BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bilsem ki Döneceksin

Bilsem ki Döneceksin

Nihat, gayri ihtiyari dönüp bakınca hiçbir şey olmamış gibi çekip gidemedi. Bu arada adamların ikisi de yanlarına geldi. Biri: - Sirkeci ne tarafa düşer? diye sordu.



Çaresiz gözlerle etrafına bakındı... Nihat, gayri ihtiyari dönüp bakınca hiçbir şey olmamış gibi çekip gidemedi. Bu arada adamların ikisi de yanlarına geldi. Biri: - Sirkeci ne tarafa düşer? diye sordu. Nihat onlarla ilgilenmek istemedi, fakat artık çok geçti. - Bilmiyorum, diyerek yoluna devam etmek istedi. Adamlardan biri etrafına göz attıktan sonra cebinden sustalı bir çakı çıkardı. Tek hareketle düğmesine basarak çakının ağzını açtı. Uzaktan görünmesine engel olacak şekilde tuttu. - Delikanlı, senin de hanım ablanın da canını yakmak istemiyoruz. Nihat’ın sinekkaydı tıraşlı yüzü bir anda sapsarı oldu. Kalp atışları ve nefes alışları hızlandı. - Ne istiyorsunuz? diye sordu. Adam pis pis sırıttı. - Önce şu duvarın dibine yaklaşın! Söyleneni yaptılar. Nihat, Sabiha’yı yan gözle takip ederken adamların ona bir zarar vermelerinden korktuğunu açıkça belli ediyordu. Oysa Sabiha ne kadar sakindi. Sanki şu anda yaşadıkları her şey gayet normalmiş gibi davranıyor, hiçbir tepki göstermiyordu. Onun bağırıp çağırması, etraftan yardım istemesi gerekmez miydi? Nihat kendini bir erkek olarak bütün tehlikeyi göğüslemeye, gerekirse canı pahasına Sabiha’yı korumaya hazırlandı. Ne olursa olsun sonuna kadar direnecekti. Adamın elindeki çakı bütün düşüncelerine set çekiyor, adeta elini kolunu bağlıyordu. Adamların tekme tokatları bir yana çakının çelik ucunu vücudunda hissettikçe korku ve ıstırabı dayanılmaz oluyordu. Çaresiz gözlerle etrafına bakındı. Bir polis arabası ya da yakınlarından gelip geçen birilerini aradı. Ne yazık ki yardım edebilecek kimse görünmüyordu. Adamlardan biri gözcülük görevini üstlenmiş, kaçamak bakışlarla devamlı etrafını tarıyordu. Elinde sustalı olan diğer adam ise oluşturduğu şartların yeterli olduğunu anlayınca Nihat’a: - Şimdi cüzdanını görmek istiyorum, dedi. Nihat bu kadarına dünden razıydı. Hemen elini ceketinin iç cebine atarak cüzdanını çıkarıp uzattı. Ne olduysa o anda oldu. Sabiha uzatılan cüzdanı kaptığı gibi gömleğinin yakasından içeri atarken kendisiyle birlikte Nihat’ı da geriye doğru çekti. Onu duvarın dibine yapıştırdıktan sonra önüne geçerek savunma düzeni aldı. Adamlar böyle bir hareket beklemiyorlardı. Şaşırdılar. Sustalı olanı bunu gururuna yediremedi. Elindeki çakıyı Sabiha’ya doğru savurdu. Çakının ucu genç kızın gömleğini sıyırıp geçti. Adamın çakı tutan eline seri bir kesme hareketi indi. Bir çığlık ve arkasından üst üste tekmeler gelmeye başladı. Diğeri, ortağına yardım edecek gibi oldu. Bir döner tekme ile o da kendini bir anda parke taşlarının üzerinde buldu. İkinci hamlelerinde daha bir perişan oldular. Ummadıkları taş, baş yarıyor; yeni yetme bir kız ikisine de göz açtırmıyordu. Bunca yıllık meslek(!) hayatlarında başlarına ilk defa böyle bir felaket geliyordu. Yerden kalkmaya çalıştıkça tekme yiyor, üstelik atılan kuvvetli çığlıklarla sesini ta ötelere bile duyuruyordu. Çok sürmedi. Bir polis arabası kısa bir siren sesiyle oraya geldi. Arabadaki iki polis memuru hemen duruma el koydular. Adamları birbirlerine kelepçelediler. Adamlardan biri Sabiha’ya: - Olup biteni anlatır mısınız? dedi. > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109182
    % 0.02
  • 3.8295
    % 0.32
  • 4.4967
    % -0.19
  • 5.1066
    % -0.19
  • 152.933
    % -0.23
 
 
 
 
 
KAPAT