BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıskanç

Kıskanç

Karşılıklı tanışma faslından sonra Rasim bey konuşmaya başlayacaktı ki, kapı çalındı. Burcu Kemal beyin de geldiğini haber verdi. Bu ise hiç hesapta yoktu. Ama konu onunla ilgili olduğu için yine kimsenin bir şey demesine gerek kalmamıştı...



Murat beyin bürosuna ilk gelen, haliyle Avukat Murat olmuştu. Genç avukat içeri girdiğinde gördüğü telaşa şaşırmamıştı. Ama Haluk amcayı tebrik etmekten de geri durmadı. Ardından duygularını ifade etti: -Dün evde yine ne sıkıntı çektim bir bilseniz Haluk bey? -Tahmin ediyorum artık. Ama üzülme bugün herşey bitecek. -Keşke bitse. Yoksa ben bittim. Ayşe’ye dün söz verdim. -Ne sözü? -Berrin’i yüzüne karşı kovma sözü. -Delirme. Sana yakışmaz bu. -Elbette biliyorum canım. Kovmayacağım. Ama Ayşe beni o hale getirdi ki, “peki” demek zorunda kaldım. -Neyse şimdi bunları konuşacak zaman değil. Çağırdığımız konuklar neredeyse gelmek üzereler. -Galiba konuşmayı sen idare edeceksin. Öyle bir hava sezdim. -Yoo, onlar kendi aralarında konuşacaklar. Bize de şahit olmak düşecek. Bu esnada Burcu kapıdan içeri giren ızbandut gibi iki adamdan korkar vaziyette ayağa sıçradı. Adamlar heybetli olmasına rağmen öfkeli değillerdi: -Avukat Murat beyin bürosu burası mı? -Evet efendim. -Nerdeler şu anda? -İçeride. Bir dakika haber vereyim. Sekreter durumu haber verdi. Avukatla birlikte Haluk amca da dışarı çıkmıştı. Böyle teşrifat ne kadar da zordu. Rasim beyden önce adamları gelmiş, durumu kontrol etmişler, bekleyenler gözünde Rasim beyi gerektiği derecede yüceltip sonra “sıkı durun geliyor” gibilerden haber vermişlerdi: -Rasim bey geldiler. -Buyursun bekliyoruz. Rasim bey, yine korumalarının refakatinde ağır adımlarla ilerlerken, yanındaki kadını da bir çanta gibi taşıyordu. Bir insan beklerken bir de kadının gelmesi Haluk beyle birlikte Murat’ı da şaşırttı. Ama Haluk amca hoşgeldiniz derken, bir de zarf attı ortaya: -Siz Arzu hanım mısınız? -Evet, dedi Arzu. Rasim bey ise “Vaay, anlıyorsunuz demek” gibilerden Haluk beye baktı. Ama önemsemedi: -Berrin hanım geldiler mi? -Beyefendi, nerdeyse gelmek üzeredir. Çünkü saati biliyor. Tam o anda Burcu da Berrin’in geldiğini haber vermişti. Fakat bürodakilere sadece Rasim bey değil, Berrin de sürpriz yapıyordu. Çünkü anne ve babasıyla gelmişti. Karşılıklı tanışma faslından sonra Rasim bey konuşmaya başlayacaktı ki, kapı çalındı. Burcu Kemal beyin de geldiğini haber verdi. Bu ise hiç hesapta yoktu. Ama konu onunla ilgili olduğu için yine kimsenin bir şey demesine gerek kalmamıştı. Kemal bey “Cümleten merhaba” diyerek, tek tek el sıkışmanın vereceği müşkülpesentlikten kurtulmuştu. Berrin çok bozuldu bu işe. Rasim beye baktı. “Hani bana sır verecektiniz?” der gibiydi. Rasim beyin işi zaten mesajlardan anlam çıkarmaktı. Hemen söze başladı: -Herkesin burada toplanması iyi oldu. Daha başka gelecek olan kalmadıysa konuşmama başlayabilirim. -Başka kimse yok beyefendi, dedi avukat Murat. O esnada Burcu içeri girdi ve Murat beye hitaben konuştu: -Murat bey, hanımınız geldi. -Ayşe mi? Herkes bir tuhaf olmuştu. Murat ise kıpkırmızı. Şimdi bu nerden çıkmıştı. Affedersiniz bir dakika diyerek salondan çıktı. Ayşe ayakta öylece dikiliyordu: -Hayırdır Ayşe? -Bana verdiğin sözü tutup tutmadığını kontrole geldim. İçeride mi o kadın? > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT