BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Baba dostlarının hakkı

Baba dostlarının hakkı

Babanın vefatından sonra, baba dostlarıyla dostluk yapmak, onlara iyilik etmek, babanın haklarındandır. Onlara bedenî ve mâlî hizmetlerde bulunmak lazımdır. Akrabâyı ziyâret ve onlara iyilik etmek, ana-babaların haklarındandır. Anne-babanın çocuklarına ya’nî erkek ve kız kardeşlerine, anne ve babanın kız kardeşlerine ve onların çocuklarına iyilikte bulunmak ve ziyâret etmek lâzımdır.



Babanın vefatından sonra, baba dostlarıyla dostluk yapmak, onlara iyilik etmek, babanın haklarındandır. Onlara bedenî ve mâlî hizmetlerde bulunmak lazımdır. Akrabâyı ziyâret ve onlara iyilik etmek, ana-babaların haklarındandır. Anne-babanın çocuklarına ya’nî erkek ve kız kardeşlerine, anne ve babanın kız kardeşlerine ve onların çocuklarına iyilikte bulunmak ve ziyâret etmek lâzımdır. Nesebi daha yakın olanın hakkı daha çok olur. İsrâ sûresinin yirmialtıncı âyet-i kerîmesinde Allahü teâl⠓Yakınlarına hakkını ver...” buyurmaktadır. Bunun için zengin olan kimse, fakir olan ve kazancı olmayan müslümanın zi rahm-i mahrem akrabâsının yani yakın akrabanın nafakasını vermesi vaciptir. Zi rahm-i mahrem demek, erkek için anne, bacı, hala, teyze gibi, kadın için, baba, kardeş amca, dayı gibi evlenmesi haram olanlar demektir. Bakara sûresi, 233. Âyet-i kerîmesinde, “Evlâdın nafakası vâcib olduğu gibi vârisin üzerine de nafaka vaciptir” buyurulmuştur. Sa’îd bin Iyâz’ın “radıyallahü anh” rivâyet ettiği hadîs-i şerîfte Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” “Büyük kardeşin küçük kardeş üzerindeki hakkı, babanın oğlu üzerindeki hakkı gibidir” buyurmuştur. Allahü teâlâ yeryüzünde fesat çıkarana ve sıla-i rahmi terk edene la’net etmiş ve Muhammed sûresi, 22. ve 23. Âyet-i kerîmelerinde “Eğer Allahın hükmünden yüz çevirirseniz yeryüzünde fesat çıkarmanız ve akrabâyı ziyareti terk etmeniz umulmaz mı? Onlar o kimselerdir ki Allah onlara la’net etmiştir, hakkı görmezler” buyurmuştur. Resûlullah, “Akrabâyı ziyâret etmeyen Cennete giremez” buyurdu. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” “Sıla-i rahm yapmayan kimsenin bulunduğu yere rahmet nâzil olmaz” buyurmuştur. Sıla-i rahmin vacip olduğuna ve kat’ı rahmin harâm olduğuna dâir çok hadîs-i şerîf bildirilmiştir. Bunun için herkesin, nesebini, akrabalarını bilmesi lazımdır ki, onlara sıla-i rahm yapsın, kat’ı rahme düşmesin. İki yakın kimseden biri diğerine kötü muâmele yapıp sıla-i rahmi yani yakın akraba ziyaretini kesse, diğerinin de ondan ilişkisini kesmesi câiz değildir. İkincinin ilişkiyi kesmemesi lâzımdır. Böylece kat’ı rahmin vebâli, tamâmen birinciye olacaktır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT