BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bilsem ki Döneceksin

Bilsem ki Döneceksin

Sabiha, Nihat’ın ailesini düşünerek olayın büyümesini istemiyordu... - Biz şikayetçi değiliz, dedi. Ayrıntıları bunlardan öğrenebilirsiniz. Birinin sustalı çakısı vardı. Buralarda bir yerdedir. Evimize geç kaldık. Hemen dönmek istiyoruz. Müsaadenizle. - Bayan bizimle karakola kadar gelip ifade vermeniz gerekiyor.



Sabiha, Nihat’ın ailesini düşünerek olayın büyümesini istemiyordu... - Biz şikayetçi değiliz, dedi. Ayrıntıları bunlardan öğrenebilirsiniz. Birinin sustalı çakısı vardı. Buralarda bir yerdedir. Evimize geç kaldık. Hemen dönmek istiyoruz. Müsaadenizle. - Bayan bizimle karakola kadar gelip ifade vermeniz gerekiyor. - Ben Emniyet Müdürü Hidayet Bey’in kızıyım. Arkadaşımın babası da kaçakçılık şubesinde görevli. Yeterli mi? Sabiha, Nihat’ın şaşkın bakışları arasında onun koluna girdi. Kalabalığın arasına karıştılar. Polis memurları ellerindeki iki adamın kaçma ihtimallerini göz önünde bulundurarak onları takip edemediler. Görgü tanıklarının ifadesiyle yetinerek adamları arabaya bindirdiler. Karakola doğru hareket ettiler. Sabiha otobüs durağına gelince Nihat’ın kolunu bıraktı. - Sakın bu olaydan kimseye bahsetme, sana inanmazlar. Şimdi kapat gözlerini. Nihat, girdiği şoktan henüz çıkamamıştı. Kim ne söylerse yapmaya hazırdı. Gözlerini kapatıp bekledi. Sabiha duraktaki belediye otobüslerinden birinin gölgesindeydi. Yanlarında kimse yoktu. Elini gömleğinin yakasına soktu. Cüzdanı çıkarıp uzattı. - Gözlerini açabilirsin. Nihat titrek ellerle cüzdanını aldı. Dili tutulmuşçasına tek kelime söyleyemedi. O felaketten kurtulduklarına bir türlü inanamıyor gibiydi. -Sabiha, sen neymişsin böyle! diye kekeledi. Genç kız: - Veda valsi istemem, diye gülümsedi. Şimdi git ve bu akşam bütün gördüklerini unut. - Önce senin gitmeni istiyorum, diye inatlaştı Nihat. Sabiha otobüse binerken: - Haydi oyalanma artık. Benim yüzümden evinize geç kaldın, dedi. Nihat bir başka otobüs durağına doğru yürürken bir direğe çarpmaktan son anda kurtuldu. Yine de burnu acımıştı. - Bu ne biçim veda öpücüğü! diyerek direğe bir tekme attı...  Eve gidince ılık bir duş alıp hemen yatmayı düşünüyordu. Dolu dolu bir gün yaşamış, günün kapanışını sıkı bir müsabaka ile Eminönü’nde tamamlamıştı. Nihat’a kalsa cüzdanını o soygunculara teslim eder, işin içinden bu kadarla kurtulmayı büyük bir kazanç sayardı. Onlardan sadece cüzdanı vermekle kurtulmak mümkün müydü? Geride kalanların kendilerini takip etmemesi için bazen ellerinden geleni yaparlardı. En azından yumruk, tekme ya da birkaç bıçak darbesi... Sonuçta zarar içinde zarar görmek, kan revan içinde kalmak söz konusu olabilirdi. Genç kız erkek arkadaşının yanında onun gururuna dokunacak bir hareket yapmak istemiyordu fakat mücadele kaçınılmaz olmuştu. Böylece sırrını bilen arkadaşlarının sayısı ikiye çıkmıştı. Nihat’ın hayatında yaşayacağı ve sonucunun kendi aleyhine hüsranla biteceğine emin olduğu unutulmaz bir kavgaydı. Sabiha için ise kısa bir süre öncesine kadar müsabakalara hazırlanırken taekwondo kursundaki diğer öğrencilerle yaptığı çalışmanın bir benzeriydi. İki kişinin ve bir cüzdanın savunulması için gerekliydi. Her şeye rağmen eğer karşısındaki insanlar bu üçlü mücadeleyi kazansalardı iki arkadaşın hiçbir şey olmamış gibi yarın okula gidebilmeleri imkânsızdı. Bugün birlikte olduklarını duymayan kalmaz hem de bu arkadaşlıkları Nihat’ın ailesi tarafından öğrenilirdi. Sonraki gelişmeleri ise şimdiden tahmin edemezlerdi. > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109572
    % -0.09
  • 3.8684
    % -0.58
  • 4.562
    % -0.46
  • 5.1465
    % -1.41
  • 156.68
    % 0.05
 
 
 
 
 
KAPAT