BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Büyüklerin evladının hakkı

Büyüklerin evladının hakkı

Ana-baba haklarından, erkek kardeş, kız kardeş ve diğer akrabânın sıla-i rahminden bahsedince; Resûlullahın, halîfelerin, evliyâ ve âlimlerin haklarından, evliyâ ve âlimlerin çocuklarını ziyâret ve onlara iyilik etmekten bahsetmek de lazımdır. Allahü teâlâ Şûrâ sûresi, yirmiüçüncü âyet-i kerîmesinde meâlen “Ey Resûlüm de ki, peygamberliği tebliğ ettiğim için sizden ücret istemiyorum. Akrabâlarımı sevmenizi istiyorum...” buyurmuştur.



Ana-baba haklarından, erkek kardeş, kız kardeş ve diğer akrabânın sıla-i rahminden bahsedince; Resûlullahın, halîfelerin, evliyâ ve âlimlerin haklarından, evliyâ ve âlimlerin çocuklarını ziyâret ve onlara iyilik etmekten bahsetmek de lazımdır. Allahü teâlâ Şûrâ sûresi, yirmiüçüncü âyet-i kerîmesinde meâlen “Ey Resûlüm de ki, peygamberliği tebliğ ettiğim için sizden ücret istemiyorum. Akrabâlarımı sevmenizi istiyorum...” buyurmuştur. Büyük âlimlerin ve evliyânın oğullarının bir kısmı fâsık ise, ona nasihat edip hakkını yerine getirmek lazımdır. Eğer sapıklığı küfre varmışsa ona dostluk göstermek lâzım olmaz. Nitekim Allahü teâlâ Mümtehine sûresi, onüçüncü âyet-i kerîmesinde “Ey îmân edenler! Allahü teâlânın gadab ettiği kimselerle dostluk kurmayınız. Muhakkak ki onlar, kâfirlerin kabirdekilerden ümitsiz oldukları gibi, âhıretten ümitsizdirler” buyurmuştur. Ayrıca Hûd sûresi, kırkaltıncı âyet-i kerîmesinde Nuh aleyhisselâmın oğlu için “...O senin ehlin değildir. Zira o sâlih olmayan amel işlemekdedir...” buyurmuştur. Bütün hadîs âlimerinin ittifakıyla Amr ibni Âs’dan “radıyallahü anh” rivâyet edilen hadîs-i şerîfte “Falân şahsın akrabaları bana dost değildirler. Benim dostum ancak Allahü teâlâ ve sâlih müslümanlardır. Fakat onlar benim yakınlarım olduğu için onlara sıla-i rahm yaparım” buyurulmuştur. Bu hadîs-i şerîften anlaşıldığına göre, büyük âlimlerin evliyânın oğulları ve kendi akrabâları, eğer kâfir olurlarsa veya râfızî veya hâricî gibi küfre varan bir sapık yolda olurlarsa, onlarla dostluk yapmak lâzım gelmez. Ancak onları ziyâret etmekten ve ihsan, iyilik etmekten de uzak durmamalıdır. Nitekim Allahü teâlâ Mümtehine sûresi, sekizinci âyet-i kerîmesinde meâlen “Allahü teâlâ sizinle dînin başlangıcında harb etmeyen, sizi diyârlarından dışarı çkarmayan kimselere ihsân etmekten ve insâflı davranmaktan nehyetmemektedir. Elbette Allah iyilik edenleri sever” buyurmaktadır. Ya’nî zimmî olan kâfirlere ihsân ve iyilik etmek men olunmamıştır. Anne-baba hakkı gibi süt ile olan yakınların da hakkı vardır. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, süt akrabâlarını kendi çadırında ağırlardı, onları minderin üzerine oturturdu.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT