çekmeye değer miydi? Eğer göz önünde bir işiniz varsa cevap hiç şüphesiz evet olacaktır. İnsanlara saygı duyuyorsanız, onların evine her gün konuk oluyorsanız olabilecek en hoş görüntüyü arz etmeniz gerekiyor. Bu bir çeşit mecburiyet aslını isterseniz. Fakat kolay olduğunu söyleyemem. Eliniz kesilse bile günlerce sızlar biliyorsunuz. Bu tip bir operasyonda elinizden çok daha fazla yeriniz kesiliyor. Sürekli yatmanın verdiği sıkıntı ise bambaşka bir vaka. Benim gibi hareketli insanlara verilebilecek en büyük ceza. Çok şikayet ettiğimin farkındayım ama inanın içimden başka türlüsü gelmiyor. Arada yazmaya virgül koyup başımı pencereye doğru çevirdiğimde puslu manzarayı görüyorum. Gri mavi bir havanın altında hapis kalmış Yeşilköy olağan günlerinden birisini yaşıyor. Yan tarafta ki Çınar Otelinin sinemasında acaba şu anda hangi film oynuyor? Genellikle orada izlerim filmleri. Bugün eğer bu halde olmasaydım kesin orada olurdum. Önce D&R’a uğrar yeni kitaplara göz atardım. Sonra sinemaya geçip koltuğuma gömülür filme dalardım. Nasip! Sürekli yatma zorunluluğu, beraberinde bir problem daha getiriyor. Televizyon! Asrın buluşlarından olan ve kazancımın bir kısmını borçlu bulunduğum bu cihaz insanı tüketebilme etkisine sahip. Durduk yerde onun yüzünden gereksiz bilgiler edinip başınızı ağrıtabiliyorsunuz. Mesela son günlerde İbrahim Tatlıses’ten, onun kadınlarından (ne demekse) vs. bıktım usandım. Nasıl bir zihniyetle halkın kafası bunlarla doldurulur ve halk nasıl olur da ‘Yeter!’ diye isyan etmez aklım almıyor. Teknolojik açıdan hayatın kalitesi arttıkça entelektüel açıdan erozyona uğrar derler. Demek ki haklılarmış. Kendime, bu ülke insanlarına acıyorum kusura bakmazsanız. Hatta baksanız da acıyorum. Dünyayı algılayamadığımız için, ömür tükettiğimiz için ve daha binlerce sebepten. Şimdi müsaade ederseniz İbrahim Tatlıses’ten uzak bir uykuya dalmak niyetindeyim.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT