BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıskanc

Kıskanc

Babası hiçbir şey demeden Berrin’in ardına düştü. Berrin babasına yatacağı yeri gösterdi. Tek kişilik bir odada tefriş edilmiş mis gibi yatak duruyordu. Belki hiç açılmamıştı şimdiye dek. Ahmet bey, “Tamam siz de yatın uyuyun” dedikten sonra odanın kapısını kapattı...



“Seni kaybetmekten öyle korkuyorum ki!” Nuriye hanım kocasına bağırdı: - Yahu sen de ne gamsız adamsın? Ne zamandır gelip gittiğimiz yok. İnsan bir sormaz mı? “Damadım nerede? diye usulen olsun sorar. Gözün yatakta. Allah müstehakını versin e mi? -Ne bileyim ben damat nerede? Kimbilir nerededir? -Ayrılar diyorum ayrılar... -Ey kendi başlarına karar verirlerse öyle olur. Sonra ikisi de ağlayıp durur böyle. -Sen baba olarak ne yapıyorsun? -Ne yapacağım canım. Bu yaştan sonra ben kime ne yapacağım? Herkesin aklı başında, Allah Allah. Berrin annesine işaret etti. -Anne lütfen sus. Sonra babasına döndü: -Haydi baba, gel sana yatağını göstereyim. Babası hiçbir şey demeden Berrin’in ardına düştü. Berrin babasına yatacağı yeri gösterdi. Tek kişilik bir odada tefriş edilmiş mis gibi yatak duruyordu. Belki hiç açılmamıştı şimdiye dek. Ahmet bey, “Tamam siz de yatın uyuyun” dedikten sonra odanın kapısını kapattı. Berrin ise çoktan annesinin yanına dönmüştü. Nuriye hanım kocasının bu haline çok üzülüyordu: -Ne yapayım kızım biliyorsun babanı. -Anne geç tamam. Biliyorum tabii... Daha iyi oldu, şimdi daha rahat konuşuruz. Nuriye hanım annelikten öte tecrübeli bir kadın olarak kızına sesleniyordu: -Bak kızım, babanı biliyorsun. Hiç kimsenin işine karışmaz. Onun için hayat, yiyip içmek bir de uyumaktan ibaret. Ne size babalık yaptı ne bana kocalık. Ne yapaydım, ben de hemen isyan mı edeydim. -Ama anne, babam sana karşı değil, herkese karşı ilgisizdi. Ama Kemal benden başka kadınlarla nerelere gidiyor neler yapıyordu biliyor musun? -Hayır kızım. Babanın ilgisizliği aslında hepsinden daha acıydı. Çünkü baban hayatta yaşamıyor. Ona yaşamak denilmez. Ama sıkıysa üç kuruşunu iste bakayım. Verir mi? -Vermez. -Eee gördün mü? Seven insan sevdiğine harcar değil mi? -Orası öyle. -Bak maşallah şu oturduğun eve bak. Saray yavrusu gibi. Bir de tutmuş kendi ağzınla söylüyorsun. Ne kadar parası varsa senin üzerine yatırmış. Böyle bir insan eğer seni sevmiyorsa yapmazdı. -Affedilmek için hepsi. -Neden affedilmek için olacak ki yavrum. Sen kendini ne sanıyorsun. Bulunmaz Hint kumaşı mı? Erkek dediğin gerçekten aldatmaya görsün. Elinde mendil olursun mendil... -Ne yani Kemal beni aldatmıyor mu? -Hiç sanmıyorum. Eğer aldatsaydı böyle hareket etmezdi. -Anne boşversene sen. Benim gönlümü edip boşanma davasından vazgeçmemi sağlamak istiyorsun. Ama ben kararımı verdim bir kere... Onun neler karıştırdığını öğrenecek ve suratına çarpacağım. -Ya bir şey çıkmazsa... O zaman özür dileyecek misin? Berrin sustu... Gururuna yediremiyor gibiydi. Annesi de üzerine düşmedi. Vakit bir hayli geç olmuştu. Nuriye hanımın esnemesinden anladı Berrin. “Gerçi benim hiç uykum yok ama, siz yorgunsunuzdur anne. Yatalım haydi” dedi...  Sabah kahvaltısında kocası Murat beyle çok neşeli konuşuyordu Ayşe. Öyle ki sanki balayında gibiydiler. Onun o hali Murat beyi bile etkilemişti: -Senin şu yaşadığın halden neyi anlıyorum biliyor musun Ayşe? -Neyi? -Seni ne kadar üzmüşüm meğer. -Ama Murat, seni kaybetmekten öyle korkuyorum ki? En ufak bir hareketinden etkileniyorum. -Canım benim, hiç üzülme. Bizim aramıza kimse giremez. -Bugün yine akşamı iple çekeceğim. -Neden? -Neden olacak, o baş belası kadınla görüşeceksiniz ya... Keşke bu davayı hiç almasaydın keşke... -Sen merak etme. -Merak değil, bana sorsan, hiç gitme diyeceğim ama sormazsın ki... > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT