BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Üç muhalif!

Üç muhalif!

Mehmet Gündem, "Gündemdeki Altanlar" kitabıyla "Bir fikir portresi" çıkarmaya çalıştığını söylüyor. Eserde, çağımızın üç muhalif portresi yer alıyor: Çetin, Ahmet ve Mehmet Altan...



Çetin Altan, Ahmet Altan ve Mehmet Altan... Türkiye'nin en çok konuştuğu üç gazeteci ve yazar... Bu üç önemli muhalif, ülkemizin en önemli röportajcı gazetecilerinden Mehmet Gündem'in hazırladığı "Gündemdeki Altanlar" isimli kitapta buluştular. Önce baba Altan ve daha sonra oğullarla gerçekleştirilen uzun soluklu röportajın yanısıra eser örneklerine de yer verilen bu derli toplu kitap, hem üç Altan'ı yeniden tanımak, hem de bu arada ülkemizin geçirdiği fikir evrelerini yorumlamak anlamında önem taşıyor. Gündem'le, "Gündemdeki Altanlar"ı konuştuk... "Anlama eyleminin tavır almaktan, beğenmek ya da reddetmekten daha önce gelmesi gerektiğine inanıyorum" diyerek söze başlayan Gündem şunları söylüyor: "Gündemdeki Altanlar çalışması da benim açımdan böyle bir eylemin sonucu. İnsanın en güçlü ve fakat en zor elde ettiği zaman dilimidir, anlamak. Kendini anlamak, 'ötekini' anlamak, hayatı anlamak, var olmayı anlamak... Altanlar özelinde ben de bu süreci yaşadım. Herkesin herkese karşı iyi ya da kötü bir kanaati, herkesin herkes karşısında bir duruş tercihi var. Bunların çok azı bilgi, fakat çok fazlası da kanaatlarla oluşuyor. Temel amacım derli toplum bir Altanlar okuması yapıp anlamayı bilgi düzeyinde gerçekleştirmek ve bu konuda ortaya bir tarz koymaktı. Görev, anlama görevi..." Yazının adamları "Çağın Üç Muhalifi"nin portresini şöyle çiziyon Mehmet Gündem: "Çetin Altan: Hayatını yazıya adamış 'yazıya ihanet etmemeyi' en büyük onur saymış bir yazar... 'Yazıya ihanet etmemenin' ağır bedelini göğüslemiş bir yazı adamı... Kimi zaman en yakınlarınca bile 'serserilik uğraşı' olarak algılanan bir mesleğin müdavimi... 'Can sıkan düşüncelerin' sahibi... Yazının her türünde örnekler sunmuş iflah olmaz bir 'muhalif'... 'Taş'la başlayıp 'Şeytanın Gör Dediği' ile devam eden, bugün 75 yaşında 'enseyi karartmayan' bir gazeteci... Özel bir portre; Çetin Altan... Ahmet Altan: 'Yazıya ihanet etmemeyi' babadan kutsal miras olarak alan, isyankâr, açık sözlü, yine yazıya sevdalı bir başka yazı adam... Soruyu seven, sorgulayan, fakat anlamayı da önemseyen bir edebiyatçı... Yirmibeş yıllık gazeteciliği ardında bırakmış bir yazar... İsyanın, aşkın, kılıç yarasının, duyguların, tarihin, tehlikenin, geceyarısının, yalnızlığın, sonbaharın, kumsaatinin ve daha çok, soruların sahibi; Ahmet Altan... Mehmet Altan: Bu kadar 'suçun' işlendiği bir aileden suçsuz biri çıkabilir miydi? Üçüncü Altan da en az baba ve kendisinden üç yaş büyük ağabeyi kadar 'suçlu' bulundu. O da kendini 'suç'un içinde buldu. Aynı yolun çilesine soyunan bir yolcu daha... Gazeteci... Yazar... Akademisyen..." Özel portreler Altanlar'ın her birinin, kendi başına sundukları bir portresi olduğunu söyleyen Mehmet Gündem,bir de ayrı ayrı sundukları portreleri olduğunun altını çiziyor. "Bu portre, özellikle Türkiye'nin son elli yılına ilişkin çok şeyler söylüyor ve bizi önemli çözümlemelere götürüyor. Altanlar'ın yer aldığı, başarı, dram ve mahkumiyet kareleri üzerinden giderek derinlemesine bir Türkiye okuması yapmak mümkün. Görülecek ki, Türkiye ne yaşadıysa, Altanlar da bu süreçleri anlamlandırarak yaşamışlardır. Altanlar'ın, isyanları, düşünceleri, hüzünleri, yalnızlıkları, Türkiye'nin dokusunda ve Türkiye'nin dokusundan. Altanlar'ın fotoğrafı Türkiye'nin düşünce hayatının albümü içinde değerlendirilmeli" diyor. (İyi Adam Yayınları, 0 212 549 52 52) ‘Pazar Sohbeti’ Kitap üç ana bölümden oluşuyor. Her bir bölüm kendi içinde Söyleşiler ve Seçmeler olmak üzere iki kısımda toplanıyor. Söyleşiler, temelde fikir ararken, aynı zamanda Altanlar'ın hayatlarının ayrıntılarına bakarak da, bu "duruşu" temellendiren oluşum sürecinin arka planını yakalamayı amaçlıyor. Çünkü her bir duruşun, bir "akli bilgi" cephesi, bir de hayat içinden çıkıp gelen ve zamanla huy halini alan "tecrübi bilgi" cephesi vardır. Seçilen makaleler de yine bu yaklaşıma denk tutulmaya çalışıldı. Söyleşiler son beş yıla dağılmış olarak gerçekleşti. Bu yıllar içinde, söyleşilerin bir kısmı da "Pazar Sohbeti" kapsamında yayınlandı. Seçkisi yapılan makalelerin yazıldığı tarihler özellikle belirtilmedi. Bu tercih yapılırken yazının zamana dayanıklılığına bir başka açıdan işaret edilerek, aslında Türkiye'de onlarca yıl içinde değişen pek az şeyin olduğu belgelensin istendi. Bu yaklaşıma göre "tarih belirtmemek" ilk anda bir çelişki gibi algılanabilir olsa da, kitap bir bütün olarak ele alındığında bu tercih daha net anlaşılacak.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT