BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Filistinliler’in bitmeyen çilesi

Filistinliler’in bitmeyen çilesi

Filistin 1516-1918 arası (4 asır) huzur içinde altın çağını yaşadı. İngiliz oyunu ile Osmanlı gitti huzur bitti. 1918-1948 arası İngilizler Filistinlilere kan kusturdular. Araplar Yahudilerin en az 16, bazı kaynaklara göre ise 25 misli idi. İngilizlerin izni ve teşvikiyle nüfus dengesi bozuldu.



Filistin 1516-1918 arası (4 asır) huzur içinde altın çağını yaşadı. İngiliz oyunu ile Osmanlı gitti huzur bitti. 1918-1948 arası İngilizler Filistinlilere kan kusturdular. Araplar Yahudilerin en az 16, bazı kaynaklara göre ise 25 misli idi. İngilizlerin izni ve teşvikiyle nüfus dengesi bozuldu. 1947 yılında Birleşmiş Milletler Filistin’i ikiye böldüler. Filistin’in verimli topraklarının yüzde 55’ini Yahudilere ve yüzde 45’ini ise Filistinlilere bıraktılar. 1948 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 181 sayılı kararı ve sadece 1 oy fark ile İsrail Devleti tanındı. O bir oy Türkiye’ye ait idi. İsmet İnönü İsrail lehinde oy verilmesi için kesin emir verdi. 14 Mayıs 1948’de İsrail Devleti kurulduktan 1 saat sonra ABD, 3 saat sonra Sovyetler Birliği ve aynı gün Türkiye İsrail’i tanıdılar. İsrail ile Araplar arasında savaş bugüne kadar devam etti. İsrail 181 sayılı kararı gerekçe göstererek Filistinlilerin çoğunu Filistin’den sürdü. Şu anda Filistin’de 3 milyonun üzerinde Filistinli ve Filistin dışında 4 milyonu aşkın Filistinli yaşamaktadır. Şaron’un ve onu destekleyen ırkçı partilerin hedefi Filistin’i Filistinsiz hale getirmek ve 3 milyondan fazla Filistinliyi Ürdün ve diğer Arap ülkelerine sürmektir. Ama İsrail, ABD hariç dünya kamuoyu önünde zalim devlet statüsünde olup, prestiji sıfırlanmıştır. Herkes İsrail’e karşı Katoliklerin merkezi olan Vatikan’da Papa İsrail’i ağır şekilde suçlamış: “İsrail’in yaptıkları tarifsiz bir barbarlık eylemidir.” demiştir. Avrupa Komisyon Başkanı Prodi ise “Devasa bir dram yaşanıyor” demiştir. İsrail’i protesto, İslam Dünyasından çok Avrupa, Amerika, Avusturya ve Asya’da olmuştur. Fransa’da bile Yahudi düşmanlığı hızla artmıştır. Şaron’un İsrail’e yaptığı ihaneti hiç kimse yapmamıştır. Arafat’ı ziyaret etmek isteyen AB Dönem Başkanı İspanya Başbakanı Aznar, Dışişleri Bakanı Pike ve AB Komisyon üyesi Dışilişkiler Sorumlusu Javier Solana’ya izin vermemekle; AB aşağılanmıştır. Şaron’un 1982’de Lübnan’da 2 bin Filistinliyi katli ile Filistinliler siyasileştiler. Şu anki katliam Filistin Devletinin kuruluşunun sebebi olacaktır. Şaron’un kimliği “14 yaşından beri (aşırı siyonist) hareketinin içinde yetişmiştir. Kendisini daima Yahudi şeriatına bağlı olarak görmüş ve hep bu şeriatın öngördüğü hayat tarzı içinde yaşamıştır. Şaron için liberal-seküler Yahudilerin hukuku; din dışı (profane-Haram) olanı temsil eder. Şaron kelimenin tam anlamıyla bir (Şeriatçı)dır. Bağlı olduğu Gus Emonim Hahamları kendisinden ne yapmalarını istiyorsa onu yapar. Seküler kurumların isteklerine kulak asmaz. ABD’nin ve BM’nin kararlarını dinlememesi bundandır.” (9 Nisan 2002 Sabah)
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108667
    % -0.45
  • 3.8285
    % 0.29
  • 4.5072
    % 0.04
  • 5.0949
    % -0.42
  • 153.093
    % -0.12
 
 
 
 
 
KAPAT