BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıskanc

Kıskanc

Hava yavaş yavaş kararmaya yüz tutmuştu. Kemal bey bürosunda bulunan büyük boy aynasının karşısına geçmiş kendisiyle hesaplaşıyordu sanki. Kaç gündür olmadığı tıraşına baktı. Ne kadar bakımsızdı. “Sen böyle olacak adam mıydın be?” dedi...



Varlık içinde yokluk çekenleri düşündü... Ahmet bey, tabağındaki kaşığı, sapı masaya değecek şekilde bırakıp Berrin’e döndü: -Neye kızacağız be. Sen konuş bakalım hele. -Özellikle ricam senden olacak baba. -De bakalım. -Yarın bana bir babalık yapar mısın? Yarın avukatın bürosuna benimle birlikte gelir misiniz? -Ne yapacağız orda? Ben ne anlarım avukatlıktan be. -Hayır, öyle değil. Bana destek olmak için. Yarın benim için çok önemli bir gün olacak. -Ben anlamam. Onu sen annene sor. Nuriye hanım alaycı bir tebessümle kocasına baktıktan sonra cevapladı: -Sen merak etme kızım. Geliriz, geliriz. -Ne kadar iyisin anne. -Annen iyidir iyidir, diye tasdik etti Ahmet bey ağzını şapırdatarak. Berrin için en büyük destek hazırdı. Şimdi yarını gönül rahatlığıyla bekleyebilirdi.  Hava yavaş yavaş kararmaya yüz tutmuştu. Kemal bey bürosunda bulunan büyük boy aynasının karşısına geçmiş kendisiyle hesaplaşıyordu sanki. Kaç gündür olmadığı tıraşına baktı. Ne kadar bakımsızdı. “Sen böyle olacak adam mıydın be?” dedi. Evi barkı olmayan insanları hayal etti bir an. Köprü altında yatanlar geldi hatırına. Sonra varlık içinde yokluk çekenleri düşündü... Bir gecede sabaha kadar çılgınca eğlenip dünya hiç umurunda olmayan insanları... Hayat ne enteresandı şu an... Aslında Kemal bey düşündüğü için böyle değildi. Hayat her zaman aynıydı. Onu enteresan kılan insanların kendi davranışlarıydı. Canı sıkıldı... Masanın başına geçiyordu. Vitrinde süs gibi durduğu halde hiç eline alıp da bakmadığı kitapları gördü. Sahi bu kitapların içinde ne yazıyordu kimbilir. Yazanlar bunları vitrinde süs olsun diye mi bırakmıştı? Şöyle rastgele bir kitap seçti içinden... Veciz sözler içeren bir kitaba benziyordu... Bir sayfayı açtı, ayak üstü alel usül okumaya başladı... Bir cümle dikkatini çekti, okudu. Dudaklarını büktü. Tekrar okudu. “Vay bee!” dedi... “Adalet ve dürüstlükle yönetilen bir ülkede fakirlik bir acizliktir. Adalet ve dürüstlükle yönetilmeyen bir ülkede ise zenginlik, şan ve şeref bir erdemsizliktir.” O anda kapısı tıkırdadı. Kitabı vitrine bıraktı geri döndü. Baktı karşısında geçenki güvenlik görevlisiyle, bir usta duruyor. -Ne var ne oluyor? -Beyefendi, geçen akşam kapınıza zarar verdiğim için özür dilerim. Eğer izin verirseniz, onu tamir etmeye geldik. Duygulandı Kemal bey. Bir güvenlik görevlisi bile olsa, açtığı zarar sebebiyle özür dilemek onurunu gösteriyordu. -Sağol delikanlı, dedi. Bu davranışın bile beni ziyadesiyle memnun etti. Ama ben kapıyı hallettim. Çok sağol... Delikanlı, mahçup tekrar özür dileyerek ayrılırken, Kemal bey de koltuğuna oturup yaşadıklarını tahlil etmeyi sürdürdü... Nasıl olduysa, yüreği birazcık ferahlamıştı sanki. Acaba insanların samimiyeti mi eksikti ne? Bu muydu suratları astıran? Az önceki negatif enerji nasıl da birden bire pozitif hale çevrilmişti. Buna kendisi de anlam veremedi. Ama sanki her türlü sıkıntısı bitmiş gibi yerinden kalktı: “Kendine çekidüzen ver Kemal, hiçbir şey dünyanın sonu değil aslanım” dedi. Tıraş olmaya, kılık kıyafetini düzeltmeye karar verdi. Hem yarın Haluk beyle görüşmeye de gidecekti. Hiç böyle olur muydu? Kendisine saygısı olmayan insanın başkasına saygısı nasıl olurdu?  O gece bir insan daha vardı ki müthiş tedirgindi. Bir türlü içindeki gerçek duyguyu karşısındakine anlatamayan bu insan Avukat Murat beyden başkası değildi elbette. Hanımı Ayşe neden “Sen yarın görürsün?” demişti? Yarın ne olacaktı? “Allahım, şimdi Rasim bey denen adam da gelecek. Berrin hanıma da söz verdim. Eğer yarın bir çıngar çıkar da ben büroya gidemezsem ne olurum?” diyor ama bir türlü işin içinden çıkamıyordu. Öyle ki, Ayşe’nin bile dikkatini çekmişti bu hal. Ama kıskançlık duygusuyla kendini kura kura kuruyan genç kadının yorumu yine farklıydı: -Ne o? Dut yemiş bülbül gibi oldun. Yarın görüşemeyeceğim diye mi üzülüyorsun? > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT