BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıskanç

Kıskanç

Berrin bir tuhaf oldu. Sanki yeni anlıyordu evliliğin ne olduğunu. Annesinin kocasına olan bağlılığındaki mertebeyi yeni anlıyordu... Bir kadın, kızının problemine rağmen, hem onu teselli etmeye çalışıyor hem de kocası neredeyse orada olmak için çaba sarf ediyordu.



Ahmet beyin bu umursamaz hali eşini çok üzüyordu. Ama bir kere ayağa kalktı mı bir daha durduramazdı kimse. Nuriye hanım kızına baktı. Sonra kocası Ahmet’e döndü: -Ee bu kızı böyle mi bırakacağız? -Canım biz ne yapabiliriz ki? Bu yaşta gidip onun ayaklarına mı kapanayım. Allah Allah... Giderse gitsin. Parası var evi var ocağı var. Kendi kararını kendisi verir. Ben sıkıldım Nuriye. Kalbime fenalık geliyor. Nuriye hanım çaresizdi. Kızına döndü: -Yavrum, biliyorsun babanı. Ne yapalım atsan atılmıyor satsan satılmıyor. Baksana kapıya çıktı bile. -Ne olacak şimdi anne? -Kızım yapacağın tek şey, onun gibi açık açık konuşmak. Benim de aklıma başka bir şey gelmiyor. -Siz gidecek misiniz bu akşam? -Baban gitmek istiyor. O gidince ben duramam ki yavrum. Biliyorsun babanın durumunu. Berrin bir tuhaf oldu. Sanki yeni anlıyordu evliliğin ne olduğunu. Annesinin kocasına olan bağlılığındaki mertebeyi yeni anlıyordu. Bir kadın, kızının problemine rağmen, hem onu teselli etmeye çalışıyor hem de kocası neredeyse orada olmak için çaba sarf ediyordu. Ani bir kararla, üzerini giyinmeye gitti. Hazırlandı ve annesine döndü: -Haydi anne, sizi eve bırakayım. -Kusura bakma yavrum ne olursun. -Hayır anne. Hiç kusura bakmıyorum. Aksine babama çok teşekkür ediyorum. Bana yeni bir hayat dersi verdi. Nuriye hanım da şaşırmıştı: -Sahi mi söylüyorsun Berrin? -Çok samimi söylüyorum. Şu anda kuşlar kadar sevinçliyim. -Yani? -Açıklayamam ama, yapacağımı çok iyi biliyorum anne. -Beni heyecanlandırma Berrin? -Senin yaptığını yapacağım anne. -Ben ne yaptım ki kızım? -Daha ne yapacaksın? Kocan neredeyse sen de orada oluyorsun. Ben de kocam neredeyse orada olacağım. -Allahım!.. Bunları sen mi söylüyorsun Berrin? -Evet. Bizi yıpratan tek şey, kaprisimiz. Bunu anladım anne... Sendeki şu gayreti görünce anladım. Nuriye hanım çok duygulanmıştı... Kızının boynuna sarıldı. Birlikte duygu yoğunluğuna gark oldular. Annesi sevincinden ağlıyordu. Çünkü kızının ne yapacağını anlamıştı. Hiç itiraz etmedi. Hemen kendisi de hazırlandı. Mini çantasına özel eşyalarını yerleştirdi. Berrinle birlikte Ahmet beyin ardından sokağa çıktılar. Ahmet bey, arabanın başında ne zaman geleceklerini bekler halde duruyordu. Kapıdan hanımıyla kızını görünce, işi çabuklaştırmak istercesine seslendi: -Haydi canım, sizi bekliyeceğim diye ağaç oldum ayakta! -Geldik baba. Genç kadın annesini babasını arabaya bindirdi. Vakit akşam üzereydi. Arabayı hareket ettirdi. Ama her zamankinden hızlı sürüyordu: -Kızım biraz yavaş ol. -Heyecanlıyım anne. -Tamam da trafiktesin. -Merak etmeyin, heyecanlıyım ama telaşlı değilim. Bir saat sonra annesini babasını eve bırakmıştı Berrin. Hatta “yemeğe kalır mısın?” demelerine rağmen kabul etmedi: -Gitmem lazım anne. -Nereye? -Kemal’e gidiyorum. > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT