BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıskanç

Kıskanç

Berrin’den ayrılan Murat doğruca bürosuna gitti. Haluk amca hiç de meraklı değildi. Ama “Ne oldu, sırrı öğrenebildiniz mi?” demekten de kendini alamadı. Murat ona yaşadıklarını anlattıktan sonra, yarın bu düğümün çözüleceğini tahmin ettiğini söyledi.



Berrin, yaşadıklarına inanamıyordu. Kendinde mi bir tuhaflık vardı? Çevresindeki insanlar mı bir garipti? O telefonla konuşup görüşmeye gelen adam, Rasim bey ismini duyunca nasıl da sırra kadem basmıştı. Bütün bunlara bir mana veremiyordu. -Murat bey, lütfen beni yalnız bırakmayın. -Bırakmam Berrin hanım. Merak etmeyin. Ama Rasim bey bizi makamına bekliyor. -Hayır! Hiçbir yere gitmek istemiyorum artık. -Peki ne olacak? -Bilmiyorum. -Öyleyse ben arayayım Rasim beyi. Büroma çağırayım. Orada görüşelim. -Bilmiyorum. Siz nasıl derseniz öyle olsun. -Peki ben bu görüşmeyi ayarlayacağım. Merak etmeyin. Siz sadece yarın öğleye doğru büromda olun. -Tamam. Ama belki yalnız gelmeyebilirim. -Nasıl isterseniz. -Görüşmek üzere... Berrin’den ayrılan Murat doğruca bürosuna gitti. Haluk amca hiç de meraklı değildi. Ama “Ne oldu, sırrı öğrenebildiniz mi?” demekten de kendini alamadı. Murat ona yaşadıklarını anlattıktan sonra, yarın bu düğümün çözüleceğini tahmin ettiğini söyledi. Haluk amca biraz düşündükten sonra elini telefona attı. Nereyi aradığını kimle görüşmek istediğini söylememişti bile. Ama az sonra kiminle görüştüğü konuşmalarından anlaşıldı: -Alo Kemal bey, ben Haluk. Hukuk bürosundan arıyorum. Yarın ne yapıyorsunuz? -Hiçbir şey. Ne yapabilirim ki? -Siz Rasim bey adında birini tanıyor musunuz? -Tanıyorum. Benim hayatımı alt üst eden adamı tanımam mı? -Sizden bir ricam olacak. Beni kırmayacağınızı ümit ediyorum. -Buyurun. -Yarın öğleye doğru büroma gelebilir misiniz? Sizinle görüşeceklerim var. -Olur gelirim. -Teşekkür ederim. Murat, Haluk amcaya şaşkın şaşkın bakıyordu: -Yahu amca sen ne yapıyorsun? Bütün işleri alt üst edeceksin? -Hayır evlat, alt üst olmuş işleri düzeltmek için bundan daha önemli fırsat olamaz. Sen işine bak. Bu da benim işim. -Peki öyle olsun...  O akşam eve gelen Murat’ı, hanımı Ayşe merakla bekliyordu. Kapıdan içeri girer girmez sordu: -Neymiş sır öğrenebildin mi? -Maalesef hayır Ayşe. -Neden? -Adam konuşmaya fırsat kalmadan bir telefon geldi. Bir de baktık yanımızdan kaybolup gitti. -Beni kandırmıyorsun değil mi? -Ayşe neden kandırayım hayatım. Sana doğrusunu söylüyorum. -Yanınızdaki adam birden bire kaybolup gitmek için mi gelmişti. -Anlaşıldı. Sen yine bana inanmayacaksın. -İnanmıyorum. Siz o kadınla birlikte buluşmaya gittiniz. -Ayşe! Rica ediyorum şu kıskançlık duygularını at. Zaten ne olursa bu yüzden oluyor. Sana herşeyi açık açık söylüyorum. Bak yine açıkça söylüyorum. Yarın bu konuyla ilgili bir başka adamla büromuzda görüşeceğiz. -Berrin’le birlikte yine değil mi? -Evet. Bak her şeyi açık açık söylüyorum. -Peki öyle olsun Murat. Ama ben de her şeyi açık açık söyleyeyim. Yarın herşey bitebilir. Buna hazırlıklı ol. -Ne demek istiyorsun Ayşe? -Yarın görürsün sen. > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109247
    % 1.23
  • 3.8254
    % -0.26
  • 4.5078
    % 0.05
  • 5.1125
    % -0.48
  • 153.62
    % -0.29
 
 
 
 
 
KAPAT