BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir renk ustası

Bir renk ustası

Türk resim tarihinin önemli isimlerinden Mahmut Cuda, ölümünün 15. yılında, İş Sanat Kibele Galerisi’nin ev sahipliğini yaptığı bir sergiyle hatırlandı. Manzara, portre ve figür kompozisyonları çalışan Cuda, daha çok natürmortları ile tanınıyor.



Türk resim tarihinin önemli isimlerinden Mahmut Cuda, ölümünün 15. yılında, İş Sanat Kibele Galerisi’nin ev sahipliğini yaptığı bir sergiyle hatırlandı. Manzara, portre ve figür kompozisyonları çalışan Cuda, daha çok natürmortları ile tanınıyor. İdealizmi, doğal güzelliklerin yalnızca mutluluk ve zevk veren yanlarını abartılarak sunulması olarak gören Cuda, anlatımını gerçekçilik üzerine kurarak, figürlerin bu görüş doğrultusunda yorumlanmasına yöneldi. Batı’da yaygınlaşan modern akımlardan etkilenmeyen ve Dr. Kıymet Giray’ın deyimiyle “beğenilere uyan, çağdaş düzeyde eserler” üreten Cuda, Türk resim tarihinin en önemli sanatçıları arasında anılıyor. Hikmet Onat, İbrahim Çallı ve Lucien Simon atölyelerinden geçen ressamın “Kılavuzun Böylesi” ve “Bir Bardak Yağmur Suyu, İçiver Gitsin” adlı eleştiri kitapları da bulunuyor. Zor bir hayat Mahmut Cuda, kalabalık bir ailenin çocuğu olarak 1904 yılında Fethiye’de dünyaya geldiğinde Balkan Savaşı ve büyük bir Dünya Savaşı ufukta görünmeye başlamıştı. Sıkıntılarla geçecek hayatı üç yaşındayken annesini, sekiz yaşında babasını yitirdiği yıllarda başlamıştı. Resme olan yeteneğini çok küçük yaşlarda anlayan Cuda, Cevat Dereli ile birlikte Sanayi-i Nefise Mektebi’ne girdiğinde henüz 14 yaşındaydı. O sıralar ağabeyinin evinde kalıyordu ve İstanbul işgal altındaydı. Cuda yapı olarak lider bir kişiliğe sahipti ve 1923 yılında Sultanahmet’te bir öğrenci evinde Şeref Akdik, Saim Özeren, Refik Fazıl Ekipman, Ali Avni Çelebi, Zeki Kocamemi gibi geleceğin ünlü ressamlarını bir araya toplayıp “Yeni Resim Cemiyeti”ni kurdu ve birlikte sergiler açtılar. Kurtuluş Savaşı’nın ardından kendi imkanlarıyla gittiği Münih’in ardından dört yıllık bir Paris, Lucien Simon atelyesi macerası başlıyordu... Mahmut Cuda 1928 yılında yurda dönünce İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde göreve başladı. Natürmort yorumcusu Mahmut Cuda, sanat hayatı boyunca natürmort ustası ve yorumcusu olarak anıldı. Natürmort temalarına karşı özel ilgi ve sevgisi olan bir sanatçıydı. Güçlü kompozisyon duygusuyla nesneye hakim olmak isteğinin açık bir belirtisiydi bu. Ama aynı zamanda iyi bir portre ressamıydı da. Sınırlı imkanlar içinde Türk resim sanatının önemli temsilcileri arasında özgün bir yere gelmek ve “sanatçıların sanatlarına verdikleri emek karşılığında hayatlarını idame ettirmeleri” gibi bir imgeyi sanatçılar ve toplumda uyandırabilmek Cuda’nın kişiliğinin ve gücünün sağladığı ayrıcalıklar olarak belirgindir. Mahmut Cuda, 1987’de öldüğünde elinde ne yazık ki, bir kaç resim ve bir kaç karikatüründen başka hiç bir şey yoktu. Sebebi ise ekonomik sıkıntılardı. Cuda işte bu yüzden elindeki bütün eserlerini satmak zorunda kalmıştı. Bu önemli sergi, 4 Mayıs’a kadar İş Sanat Kibele Galerisi’nde gezilebilecek. (0 212 316 15 60)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT