BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Boykot çağrısı

Boykot çağrısı

İnternet ortamında dolaşan bir e-mail mesajında herkes boykota çağrılarak, “İsrail kökenli ürünlerin hepsi, gelirlerinin büyük kısmını İsrail’e gönderiyor. İsrail’in ise hangi amaçlar için kullandığını hepimiz biliyoruz” deniliyor. Protesto şart Anadolu Aslanları İşadamları Derneği Başkanı Gültekin de, “İnsani değer taşıyan herkes İsrail’i protesto etmelidir” derken, MÜSİAD Başkanı Bayramoğlu, “Türk işadamları İsrail’le iş yapmayı bıraksın” çağrısını yaptı. M60 tankları IMF emri mi? Azerbaycan basını ve Fox TV, “M60 tanklarının onarımının İsrail’e verilmesinin IMF şartı olduğunu” ileri sürdü. Kiliseye saldırı:1 ÖLÜ İsrail ordusu, Beytüllahim’de aralarında kadın ve çocuk da bulunan 200’ü aşkın Filistinli’nin sığındığı Nativitas Kilisesi’ne tanklarla saldırdı. Kilisenin zangocu otomatik silahlarla öldürülürken Papa, Bush’a mektup göndererek, “İsrail’i bir an önce durdur” dedi.



Boykot çağrısı İSTANBUL (İHA)- Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Başkanı Ragıp Gültekin, ASKON olarak, İsrail’in Filistin topraklarına yaptığı ihlali eşkıyalık olarak değerlendirdiklerini, İsrail askerlerinin Filistin halkına yaptığı vahşeti nefretle kınadıklarını bildirdi. Ragıp Gültekin, yaptığı yazılı açıklamada, Ortadoğu’nun en hassas kesiminin, son günlerde büyük bir şiddete sahne olduğunu belirterek, “Ne yazık ki yıllardır devam eden hadiselerin dozajı biraz daha artmış bulunmaktadır. ASKON bu vahşeti şiddetle kınıyoruz. Ve eşkıyaca yapmış oldukları toprak ihlalini de nefretle kınıyoruz. Yüreğinde zerrece insani değer taşıyan herkesi bu işgali protesto etmeye, Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat ve Filistin halkıyla dayanışmaya çağırıyoruz” dedi. “İlişkiler askıya alınsın” İsrail’in Filistin’de yürüttüğü saldırılar üzerine yazılı bir açıklama yapan Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Ali Bayramoğlu, tüm Türk firmalarını, İsrail’in Filistin üzerindeki baskısı sona erene ve Arafat tekrar özgürlüğüne kavuşana kadar İsrailli firmalarla olan ticari ilişkilerini askıya almaya davet etti. Bayramoğlu, Afganistan konusunda aktif rol oynamaya çalışan Türkiye dış politikasının, Filistin konusunda tarihe kara harflerle geçecek kadar duyarsız kaldığını belirtti. İnternet’ten tepki İsrail hükümetinin Filistin halkına yönelik uyguladığı vahşet, Türk halkının tepkisine neden oldu. İnternet üzerinden İsrail hükümetini protesto eden vatandaşlar, İsrail menşeli ürünlerin boykot edilmesini istedi. İnternet kanalıyla İsrail menşeli ürünleri boykot etmeye davet edilen maillerde, “İsrail ürünlerini protesto edelim. Bu markaların bazı ürünleri, Türkiye’de bulunuyor ve bu ürünlerin hepsi, gelirlerinin büyük kısmını İsrail’e gönderiyor. İsrail’in ise hangi amaçlar için kullandığını hepimiz biliyoruz. Lütfen biraz daha duyarlı olup, yapılanları paramızla finanse etmeyelim, desteklemiş olmayalım” ifadelerine yer verildi. Başkentte de 25 sivil toplum örgütü, Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat’ın karargahının abluka altına alınmasını kınadı. Powell: Şaron ABD’ye zarar verdi ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, Şaron’u uyararak, “Senin yüzünden şu anda hem İsrail, hem de ABD ağır bedel ödüyor.” dedi. Olaylardan büyük kaygı duyuyorum. Filistin’in devlet olması bizim için çok önemli” dedi. Beyaz Saray Sözcüsü Ari Fleischer da, Şaron’a seslenerek, “Barış, ancak barış yolunda atılacak adımlar sonucunda sağlanabilir. Askeri çözümlerle değil” dedi. Şok iddia: Tanklar IMF’nin şartı mı ? ANKARA - İsrail ile Türkiye arasında imzalanan tanklarının modernizasyonuyla ilgili ihale, Filistin topraklarının işgal edilmesinden sonra kamuouyunun gündemine oturdu. Muhalefet ihalenin iptalini isterken, hükümet ihalenin iptal edilmeyeceğini açıkladı. Bazı internet siteleri ve gazetelerde yayınlanan haberlerde, tank ihalesinin İsrail’e verilmesi, IMF’nin kredi şartı olarak gösterildi. 24 Ocak 2001 tarihinde arabicnews.com’da Bakü’ye ait Millet Gazetesi kaynak gösterilerek verilen haberde Devlet Bakanı Kemal Derviş’in IMF’den kredi sağlarken 170 tankın modernizasyon ihalesini İsrail’li “AMA” firmasına verilmesi konusunda söz verdiği öne sürülmüştü. Habere göre, Türkiye’ye sağlanan IMF kredisinin bir bölümünün (700 milyon dolar) tank ihalesine yani İsrail’e aktarılacağı yer alıyor. Kiliseye saldırı BEYTÜLLAHİM - Filistin'de Müslüman katliamı yapan İsrail askerleri dün de Beytüllahim'de aralarında kadın ve çocuklar da bulunan 240 Filistinli'nin sığındığı Yeniden Doğuş Kilisesi'ne (Nativitas Kilisesi) girdi. Filistinlilerle İsrailliler arasında çatışma yaşandığı belirtildi. Ancak İsrail bölgeye yerli ve yabancı hiç bir basın mensubunu yaklaştırmadığı için ölü ve yaralı sayısı hakkında bilgi edinilemedi. Hıristiyan dünyası tarafından Hz İsa'nın (a.s.) doğduğu yer olduğuna inanılan bölgede inşaa edilen kilisede 60 da Hıristiyan din adamı bulunuyor. İçerideki rahiplerden biri İsrail askerlerinin, kilisenin bulunduğu kompleksin arka kapısını havaya uçurarak içeri girdiği ve Filistinlilerle çatışmaya başladığını söyledi. Kilisede bulunan rahiplerden İbrahim Faltas, İtalyan Rai televizyonuna telefonla yaptığı açıklamada, "İsrail askerleri Filistinlilerin bulunduğu kilisenin kapısını kırdı. Durum çok ciddi" dedi. Rahip Fatas, manastırda bulunan Filistinlilerle içeri giren İsrail askerlerinin çatıştığını belirtti. Kendilerinin çatışmanın ortasında kaldığını belirten rahip, "Tehlikedeyiz. Bizi kurtarın" çağrısını yaptı. Bölgeden alınan ilk bilgilere göre, Nativitas Kilisesi'nin 43 yaşındaki Samir İbrahim Salman adlı Filistinli zangocunun İsrail askerlerinin ateşi sonucu öldürüldüğü öğrenildi. Kilisedeki rahiplerden Antoni Salman da güvenliklerinin olmadığını ve binadaki yiyecek stoğunun hızla tükendiğini söyledi. Rahip Salman, kilisedeki kişilerin siyasi sığınmacı statüsünde olduklarını ve teslim edilmelerinin sözkonusu olmadığını açıkladı. Bu arada Papa II. Paul de, ABD Başkanı George W. Bush'a bir mektup göndererek, "Acil olarak duruma el koyun ve bu savaşı durdurun" dedi. “İsrail’inki soykırım” ANKARA- Başbakan Bülent Ecevit, DSP TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Ortadoğu’ya değindi ve çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte Ecevit’in sözleri: “Ortadoğu’da artık ipler koptu. Şaron barış yerine savaş ve işgali tercih etti. Şaron ve Arafat’a sesleniyorum: Gelin Türkiye ya da başka bir ülkede baş başa bir ülkede görüşün ve anlaşın. İsrail, şu anda Filistin’de bir soykırım uygulamaktadır. Ben Şaron’la görüştüğümde bana savaştan ve Arafat’ı yok etmekten bahsediyordu. Bunu açıkladığımda İsrailliler, ‘yanlış tercüme’ dediler. Ama şimdi olanlar Şaron’un gerçek niyetini ortaya çıkardı ve doğru olduğumu gösterdi. Yaser Arafat şimdi İsrail askerlerinin elinde tutsak durumdadır. Ya sürgüne gidecek ya da belki canından olacaktır. Yalnız Yaser Arafat değil, tümüyle Filistin devleti adım adım yok edilmektedir. Filistin halkına karşı, dünyanın gözleri önünde soykırım uygulamaktadır. İsrail yönetimi dünyaya meydan okumaktadır. En acı olanı ise, bazı Arap ülkeleri Filistin’in yanındaymış gibi gözükse de bağımsız bir Filistin’e karşıdırlar. Çünkü Filistin halkı bağımsızlaşırsa, bu sefer kendi ülkelerinde baskı altında tuttuğu insanlar da yönetimlerine baş kaldıracaktır.” Filistin’e destek büyüyor ANKARA - Filistin Halkıyla Dayanışma Komitesi üyeleri, İsrail’in Filistin kentlerini işgalini protesto etti. KESK, DİSK, TÜMTİS, Aydın ve Sanatçı Girişimi, HADEP, EMEP, ÖDP, TKP, TMMOB, Halkevleri, İHD, Ankara Üniversitesi Öğrenci Koordinasyonu ve 68’liler Birliği Vakfı’ndan oluşan Filistin Halkıyla Dayanışma Komitesi üyeleri, dün öğle saatlerinde Ziya Gökalp Caddesi’nde toplandı. “Katil Şaron, Filistin’i terket”, “Terörist ABD Ortadoğu’dan defol” sloganlarını atan grup, daha sonra Kızılay’a yürüdü. Yoğun güvenlik önlemi alan Çevik Kuvvet ekipleri barikat kurarak grubun Kızılay Meydanı’na girişine izin vermedi. Bunun üzerine Aydın ve Sanatçı Girişimi sözcüsü Mehmet Özer bir basın açıklaması okudu. Özer, “Hitler faşizminin Yahudilere uyguladığı soykırımı bugün İsrail faşizmi Filistin halkına uyguluyor” dedi. İsrail askerlerinin “yargısız infaz yaptıkları için” uluslararası mahkemelerde savaş suçlusu olarak yargılanması gerektiğini ifade eden Özer, Filistin halkının yalnız olmadığını söyledi. İsrail bayrağının da yakıldığı gösteride, polis barikatının önünde yer alan bir grubun, barikatı yarma girişimi hem Filistin Halkıyla Dayanışma Komitesi hem de polis müdürlerinin çabasıyla engellendi. Basın açıklamasının ardından grup olaysız dağıldı. Uluslararası konferans şart Hayrettin Turan Ortadoğu’nun tarihinde gerçek bir barış konferansı hiç olmadı. Oslo ve Madrid konferansları böyle adlandırılsa bile, “Barış”a yakışacak sonuçlar alınamadı. Bağımsız bir Filistin devletinin kurulması şart. Batılı politikacıların, birbiri ardına Filisitin lideri Arafat’ı ziyaret ederek birlikte fotoğraf çektirmesinin Filistin’e pek bir yararı olmayacaktır. BM, ABD ya da Avrupa Birliği’nin tek başlarına açıklama ve görüşmeleriyle üstesinden gelebileceği bir durum değil. En kalıcı çözüm, herkesle birlikte, Ariel Şaron ve Yaser Arafat’ın da katılımıyla, acil ve önşartsız olarak uluslararası bir barış konferansının düzenlenmesi. Bu konuda Türkiye, barışın sağlanması için önemli bir adım atabilir. Hiç olmazsa bunu uluslararası platformlarda seslendirebilir. Aslında problem iki lider, Arafat ile Şaron arasında. İsrail Başbakanı’nın seçimi kazanmasından ya da terör eylemlerinden sonra birbirlerine düşman olmadılar. 80’li yılların başındaki Lübnan savaşında, Şaron’un Arafat’ı Beyrut’tan çıkmak zorunda bırakması, Sabra ve Şatila kamplarında Filistinlilere yönelik katliamlardan bu yana onlar ezeli iki düşman. Bundan yirmi yıl önce Arafat’ın Beyrut’tan çıkması için Şaron yine katliama başvurmuştu. Arafat’ı ve Filistinli gerillaları sürmek için, Haziran’dan Eylül sonuna kadar, Savunma Bakanı olarak İsrail hava ve kara kuvvetleriyle Beyrut’u kuşatma altında tutmuştu. Ancak her şey Şaron’un istediği gibi yürümüyor. İyi ki de öyle. Çünkü İsrail Başbakanı barış ya da güvenliği nasıl sağlayacağı konusunda hiçbir planı olmadığını gösterdi. İsrail’in aktif 177 bin askeri var ama moral gücünü kaybediyor. Eğer işgali sona erdirmezse İsrail ulusunun geleceği karanlık. Zayıflık işaretleri artık bütün İsrail’de görülmeye başlandı.10 yaşındaki çocuğu 60 tonluk tankla kovalıyorlar. Tanklardan dışarı çıkmaya korkan askerler Filistinli sivil evlerin kapısını bile eliyle değil de silahla çalıyor. İsrail hükümetinin amacının güvenlik değil, Filistin topraklarının işgali ve Filistin halkının ortadan kaldırılması olduğunu görmek gerekiyor. Filistinlilerin öldürülmesi emrini vermekten doğrudan sorumlu olanlar artık görmezden gelinmemeli.. Filistinlileri yenilgiye uğratmak, geçmişte mümkün olmadığı gibi şimdi de mümkün değil. Tek çözüm uzlaşma. Bu da Şaron’un istediği kişi ile değil de, Filistinlilerin lider olarak benimsedikleri kişi ile olabilir. O kişi, İsraillilerin tüm çabalarına rağmen tasfiye edemedikleri Arafat’tan başkası değil. Filistin liderini sarfdışı etse de, öldürtse de, zaferi Arafat kazanmış olacak. En önemlisi de her Filistinlinin kalbinde “kahraman” olarak yer alacak. Dünya kamuoyu bölgede yaşanan insanlıkdışı olaylar sonucunda Filistinlilerin ve liderleri Arafat’ın yanında yer aldı. Şaron ise şimdiden kaybetti. İnatçı tutumu ile Filistinlilerin Arafat çevresinde kenetlenmesini sağladı. Washington da artık İsrail-Filistin sorununun çözümünden çok, Irak planları yüzünden sözünü dinlemeyen Şaron’u sıkıştırmaya başladı. Görünen o ki, Şaron kendisini ve ABD’yi içinden çıkılmaz bir duruma getirdi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT