BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Pis kokudan mustaribiz

Pis kokudan mustaribiz

Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne; Cağaloğlu Alemdar Mahallesi Molla Fenari ve Çatalçeşme Sokakları’nın birleştiği yerde bulunan Molla Fenari Camii’nin hemen yanındaki tuvaletin suyu yoktur.



Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne; Cağaloğlu Alemdar Mahallesi Molla Fenari ve Çatalçeşme Sokakları’nın birleştiği yerde bulunan Molla Fenari Camii’nin hemen yanındaki tuvaletin suyu yoktur. Yıllarca camiden kullanılan su, yapılan sıkı denetimler sebebiyle verilmemektedir. Su olmayınca da etrafa çok kötü kokular yayılmaktadır. Bu tuvalet vakıflara bağlı olduğu için, müftülük ve belediye de birşey yapamıyor. Bizler bu sokakların esnafı olarak bu durumdan mustaribiz. Vakıflar neden böyle belirli yerlerin peşini bırakıyor? Vakıflar’a ve camiye bir katkısı olmayan bu yerin çalışmasına neden müsaade ediliyor? Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün bu konuya biran önce açıklık getirmesini bekliyoruz > Molla Fenari ve Çatalçeşme Esnafı - Cağaloğlu / İSTANBUL Çarpık gelir dağılımı ele alınsın Asgari ücretle çalışan bir işçinin aline ayda ne yazık ki 163.563.536 TL geçmektedir. Emeklilerin büyük bir kısmının eline de buna yakın bir rakam geçiyor. Sendikaya kayıtlı olan sigortalı bir işçinin işverene maliyeti 436.150.750 liradır. İşçinin eline ise sadece asgari ücret geçmektedir. Böyle geliri olan 4 kişilik bir ailenin nasıl geçinebileceğinin takdirini sizlere bırakıyorum. Sendikaya yatırılan paranın işçiye ne katkısı var. Sendikanın tesislerinden kaç işçi istifade edebilmektedir? Başka bir deyişle, bu tesislerden kimlerin yararlandığı araştırılıyor mu? Sayın Milletvekillerimiz ayda 4.800.000.000 lirayı az bulurken, yukarıda belirttiğim gelir grubunda bulunan vatandaşlarımızın halini düşünmüyorlar mı? Birileri bu çarpık gelir dağılımını gündeme getirsin ve çözüm için birşeyler yapsın!.. > Süleyman Tulunay - İSTANBUL Trafik cezalarında yanlışlığı önlemek için bir öneri Emniyet Genel Müdürlüğü’nün dikkatine; Tutulduğu tarihten yaklaşık 3.5 ay sonra bana ilgili karakol tarafından tebliğ edilen bir ceza tutanağına göre, 20.01.2002 tarihinde Kayseri’de kırmızı ışık ihlali suçu işlemişim, bu durum da Fahri Müfettiş tarafından tespit edilerek, plakaya yazılmış... Fakat, ben ve arabam belirtilen tarihte Sivas’ta bulunmakta idik, Kayseri’ye gitmemiz söz konusu değildir. Hatta, benim T. L. ve Endüstri Meslek Lisesi’nde Açık Mesleki Lise öğrencilerine dersim vardır ve arabamın da suç işlendiği iddia edilen zamanda okulda olduğuna dair 50 kadar öğrenci ve iki öğretmen şahittir. 40.700.000 TL. para cezası ödememi gerektiren bu tutanakta mutlaka bir yanlışlık vardır. Bu yanlışlıktan kurtulmak için sırasıyla; Sivas Trafik Dnt. Şb. Md., Sulh Ceza Mahkemesi girişimlerimden sonra, ancak Bölge İdare Mahkemesi’ne dava açmam gerektiğini öğrendim. Fakat, ilgili Müdür Bey’in ifadesine göre, bu davayı kazanmam mümkün görülmüyordu. Çünkü, mahkemede şahit dinlenmezmiş ve benim dayanağım kalmıyordu. Söyler misiniz, 1.5 yıldır bende olan arabamın hiçbir tarihte Kayseri’ye gitmediğini nasıl ispatlayacağım? Bu gibi haksızlıklar insanların devlete olan güvenini sarsmaktadır. Bir öneri Plakaya yazılan ceza tutanaklarında, plakanın yanına aracın cinsi, rengi ve markası yazılırsa; bu gibi yanlış uygulamalarda mağdur duruma düşenlerin kendilerini aklamalarına fırsat tanınmış olur. > Hüseyin Özkaynakçı - SIVAS
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT