BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Millî Eğitimde deprem

Millî Eğitimde deprem

Millî Eğitim Bakanlığı, başarısız bir bakanlıktır. Millî sıfatına riayet etmemiştir. ‘Türk askerini gördüğünüz yerde vurun’ diyen insanlar yetiştirmiştir. Birinci görevi, bütün dünyadaki emsali gibi, çocuklarımıza ana dillerini, Türkçe’yi öğretmektir. Bunu başaramamıştır. Türkçe bilmeyen Türk vatandaşlarına Türk devletinin dilini öğretememiştir.



Millî Eğitim Bakanlığı, başarısız bir bakanlıktır. Millî sıfatına riayet etmemiştir. ‘Türk askerini gördüğünüz yerde vurun’ diyen insanlar yetiştirmiştir. Birinci görevi, bütün dünyadaki emsali gibi, çocuklarımıza ana dillerini, Türkçe’yi öğretmektir. Bunu başaramamıştır. Türkçe bilmeyen Türk vatandaşlarına Türk devletinin dilini öğretememiştir. Çocuklarımızı doğru ve zengin bir dil ve edebiyat bilgisiyle yetiştirememiştir. Birkaç yüz kelimeyle dangul dungul konuşan nesiller oluşturmuştur. Dünyanın gelmiş geçmiş bütün dilleri arasında İngilizce’den sonra en zengin dili olan Türkçe (Oxford Üniversitesi Türkçe profesörü Geoffry Lewis böyle yazıyor), kabîle lehçesine dönüşmüştür. Türkiye, 200 devlet arasında dünyada anadilini yeterince öğretemiyen ve nesilleri biribirinden koparan tek devlet durumundadır. Tarihçi olarak kesin fikrimiz budur. İster hoşunuza gitsin, ister gitmesin... Hasan Âlî Yücel’in ünlü klasiklerinin tamamına yakınını (ki 1000’in üzerindedir) çıktığı yıllarda okudum. Dil zaten epey arı bir Türkçe’dir. Şimdi bunu yeniden arılaştırmaya kalkışmak ne mene cür’ettir? Her yarım ve çeyrek yüzyılda dili değiştirip Türk’ü fikir üretemez ve dünki yazarlarını anlıyamaz hâle getirmek ne demektir? Siz kimsiniz, kimlersiniz beyler, hanımlar? Türk milletinin mîlâdını (doğumunu) 80 yıla indirgemek, cehaletin en karanlık bataklığından çıkan bir düşüncedir. Bir millî kültür 500 ilâ 1000 yılda oluşur. Muhteşem Türk kültürünü ve tarihini 1923’ten başlatan bir sözü Atatürk hayatında duysa idi nasıl tepki vereceğini, Atatürk’ü bilen herkes bilir. Millî Eğitimde ehliyetsiz olduğu kadar karanlık adamlar gelip geçti. Türkçe’yi bozarak kendi kafalarına göre dil uyduranlar, Millî Eğitim Bakanlığı’nda yer alamaz. Türkçe’mizi kıytırık mahallî lehçelerden korkan hâle getiren kafa budur. Hem Millî Eğitim, hem Kültür Bakanlığının koalisyonda aynı Sol partiye verilmesini MHP ile ANAP’ın kabûl etmeleri inanılmaz şeydi. Koalisyonun ilk iki partisi arasındaki farkın 1 milletvekiline düştüğü günlerde Yüce Meclis, Millî Eğitim Bakanı’na güvenoyu vermedi. Çeşitli faktörlerle vermediğini elbette biliyorum. Fakat beni birinci derecede Türk dil ve edebiyatı ilgilendirir. Zira Türk’ü Türk yapan unsurlar bunlardır. Bakan’ın hemen istifası gerekir, demokratik teamül budur.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT