BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bilsem ki Döneceksin

Bilsem ki Döneceksin

Nihat’ın gözünün altındaki morluktan sonra yüzündeki bandajlar da çoğalmaya başlayınca Sabiha’nın sabrı taştı. Sebebini sordu. Nihat açıklamamakta ısrar etti. Bir hafta sonra kolu sargılı gelince bütün sınıf merakla etrafını çevirdi. Onlara kısaca: - Düştüm, diyerek geçiştirdi.



Nihat’ın gözünün altındaki morluktan sonra yüzündeki bandajlar da çoğalmaya başlayınca Sabiha’nın sabrı taştı. Sebebini sordu. Nihat açıklamamakta ısrar etti. Bir hafta sonra kolu sargılı gelince bütün sınıf merakla etrafını çevirdi. Onlara kısaca: - Düştüm, diyerek geçiştirdi. Bazıları inandı. Bazıları da başka türlü yorumladı. Şaka yapanlar bile oldu. Sabiha okul çıkışı yakaladı onu. Koluna ne olduğunu sordu. Nihat sadece onun duyabileceği bir ses tonuyla: - Bana gülmeyeceksen açıklarım, dedi. - Gülecek bir şey göremiyorum. - Bir spor salonuna kayıt oldum. İki haftadır gidiyorum. Dün akşam pes ettim, artık gitmeyeceğim. - Neden? - Gitmemekte kararlıyım. Herkes yapabileceği işe baksın. - Başarabilirsin. - Çok istedim ama olmuyor. - Ben bu halime kolaylıkla mı geldim zannediyorsun? Haftada ortalama beş gün, her gün bir buçuk saat. - Kaç ay? - Ay değil, yıllar. - Olamaz! - Maalesef - Çok sabırlısın. - Öyle olmak zorundayım. Büyükbabam “Kolay kazanılan zafer, başarı değildir!” derdi. Beni büyükbabam yetiştirdi. Babam, büyükbabama hiç benzemezdi. Çok hareketliydi. Yaptığı hiçbir işin sonunu düşünmezdi. Gece hayatını severdi. Büyükbabama zorla araba aldırdı. En büyük zevklerinden biri hızlı araba kullanmaktı. Yaptığı kaza annemi de götürdü. Ben yaralı olarak kurtuldum. - Bunları bana daha önce anlatmamıştın. - Belki sormadığın için. - Lâle ile akraba olduğunuzu zannediyordum. Onların yanında okuduğuna göre... Sabiha yol boyunca ona hayatını anlattı. Hatıralarındaki ailesi hakkında bilgiler verdi. Nihat, genç kızı tanıdıkça hayretler içinde kaldı. Anlattığı şartlarda onun yerinde bir başkası olsa ne derslerinde ne de diğer konularda kolay kolay başarılı olamazdı. Anne ve babasını bir trafik kazasında kaybetmesine rağmen büyükbabası ve babaannesinin destekleriyle azmi hiç kırılmamış, okulda ve sporda başarılı, evinde ve arkadaşlarının arasında sevgisini saygısını asla kaybetmemişti. Liseyi güçlükle bitiren, eş dost yardımıyla küçük bir mağazada basit bir tezgahtarlık bulabilen biri olması beklenirken, okulda ve hayatta başarı için çok çalışmanın şart olduğunun şuurunda bir genç kızdı. Öyle bir hayatı olsa akşamları, hafta sonları tezgahtar oğlanlarla belediye otobüslerinde el ele oturmayı, durakta birini beklerken bir diğeri ile de irtibatı kesmemeyi marifet sayar, indirimli fiyattan kot pantolon ve tişört, seyyardan iç çamaşırı ve çikletten ibaret bir hayat yaşardı. Gözlerden uzak tenha köşelerde onların küçük kaçamaklarına izin verir, bir süre sonra yüzü de kızarmaz olunca evde kalmak korkusuyla o oğlanlardan biriyle kaçtığını duyarlardı. Sabiha mahallelerinden kaç tane genç kızın bir gün ansızın kaybolduklarını, bazılarının bir iki yıl sonra kucağında bir çocukla geri döndüklerini hatırlıyordu. Onları tasvip etmediği ve içlerinden biri olmadığı için kendini her zaman şanslı sayardı. - Liseyi bitirince ne yapmayı düşünüyorsun? diye sordu Nihat. Sabiha hemen cevap veremedi. Bu konuyu yakın zamanlarda hiç düşünmemişti. Düşünmesi neyi değiştirirdi ki? Anne ve babasından sonra babaannesi de vefat etmiş, büyükbabası ise hayatında hiç gelmediği bir şehirde bir yandan torununu ararken öte yandan hayatta kalmaya çalışıyordu. Durum böyle olunca Sabiha’nın ne Ankara’da ne de İstanbul’da yanlarına sığınabileceği kimsesi kalmamıştı. Belki akrabalarının izlerini bulabilirdi ama acaba onların yanlarında kalması mümkün olabilir miydi? > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110589
    % 1.15
  • 3.834
    % -0.77
  • 4.5217
    % -0.62
  • 5.1257
    % -0.35
  • 155.245
    % -0.42
 
 
 
 
 
KAPAT