BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bilsem ki Döneceksin

Bilsem ki Döneceksin

Mutfaktan dönerken uyku sersemliği ile salondaki masaya çarpınca olanlar oldu. Masanın üzerindeki boş su bardağı devrildi ve yuvarlanarak yere düştü. Sabiha bardağı havada yakalamak için bir hamle yaptı. Başaramadı. Bardak halının üzerine düşmesine rağmen kırıldı.



Mutfaktan dönerken uyku sersemliği ile salondaki masaya çarpınca olanlar oldu. Masanın üzerindeki boş su bardağı devrildi ve yuvarlanarak yere düştü. Sabiha bardağı havada yakalamak için bir hamle yaptı. Başaramadı. Bardak halının üzerine düşmesine rağmen kırıldı. Genç kız bardağın kırılmasına değil, onu havada yakalayamamış olmasına üzüldü. Gecenin ilerleyen saatlerinde uyanmış, canı bir bardak limonata içmek istemişti. Akşam yaş pastanın yanında içtikleri limonatadan geriye kalanı buzdolabına kaldırmışlardı. Limonatayı içip dönerken salondaki gece lambasının loş ışığında masaya çarpmıştı. Galiba yaş pastayı fazla kaçırmış, vücudunun hantallaştığını daha akşamdan hissetmişti. Yerinde bir başkası olsa bu saatte yapılacak en doğru işin yatıp uyumak olduğuna karar vererek doğruca yatağın yolunu tutardı. Ya da salonun ışıklarını yakıp cam kırıklarını topladıktan sonra yatardı. Sabiha böyle yapmadı. Salonun ışıklarını yakmadan parmaklarının ucunu kullanarak topladığı cam kırıklarını mutfağa taşıdı. Oradan sağlam bir cam bardak alıp tekrar masanın üzerine koydu. Salonun bir lâleye benzeyen gece lambasının bir ucunda kırmızı, diğer ucunda sarı, ortasında ise beyaz ampul vardı. Işıklar zayıf, fakat salonun içine hoş bir aydınlık veriyor, büyülü bir fener gibi gece boyunca yanıyordu. Sabiha salonun ortasına geldi. Kollarını iki yana açtıktan sonra ellerini yavaş yavaş yüz hizasına getirip avuç içlerini birleştirdi. Gözlerini kapatıp bir süre öylece kaldı. Konsantrasyonunu tam olarak sağladıktan sonra vücudunu fazla zorlamadan bacaklarını iki yana doğru açarak o halde yere oturdu. Ellerini birbirinden seri bir hareketle ayırarak sağ bileğini parmakları yukarı gelecek şekilde bel hizasında tuttu. Diğer yumruğunu tam tersi bir pozisyonda göğüs hizasında ileri doğru uzattı. Biraz sonra ilerideki yumruğunu ters çevirerek beline tutarken, belindeki yumruğunu yine çevirerek ileri doğru tek hareketle vurdu. Daha sonra bu hareketleri hızlı ve seri bir şekilde yapmaya başladı. Vücudundaki diğer kasları da bu hareketiyle bütünleştirirken, yumruklarıyla birlikte nefesini de savuruyordu. Biraz sonra sol kolunu karnına doğru çekerek sol omzunun üzerinden bir takla ile ayağa kalktı. Spor salonundaki öğrencilerin sıralamasını akıllarında tutmakta zorlandıkları yirmibir hareketi arka arkaya birkaç defa tekrarladı. Bu saatte kimseyi rahatsız etmemek için olabildiğince sessiz ve dikkatliydi. Yeterince çalıştığına kanaat getirerek hareketlerini bitirmeyi düşündüğü bir anda Necip Bey ve Lâle’nin alkışları duyuldu. İkisi de kırılan bardağın sesiyle uyanmışlardı. Genç kız onların farkına varmamıştı. Necip Bey salonun, Lâle ise odanın kapısının önünde onu seyrediyorlardı. Sabiha yumruklarını yana ve aşağı doğru uzatıp bu haldeyken hafifçe eğilerek onlara Uzak Doğu sporcularının selâmı ile karşılık verdi. Masasın üzerindeki su bardağını Necip Bey’e vererek işaret ettiği anda salonun ortasına doğru havaya fırlatmasını söyledi. Salonun diğer köşesine gidip beklemeye başladı. İşaret geldi. Bardak fırlatıldı. Sabiha yaşlı yönetmen ve kızının hayranlık ve şaşkın bakışları arasında yerde ellerinin üzerinde bir takla attıktan sonra sağ eliyle bardağı havada yakaladı. Yine alkış sesleri duyuldu. Sabiha bu defa selâm vermedi. Lâle’yi kucakladı ve salonun içinde birkaç defa döndürdü. Necip Bey gülümseyerek odasına dönerken: - Millet uyuyor, biz Japon usulü dans ediyoruz. Aman ne haliniz varsa görün, diye mırıldanıyordu... > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT